Havanın daha da soğuduğu, güneşten neredeyse hiç yararlanamadığımız kısa kış günleri.. Eksilen D vitamini ve azalan seratonin bizleri moral olarak negatif yönde etkilerken, yemek yemek enerji ihtiyacımızı karşılamasının dışında, bizleri mutluluğa yaklaştıran yanıbaşımızdaki antidepresanımız oluveriyor.. Bunun yanında kar ve yağmur nedeniyle kısıtlanmış ve yok denecek kadar az hareket yeteneğimiz.. Ve istenmeyen sonuç; artan enerji alımı ve azalan enerji harcaması… Ve sonunda günlerin daha da uzadığı sıcak yaz ayları geldi. Kışın kalın kıyafetlerimizin altına gizlenen açıkçası pek de görmek istemediğimiz inatçı yağlar daha da bir belirginleşir oldu belimizde ve göbeğimizde ve şimdiden birçok kişi kışın aldıkları bu aşırı kilodan şikayetçi ve bu nedenle yılana sarılır misali çeşitli yaz diyetleri uygulamaya çoktan başladı bile..
Havaların ısınması, baharla açan çiçekler, vücut bulan doğa, planladığınız seyahatler, tatiller ve yakınlarınızla birlikte olacağınız toplu sosyal faaliyetler de daha zayıf görünmek fikri daha ince giysiler giymek bu giysilerle fark edilmek gibi düşüncelerinizin oluşmasına neden olurken bu düşünceler ise kilo aldığınızı fark etmenizi de sağlar.. Böylelikle hırsa dönüşen aslında patolojik de olan bu hızlı bir biçimde kilo verme isteği yazın beraberinde getirdiklerindendir..
Nasıl davranmalı?
Hedefiniz gerçekçi olsun. Günde 1 kilo yağ yakabilmeniz için 7000 kalori harcamanız gerekir. Günde 500 kalori bile daha az besin tüketseniz, haftada bu sadece yarım, ayda ise 2 kilo yapar. Bu yüzden haftada 1 kilo hedefi daha gerçekçi.
Hızlı zayıflamayın. Aldığınız bu fazla kiloları hemen 1-2 haftada vermeniz mümkün değil. Bir düğüne yetişmek yada mayo içerisine girebilmek için zayıflamak gerçek amaç olmamalı. Sağlığınızı düşünün ve zayıflamak değil yaşam tarzı olarak kalıcı bir değişiklik sağlayın.
Güne kahvaltıyla başlayın. Çalışmalar kahvaltının termojenik etkisi nedeniyle metabolizmayı hızlandırdığını ve gün içerisinde daha düzenli bir kan şekeri düzeyi sağladığını gösteriyor. Zamanınız yoksa klasik kahvaltı yerine kahvaltılık tam tahıllı gevrekleri tercih edebilirsiniz.
Porsiyon kontrolü yapın. Diyet listelerinin en yetersiz kalan yanıdır. Benim kilom bir zaman sonra duruyor diyorsanız, tam olarak kuralları uygulamanıza rağmen diyetinizde aldığınız karbonhidrat, protein ve yağ dağılımı dengeli değildir. Mesela hangi diyette olursa olsun, günde 2-3 su bardağı kadar süt ve yoğurt tüketmelisiniz.. Unutmayın yedikleriniz değil, yemedikleriniz kilo aldırır.
Kalori saymayın. Bazı kalorilerin emilim hızları diğerlerine göre farklıdır. Bazı besinlerin aynı kalori miktarına sahip olmaları birbirleri yerine geçeceği anlamına gelmez. Yerine koyduğunuz besin size kilo aldırabilir.
Acıktırmayan karbonhidratları seçin. Ekmekte işlenmemiş tam tahıl, çavdar, yulaf, kepe, yulaflı ve ruşeym, bulgur pilavı, kepekli makarna, esmer pirinç ve özellikle gluten içermeyen kinoa dan yapacağınız pilav yada bol sebzeli kısır daha geç acıkmanızı sağlar.
Susamayı beklemeyin. Su, metabolizmanızı hızlandıran ve içinizde bir doluluk hissi sağlayan aynı zamanda aldığınız kalori miktarını azaltan bir besindir. Emin olmak için idrar çıkışınızı takip ederek kanımızın asit olduğunu da gösteren sarı ve kokulu durumda olmamasına dikkat edin. Biliyoruz ki asit kanda zayıflama hormonları tam olarak çalışmayacaktır. Bu nedenle 2 yada 2,5 litre su için.
Ara öğün alın. Yaz günlerinin uzunluğu, akşamın daha geç olması nedenli bütün yemek yeme isteğimizi akşama kaydırmamız ve bir hayli fazla yememiz büyük problemdir.. Kuru kayısı, erik, badem, ceviz, fındık yada meyve, leblebi, 1 kutu süt yada prebiyotik yoğurtlar, kepekli galetalar ve sade dondurma gibi kan şekerinizi dengeli yükseltecek ara öğünler tüketerek bir sonraki öğünde kendinizi çok rahat bir biçimde frenleyebilirsiniz.
Pişirme yönteminize dikkat edin. Daha çok az su ile haşlama, fırın, ızgara ve buğulamayı, hem kalori miktarını artırması hem de kanserojen madde oluşumu nedeni ile kızartmaya tercih edin.
Prebiyotikleri bol tüketin. İyi bir bağırsak florasına sahip olmak kaliteli bir immün sistem, zayıf ve formda kalmanın vazgeçilmezidir. Ev yapımı ve prebiyotik yoğurt, kefir, bazı peynirler, turşu ve şalgamı bol tüketin.
Akşam yemeğini çok geçe bırakmayın. Akşam yemeği diğer öğünlere nazaran vücudun geceye adapte ve hazır olması için insülin gibi bir takım yağ depolayıcı hormonların salgılandığı tehlikeli bir öğündür. Erken akşam yemeği karbonhidratların yağa dönüşümünü engeller.
Antioksidanlardan zengin beslenin. Günlük metabolizmamız sonucu artan, tekli oksijen dediğimiz, hücrelerin yapısını bozup yaşlanmaya neden olan zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmaları önemlidir. Bir günde 1 tek hücremize tam 1000 kez saldırı olmakta. Özellikle böğürtlen, ahududu, karadut, kara üzüm, çilek, yaban mersini ve erik gibi kırmızı ve mor meyveleri, turunçgiller ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan C ve bitkisel yağlarda bulunan antioksidan E vitaminden zengin beslenin.
Erken uyuyun. Gece 11 de başlayıp 3 de salınımı sona eren ve E vitamininin bile 50 katı kadar güçlü antioksidan özelliğe sahip olan Melatonin hormonu salınımı sayesinde ertesi güne dinlenmiş ve zinde uyanabilmek ve gece yemekten sakınmak için mutlaka erken uyuyun.
Ve unutmayın ki dengeli beslenmek sadece diyetisyene giderken yapılan değil, bir ömür sizle beraber olacak bir süreç ve vücudumuzun gereksinimlerini karşıladığımız vazgeçilemez bir ihtiyaçtır. Sağlıklı kalın..