Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbeti’nde, gazeteci, yazar ve edebiyatçı Peyami Safa’nın hayatı anlatıldı. Tarihî Sille Konağı’nda gerçekleştirilen “Vefatının 48. Yılında Peyami Safa” konulu sohbette konuşan eğitimci Osman Küçükmumcular, Nazım Hikmet’i İstanbul aydın çevresine tanıtan ismin Peyami Safa olduğunu belirterek “Peyami Safa’nın kabiliyeti Allah vergisidir. Çok geniş ilgi alanına sahip bir yazardır. Milliyetçi ve muhafazakârların yıllarca dillerinden düşürmediği “devrimbaz” kelimesi, Peyami Safa’nın solculara karşı kullandığı bir kavramdır. Komünistlere karşı o dönemde verdiği mücadelesiyle çok büyük bir denge unsuru olmuştur” dedi.
Peyami Safa’nın daha çok edebî ve fikri kişiliği üzerinde duran Osman Küçükmumcular, Safa’nın, aile ve sosyal çevresinin Jön Türk olduğunu, Batı’dan gelen materyalist ve pozitivist akımlara karşı batılı oryantalistlerin tez ve delilleriyle cevap verdiğini ifade ederek “Peyami Safa, materyalizme karşı ruhçuluğu, komünizme karşı da milliyetçiliği savunmuştur. Batıyı körü körüne taklit etmemiş ve Anadolu halkı ile milletten yana tavır almıştır” diye konuştu.
HERKES DÜNYAYI KENDİ PENCERESİNDEN SEYREDER
Edebiyatçı-yazar Yaşar Çalışkan da, herkesin dünyayı kendi penceresinden seyrettiğini ve Peyami Safa’nın da öyle yaptığını belirterek “1899’da İstanbul’da doğan ve 15 Haziran 1961’de vefat eden Peyami Safa’nın cenazesine kalabalık bir topluluk katılır. Katılanlara polis, şiddet uygular ve eziyet çıkarır” dedi.
Dokuz yaşında hastalığa yakalanan ve 13 yaşında memur, 14 yaşında öğretmen olan Peyami Safa’nın 19 yaşında da gazeteciliğe başladığına dikkat çeken Yaşar Çalışkan, 1933’de kaleme aldığı Bir Tereddüdün Romanı’nda kendisini anlattığını ve 9. Hariciye Koğuşu ile Fatih –Harbiye adlı romanların o dönemde 250 bin sattığını ifade etti. Eşi Nebahat’tan Merve adlı bir oğlu olduğunu ve oğlunun askerde öldüğünü kaydeden Çalışkan, “O mükemmel bir aile babasıdır. Hanımıyla hasta olduğunu bile bile evlenir. Ona hastalığının acısını unutturabilmek ve hoş vakit geçirmesini sağlamak için sinemayı evine getirir” diye konuştu.
Peyami Safa’nın hayatını, tanıdığı dostları Yusuf Ziya, Altan Deliorman, Yahya Kemal ve Ayhan Songar’ın hatıralarından pasajlar sunarak anlatan yazar Çalışkan, Safa’nın hayatı boyunca geçim sıkıntısı çektiğini ve bu yüzden devamlı yazmak zorunda kaldığını söyledi. Çalışkan ayrıca, bir dönem bohem hayatı yaşayan ve güzellik yarışmalarında juri üyeliği de yapan Peyami Safa’nın, 50’sinden sonra Kuzguncuklu manken-yazar Sevim Burak’a âşık olduğunu ve ona bir kutu çikolata hediye etmek için eski iki adet takım elbisesini satmak zorunda kaldığını kaydetti.