Konya İnanç Özgürlükleri Platformu’nun, başta başörtüsü olmak üzere inanç özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılması için başlattığı basın açıklamalı eylemde 136. hafta da geride kaldı. Platform sözcüsü olarak bu hafta basın açıklamasını Saadet Partisi Konya İl Gençlik Kolları Başkanı Av. Yasin Oruç yaptı.
BAŞÖRTÜSÜ VE KATSAYI YASAĞI DEVAM EDİYOR
Türkiye’nin 28 Şubat’ta post modern diye tabir edilen bir sürecin içerisinden geçtiğini ve bu sürecin toplumda ‘bizim mahalle’ diye ifade ettiği mütedeyyin insanların üzerinde derin yaralar bıraktığını ve halen de devam ettiğini anımsatan Yasin Oruç, şöyle devam etti: “İnanç özgürlüğüne yönelik yürütülen psikolojik harp halen orta çağ seviyesinde toplumun nüfusa oranla azınlık bir kesimi tarafından ısrarla sürdürülmektedir. Buna mukabil ‘bizim mahalle’nin insanları 28 Şubat darbe yıldönümlerinde veya benzeri darbe iddiaları üzerine ‘darbecilere yönelik olarak kalabalıklar halinde toplanıp, onları özgürce protesto etmenin’ adeta yıllardır devam eden inanç özgürlükleri mücadelesinin önündeki engellerin kalktığını ima eder hale gelmişlerdir her nedense. Halbuki birilerinin dediği gibi ’28 Şubat değil bin yıl 10 yıl bile sürmedi’ sözleri dahi havada kalmıştır. Çünkü, halen bu ülkede başörtülü genç kızlar üniversitelere giremiyorlar. Çünkü, halen İmam Hatip okullarının önündeki katsayı sorunu çözülmüş değil. Çünkü, halen hiçbir 28 Şubat aktörü darbeci yargılanmamıştır.”
‘BİZİM MAHALLE’YE ÇAĞRI
Konuşmasında, ‘bizim mahalle’ diye ifade ettiği sivil toplum kuruluşlarına ve üyelerine seslenen Yasin Oruç, “Biliyoruz ki hepiniz, inanç özgürlüğü konusunda samimi ve iyi niyetlisiniz. Hatta her platformda 135 haftadır dile getirilen bütün talepleri gördüğünüz her yetkiliye ilettiğinizden, şikayet ettiğinizden de eminiz. Ancak artık inanç özgürlüğünün karşısındaki yasakların kaldırılması için tepkilerinizi, taleplerinizi, önerilerinizi ve projelerinizi gerçek muhataplara yönelik kamuoyu önünde sunmayı çok önemli ve gerekli görmekteyiz” dedi.
Yasin Oruç, son olarak Amerika’da South Park adlı çizgi dizinin 200. bölümünde Peygamberimize yönelik onu incitecek şekilde tasvir ve tanıtımı tel’in ederek, Müslümanları bu konuda uyanık ve duyarlı olmaya çağırdı.
BAŞÖRTÜSÜ VE KATSAYI YASAĞI DEVAM EDİYOR
Türkiye’nin 28 Şubat’ta post modern diye tabir edilen bir sürecin içerisinden geçtiğini ve bu sürecin toplumda ‘bizim mahalle’ diye ifade ettiği mütedeyyin insanların üzerinde derin yaralar bıraktığını ve halen de devam ettiğini anımsatan Yasin Oruç, şöyle devam etti: “İnanç özgürlüğüne yönelik yürütülen psikolojik harp halen orta çağ seviyesinde toplumun nüfusa oranla azınlık bir kesimi tarafından ısrarla sürdürülmektedir. Buna mukabil ‘bizim mahalle’nin insanları 28 Şubat darbe yıldönümlerinde veya benzeri darbe iddiaları üzerine ‘darbecilere yönelik olarak kalabalıklar halinde toplanıp, onları özgürce protesto etmenin’ adeta yıllardır devam eden inanç özgürlükleri mücadelesinin önündeki engellerin kalktığını ima eder hale gelmişlerdir her nedense. Halbuki birilerinin dediği gibi ’28 Şubat değil bin yıl 10 yıl bile sürmedi’ sözleri dahi havada kalmıştır. Çünkü, halen bu ülkede başörtülü genç kızlar üniversitelere giremiyorlar. Çünkü, halen İmam Hatip okullarının önündeki katsayı sorunu çözülmüş değil. Çünkü, halen hiçbir 28 Şubat aktörü darbeci yargılanmamıştır.”
‘BİZİM MAHALLE’YE ÇAĞRI
Konuşmasında, ‘bizim mahalle’ diye ifade ettiği sivil toplum kuruluşlarına ve üyelerine seslenen Yasin Oruç, “Biliyoruz ki hepiniz, inanç özgürlüğü konusunda samimi ve iyi niyetlisiniz. Hatta her platformda 135 haftadır dile getirilen bütün talepleri gördüğünüz her yetkiliye ilettiğinizden, şikayet ettiğinizden de eminiz. Ancak artık inanç özgürlüğünün karşısındaki yasakların kaldırılması için tepkilerinizi, taleplerinizi, önerilerinizi ve projelerinizi gerçek muhataplara yönelik kamuoyu önünde sunmayı çok önemli ve gerekli görmekteyiz” dedi.
Yasin Oruç, son olarak Amerika’da South Park adlı çizgi dizinin 200. bölümünde Peygamberimize yönelik onu incitecek şekilde tasvir ve tanıtımı tel’in ederek, Müslümanları bu konuda uyanık ve duyarlı olmaya çağırdı.