Yargıya güven azaldı

HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, vatandaşların sağlık, bilişim, ulaştırma gibi sektörlerden memnun olduğunu, ancak yargıyla ilgili 2005 yılında yüzde 49 olan memnuniyet oranının 2010 yılında yüzde

HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, vatandaşların sağlık, bilişim, ulaştırma gibi sektörlerden memnun olduğunu, ancak yargıyla ilgili 2005 yılında yüzde 49 olan memnuniyet oranının 2010 yılında yüzde 32'ye düştüğünü söyledi

 

‘Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) Yapısı ve Yargının Sorunları’ isimli panel Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şahin Akıncı’nın oturum başkanlığında dün KTO Karatay Üniversitesi’nde gerçekleşti. Panelistler ise, HSYK Başkan Vekili Ahmet Hamsici, HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, HSYK Genel Sekreteri Muzaffer Bayram ve HSYK Genel Sekreter Yardımcısı Engin Durnagöl oldu. Programa panelistlerin yanı sıra, AK Parti Konya Milletvekili ve Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyet Onursal Başkanı Hüseyin Üzülmez, Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı İsmail Hakkı Kolat, savcılar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan AK Parti Konya Milletvekili ve Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyet Onursal Başkanı Hüseyin Üzülmez, yargıyla ilgili tartışılacak konunun ehillerinin bilgiler vereceğini söyledi. 12 Eylül 2010’da başlayan anayasa değişikliği çalışmalarının safa safa devam ettiğini ifade eden Üzülmez, “12 Eylül 2010’da yargı reformu esas alındı. Bu süreç sonrası da HSYK’da önemli değişikler yaşandı. Yaşanan tartışmalar noktasında HSYK üyelerimiz bizleri bilgilendirecektir” dedi. Adaletin Olmadığı yerde zulmün olduğunu dile getiren HSYK Başkan Vekili Ahmet Hamsici ise, hukukçuların adalet dağıtacak kişiler olduğunu söyledi. Hamsici, “Siz hukuk öğrencileri olarak konuları çok iyi öğrenmeniz lazım. Özellikle hukukun temel prensiplerini çok iyi bilmeniz gerekmektedir. Adalet duygunuz çok gelişmiş olmalıdır” diye konuştu. Şu anda yargıya güvenin yüksek olmadığını belirten Hamsici, bunun nedeninin davaların çok uzun sürmesinden kaynaklandığı ifade etti. Hukuk fakültesi mezunlarının ellerinde birçok avantajı barındırdığını aktaran Hamsici, hukukçuların gündemi iyi takip edip, dil öğrenmeye ağırlık vermeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

EN ÇOK TARTIŞILAN KURUM OLDUK

HSYK’nın önceden kimsenin bilmediği bir kurum olduğunu, 2007 yılından itibaren ise en çok tartışılan ve gündeme gelen kurum olduğunu kaydeden HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur da, “HSYK önceden Adalet Bakanlığı’na ve bakanlık müsteşarına bağlıydı. Bu sebeple uzun süre HSYK’nın bağımsız olmadığı tartışıldı. HSYK’da önceden 7 kişiden 2 kişi Adalet Bakanlığı’nı temsil ediyordu. Şimdi ise artık 22 kişiden 2’si bakanlığı temsil ediyor. Genel itibariyle artık HSYK Adalet Bakanlığı’ndan ayrıldı. Adalet Bakanı sadece genel kurullara geliyor” ifadelerini kullandı. HSYK’nın işlevleri hakkında da bilgiler veren Okur, “Eskiye göre önemli değişiklerimiz oldu. Eskiden Teftiş Kurulu Adalet Bakanlığı’na bağlıydı, şimdi HSYK’ya bağlı. Artık teftişleri HSYK’ya bağlı müfettişler yapıyor. HSYK’daki uygulamaları yaparken kendimizi düşünerek yapmalıyız. Biz 4 yıllığına seçildik. 4 yıl sonra biz kürsü hakimliğine döneceğiz. Dolayısıyla burada aldığımız kararlar ileride bizleri etkileyecek” dedi.

6 MİLYON DAVAYA 5 BİN 300 HAKİM BAKIYOR

Türkiye'de intikal etmemesi gereken birçok konunun yargının önüne geldiğini ifade eden Okur, şunları kaydetti; “Yılda 6 milyon evrakın intikal etmesi doğru değil. Her şeyi yargıya intikal ettiriyoruz. Tabii ki bu vatandaşın hukuk bilinciyle ilgili bir durum. 6 milyon davaya 5 bin 300 hakim ile bakıyoruz. Ortalamaya vurunca bir savcıya binin üzerinde dosya düşüyor. Avrupa'da hakimler bazı ülkelerde yıllık 50, bazıları ise 100 dosyaya bakıyor. Yılda 4 bin dosyaya bakılır mı? Takdir edersiniz ki bakılmaz. Bundan dolayı uzun yargılamalardan, uzun tutukluluk sürelerinden bahsediyoruz.” Okur, HSYK olarak göreve geldiklerinde sorunların çözümü için toplantılar yaptıklarını ve yargıyla ilgili bazı düzenlemeler hazırladıklarını kaydetti. Gereksiz işlerin yargıya gelmesini engellediklerine dikkat çeken Okur, “Yargı dışında çözülebilecek işleri yargının dışına çıkardık. Yargının daha etkin işlemesi için tedbirler alındı. Yargıtay'da Şubat ayı itibariyle 1 milyon 260 bin dosya var. Dünyanın hiçbir yerinde bir yüksek mahkemede bu kadar iş yok. Bu dosyaların normal süreç içinde sıfırlanması için Yargıtay'ın 5 yıl, geceli gündüzlü çalışması lazım. Siz adalet bekliyorsunuz. Size 5 yıl sonra adalet gelecek. Adalete güvenir misiz? Tabii ki hayır. Böyle bir durumda toplum da yargıyla ilgili konuşmaya başlar” diye konuştu. Okur, TUİK'in 2005-2010 yılları arasında 5 sektörde araştırma yaptığını, araştırmada vatandaşların sektörlerle ilgili memnuniyetini sorguladığını da vurguladı. Yargıya olan güvenin azaldığını kaydeden Okur, vatandaşların sağlık, bilişim, ulaştırma gibi sektörlerden memnun olduğunu, ancak yargıyla ilgili 2005 yılında yüzde 49 olan memnuniyet oranının 2010 yılında yüzde 32'ye düştüğünü belirtti. Son dönemde yargının hızlı işlediğini eleştirenlerin de olduğunu dile getiren Okur, “Yargı hızlandı, ‘hız felakettir’ diyenler var. Adalet, hızlı da olsa var. Hızlanmasaydık hiçbir zaman adalet olmayacaktı” dedi.

İBRAHİM ÇİÇEKÇİ

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri