Tarım ve Orman Bakanlığından edinilen bilgilere göre, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce 2012-2022 yılları arasında zarar gören 90 bin 486 yaban hayvanından 50 bin 8'i tedavi ve rehabilite edilerek doğal yaşam ortamına bırakıldı.
Doğaya dönemeyecek yaban hayvanları ise hayvanat bahçelerine yerleştirildi. 2023 yılında zarar gören 17 bin 884 yaban hayvanının 11 bin 284'ü, 2024'te ise zarar gören 18 bin 763 yaban hayvanından 11 bin 391'i tedavi ve rehabilitasyon süreci tamamlandıktan sonra yeniden doğaya kazandırıldı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, her bölge müdürlüğü bünyesinde bir Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi kurulması hedefi kapsamında şimdiye kadar Afyonkarahisar, Bursa, Diyarbakır, Konya, Şanlıurfa, Mersin, Sinop, Kars, Van, Rize ve Hatay olmak üzere 11 ilde kurtarma merkezi inşa etti.
Kütükçü, yaban hayatı kaçakçılığının yumuşakçalar, sürüngenler, amfibiler, kuşlar ve memelilere kadar birçok hayvan sınıfını ve bitkileri içeren bir kapsamı olduğunu belirtti.
Silah ve uyuşturucudan sonra en büyük kaçakçılık türü olan yaban hayatı kaçakçılığının mali boyutunun 25-30 milyar doları bulduğunu aktaran Kütükçü, kaçakçılığın, türlerin popülasyonlarına ve ekosistemlere ciddi zarar verdiğini vurguladı.
Kütükçü "Gri papağan en çok talep edilen türlerden biri. Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi bunun vahşi popülasyonlarının olduğu ülkelerde bu talep sonrasında doğadaki popülasyonunun ciddi ölçüde azaldığı tespit edildi ve bu tür ticaret tamamen yasaklandı. Bu örnek gibi sırf ticaret nedeniyle bu hayvanların doğadaki popülasyonları ciddi tehdit altına girebiliyor. Doğadan yakalanıp kaçırılan yaban hayvanları, nakilleri esnasında çok kötü şartlarda paketleniyor ve 100 hayvan kaçırılıyorsa bunun neredeyse sadece 10'u canlı kalabiliyor." diye konuştu.