Velâ Takrabû

Velâ Takrabû

Velâ takrabû: Yaklaşmayın!!! Velâ takrabu; ifadesi özelde zinaya yaklaşmayın bağlamında ele alınıyorsa da genelde her türlü kötülüğe yaklaşmayın anlamında da kullanılabilir. Nüzulün özel olması, hükmün genel olmasına mani değildir. Hele-hele seni etkisi altına alan, kendi yörüngesine çeken seni istediği gibi kullanan tehlikeli, bozuk bir zihniyetten uzak durup hiç içine girmemek gerekir, bulaşıcı bir ruh hastalığıdır. Bir kere oraya bulaşmaya gör seni kendi içine çeker ve eskiye ait ne varsa hepsini siler ve seni bambaşka bir insan yapar. Bu grubun (zihniyetin) içine giren kişi evliya olsa çok kısa bir zamanda dinden çıkar.

Bu grubun başı veya piramitin üst kısmı kendi menfaati icabı akla gelmedik dalavere ve hile yaparken en alt kesimdeki sözde dindar kişiler (büyülüler) yapılan dalavereyi daha şiddetli savunup ona kılıf uyduruyorlar. (Velâ telbisül hakka bilbatıli: Batıla hak elbisesi giydirmeye çalışırlar. Hakkı batıl ile karıştırıyorlar.)

Yarın yevmi mahşerde: “Biz bilmiyorduk, biz; iyi niyetle böyle yapıyorduk...vs. diyemeyecekler. Çünkü ayetin devamında; “Ve tektümül hakka ve en tüm tağlemun:” Bile-bile hakkı gizlemeyin!” vardır. Hem Hakkı gizliyorlar, hem de bunu bilerek ve isteyerek yapıyorlar. Ortaçağ kilise mantığı ile dindarlık yapıyorlar. Karşı gelenleri engizisyon mahkemelerinde yargılıyorlar. Hz Ali'nin dediği gibi; “(bütün) hak olan sözü (kavramları) batıl yolda kullanıyorlar.” Bir gün önce tu kaka olan hırsız, arsız, yolsuz olan belediye başkanı ertesi gün tertemiz oluyor. Çünkü rozet değiştiriyor. İnsanın midesi bulanıyor. Böyle bir şey olamaz. Sanki "Sen bu işleri iyi beceriyorsun, bundan sonra bizimle çalış, karşılıklı kırışalım.” der gibi...

Mürai, kalpaklı, yavru Bel’am da utanmadan, Allah’tan korkmadan şehir-şehir dolaşıp cehennem şahitleri topluyor. Bu olaylar gayrimüslim bir ülkede Olsa ben bu kadar utanmaz ve sinirlenmezdim. Ama İslam'ı istismar eden birileri tarafından yapılınca kanıma dokunuyor. Perde arkasında bunu tezgahlayıp yaptıranların amacı; İslam'ı ve Müslümanları kötülemek ve İslam'a birazcık sempati duyanları İslam'dan uzaklaştırmaktır. Ama kendisine Hoca diyen riyakâr kırıtarak konuşan yavru Bel’am aynı değirmene canhıraş su taşıyor. Ne ilginçtir, onunla irtibat halinde olan sürü de hepsinden ve herkesten çok günaha, zulme hizmet ediyorlar.

Tekrar ediyorum; denemeyin, selam bile vermeyin, bulaşmayın! “Denemesi bedava” diyeceğim ama kurtulamazsınız, hiç denemeyin! Zulme hizmeti cihad ettik zannedersiniz.

“De ki ey kavmim! Gücünüzün yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum. Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin olduğunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtuluşa eremezler. (Enam 135) Fesbir innel akibete lil müttekîn “Sabret, akıbet müttekilerindir!”(Hud 49)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri