Açış konuşmasında bir milleti diğer milletlerden ayıran temel özelliklerin dil, din, tarih, şiir, sanat ve edebiyat gibi değerler olduğuna dikkat çeken, değerlerin korunması hâlinde o milletin yükseleceğini, korunmaması durumunda ise yok olmaya mahkûm olacağını ifade eden sayın Güçlü’nün, “Bizim en önemli değerlerimizden birisi de vefadır. Ancak, insanlara vefayı yaşarken göstermek yerine, öldükten sonra arkalarından vefa çabası harcıyoruz” şeklinde yaptığı değerli tesbite şükranlarımı arzediyorum. Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhiddin Yıldız’ın da insanların değerli olduklarının yaşarken anlatılması ve verilen değerin o insana yansıtılması gerektiğinin altını çizerek, “Konya’da gazetecilik mesleğine ve spora bir insan ömrü kadar 55 yılını harcamış bir değer olan Nail Bülbül, spor tarihi hakkında en önemli kaynaktır” diyerek gösterdiği teveccühe, uzun ve mutlu bir ömür temennisine teşekkür ederim.
Bisiklet sporuna yıllardır yapmaya çalıştığımız katkının büyük olduğu iltifatında bulunup, camianın şahsıma vefa borcu olduğunu kaydederek nezaket gösteren Federasyon Başkanı Emin Müftüoğlu’na ve yaptığı olumlu çalışmalarla taekwondo’nun atağa kalkmasını sağlayan Federasyon Başkanı Metin Şahin’in “80’li yıllarda yetişmemizde özendirici yazılarıyla destek veren Nail ağabeye ne kadar teşekkür etsek azdır. Üzerimizde olan hakkını helâl etmesini istiyorum” temennisine “Varsa seve seve helâl ediyorum” karşılığını vererek, gerek sporcu ve gerek başkan olarak başarılarıyla gurur duyduğumuzu o gece olduğu gibi, burada da tekrarlamak istiyorum. İl Genel Meclisi Başkanı Ali Selvi’ye de, “Basın, halkın gören gözü, işiten kulağıdır. Bu bağlamda Nail ağabey, sporda Konya’nın ve Konyalı’nın gören gözü, işiten kulağı oldu. Yıllar boyu sporu bize yazılarıyla sevdirdi. Konyaspor’a, Konya’nın gözde sporu bisiklete yaptığı katkılardan dolayı teşekkür eder, çalışmalarının devamını dilerim” cümlelerinden dolayı teşekkürü borç biliyorum.
Değerli kardeşim Mustafa Arslan’da, söyledikleriyle bu meslekte bugün gelmiş olduğu sorumluluk isteyen mevkii ne kadar müdrik olduğunu ortaya koydu. Bilhassa, “Üniversiteyi bitirdikten sonra 1992’de geldiğim Konya’da benim gibi genç bir gazetecinin yazı işleri müdürlüğümü kabullenme olgunluğunu gösteren Nail ağabeyin bana göre en büyük özelliği gıpta edilecek, sağlam ve berrak bir hafızaya sahip oluşu, geçmişle ilgili hatıralarla dolu oluşudur. İyi bir aile babası, görevine bağlı, ciddî ve çalışkan bir gazetecidir” sözleri her türlü takdirin üzerindedir.
Mesleğe başladığım yıllarda Konya’da ilk spor yazılarını yazdığım Yeni Meram gazetesi’nin sahibi Mustafa Yalçın Bahçıvan’ın, geceye teşrif etmesi mutluluğumu bir kat daha artırdı. “Nail Bülbül, çok sevdiğim ve değer verdiğim bir meslekdaşım, bir dostumdur. Örf ve âdetlerine bağlılığı, saygısı ve sevgisi, mütevazı kişiliği ile gazeteciliğe büyük katkı sağlamış olan Nail Bülbül’e Konya basını çok şey borçludur” diyen ve benim gibi 55 yılı geride bırakan Mustafa Yalçın Bahçıvan’a ben de nice yıllar temenni ediyorum. 43 yıllık gazeteci dostum İhsan Kayseri’ye de bu organizasyona verdiği büyük emek ve övgü dolu sözlerinden dolayı teşekkürlerimi iletiyorum
4 sevgili evlâdımın en büyüğü Nihâl Uysal’ın yaptığı duygu yüklü konuşmanın sonunda, “Allah seni başımızdan eksik etmesin” cümlesi ve gelerek elimi öpmesi gözlerimi yaşartırken, aldığı alkış salondaki duygulu havayı yansıttı. Vefa gecesine şeref veren vefalı dostlarıma, aile efradıma, akraba ve sporculara, plâket takdim eden, çiçek ve çelenk gönderen kişi ve kuruluşlara, sayın Dr. Mustafa Güçlü’ye, sayın Mustafa Arslan’a, Akademik Sayfanın özel sayısını çıkaran muhterem M. Ali Uz ve Ali Işık’a, Kırkpınar ağası kıyafeti giydirerek geceme renk katan güreş İl temsilcisi Mustafa Sarı’ya ve teker teker isimlerini sayamadığım kardeşlerime şükranlarımı arz ediyorum. Kitap, afiş, davetiye hazırlamak için günlerce büyük uğraş veren Ahmet Göçergi ve Züleyha Önal hanım ile diğer emeği geçen bütün herkese teşekkürlerimi kabul buyurmalarını rica ediyorum. Beni mesleğimde 55 yıla ulaştırarak, bu günleri gösterdiği için Allah’a şükrederek, böylesine büyük bir mutluluğu yaşatanlara daha büyük mutluluklar ve genç meslektaşlarıma da benim gibi 55. yıllara erişmeleri temennisinde bulunuyorum. Davetime icabet etmeyenlerin de canları sağ olsun.