Vatandaşa savaş uyarısı: Bu önlemi mutlaka alın!

Prof. Dr. Mehmet Alagöz, vatandaşları gereksiz harcamalardan kaçınılması konusunda uyardı

Türkiye’nin İran ile hem coğrafi komşuluk hem de tarihsel, ticari ve siyasi ilişkilerde yakın olması savaştan etkilenme oranını yükseltiyor. Birçok uzman bu konuda vatandaşları uyarıyor. Özellikle enerji ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar birçok kalemi de olumsuz etkiliyor. Selçuk Üniversitesi (SÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Alagöz, Merhaba Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, özellikle sabit gelirli vatandaşların savaş esnasında dikkat etmesi gerektiğine vurgu yaptı.

SABİT GELİRLİLERE TASARRUF TAVSİYESİ

Prof. Dr. Alagöz, “Önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının son 10 günlük süre içerisinde yüzde 50’ye yakın artması bir maliyet artışına neden olacağı için özellikle sabit gelirlilerin üst tüketim mallarını satın almalarını ertelemeleri gerekiyor. Üst tüketim mallarına yönelik yapılacak olan ertelemelerden dolayı var olan ve tasarruf edilen paralarını borsada, altında, eğer bankacılık sistemine ulaşmada bir sıkıntı yoksa bankacılık sisteminde değerlendirebilirler” dedi.

‘SİPARİŞE DAYALI ÜRETİME GEÇİN’

Sabit gelirlilerin bir önceki döneme göre tasarruf oranlarını artırması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Alagöz, “Üreticiler açısından ise, üreticilerin artan maliyetlerden dolayı yeni üretim yapma konusunda acele etmemesi gerekmektedir. Çünkü artan maliyetlerden dolayı üretimi artırmaları, üreticinin üretmiş olduğu malları satamamasına dolayısıyla stokların artmasına neden olur ve işletmeler artan ve stok maliyetleriyle çok büyük bir kar kaybı ile karşı karşıya kalabilirler. Bu dönemde siparişe dayalı üretime geçilmesi gerek. Bu artışlar üretimdeki maliyet artışlarına yansıyacak. Üretici fiyatlarındaki artış da doğal olarak tüketiciye yansıtılacak. Bu da ülke ekonomilerinin tamamında bir sıkıntıya neden olacak. Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak, umarım yöneticiler faizi yükselme eğiliminde bir karar açıklamazlar. Zaten var olan ekonomideki sıkışıklık ve maliyet artışları var. Bir de faiz yüksek gelirse Türkiye’de var olan ekonomik kriz, kötü bir şekilde toplumun her kesimine yayılmış olur” diye konuştu.

‘HEM ÜRETİCİ HEM TÜKETİCİ FAKİRLEŞEBİLİR’

Prof. Dr. Mehmet Alagöz, şunları söyledi: “Bugün ABD ve İsrail, İran’a saldırarak var olan rejimi değiştirme çabasına giriyor. İran’ın buna gösterdiği reaksiyonla beraber bütün küresel ekonomi petrol fiyat baskısı altına girdi. Hürmüz Boğazının kapatılması ve bölgenin bir ateş çemberi içine atılması dünyada varil başına 70 dolar civarında olan petrol fiyatlarını da 120 dolara yaklaştırdı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş bütün dünya ekonomisini etkileyecek. Şunu da gözden kaçırmamak lazım; petrol fiyatlarının sabitlenmesi zaten zordu, çünkü Rusya- Ukrayna savaşından dolayı Rus petrollerine uygulanan bir yaptırım vardı. Üstüne bir de savaş sonucunda ortaya çıkan ham petrolde ulaşmadaki zorluklardan dolayı küresel ekonomide 2026 için yapılan, büyüme tahminlerinin, enflasyon tahminlerinin ve bunlara olarak da faiz tahminlerinin neredeyse tamamı geçersiz hale getirecek. Bu sadece petrol fiyatlarını yükseltmiyor, aynı zamanda bölgedeki var olan savaşın, küresel ekonomideki yansıması deniz lojistiğinde taşıyıcılık maliyetlerini de artıyor. Bunların tamamı önümüzdeki süreçte petrol fiyatlarının yükselmesine, doğalgaz fiyatlarının çok yüksek oranlarda artmasına neden olacak. Hükümet, eşel mobil sisteminin tükendiği şu günlerde bu sistem bile petrol fiyatlarındaki yükselişi önlemeyecek bir noktaya geldi. Dolayısıyla hükümetin bir an önce petrol yükselişlerini durduracak Bunların üzerindeki baskısını azaltacak kalıcı veya geçici politikaları uygulamaya koymak zorunda. Aksi takdirde hem üretici hem de tüketici kısa vadede yoksul ve fakirleşmesi daha hızlı bir şekilde artacaktır.”

‘HÜKÜMET HARCAMA VE VERGİ DENGESİNİ KURMAK ZORUNDA’

Akaryakıt fiyatlarında jeopolitik gelişmelerden kaynaklı artışın önüne geçilmesi amacıyla geçici olarak eşel mobil sistemi devreye alındı. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı. Bazı petrol ürünlerinin fiyatı artarsa, artış tutarının yüzde 75'ine kadar bu ürünlerin ÖTV'sinin indirilmesi suretiyle uygulanacak. Bu kapsamda, benzinde litre başına 14,8277 liraya, motorinde litre başına 13,9006 liraya, LPG'de kilogram başına 11,3830 liraya kadar indirim olabilecek. Türkiye’deki bütçe gelirlilerinin en önemli kaynağının KDV, ÖTV gibi vergiler olduğunu söyleyen Selçuk Üniversitesi (SÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Alagöz, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “ÖTV ve KDV’den her vazgeçiş miktarı bütçe gelirlilerinin muazzam şekilde azalmasına neden oluyor. Hükümetin böyle bir düzenleme yapması mümkün, tüm bu çalışmalarla birlikte harcamaları da yapması gerek. Hükümet giderlerinden tasarruf yapmadan burada yapacağı fedakârlık eşel mobilde ÖTV veya KDV muafiyetleri bütçe açıklarının artmasına neden olacak. Devlet bütçesinde Türk milletinin refahına, yaşam kalitesine katkı yapman hamleler var. Bu harcamalar azalttığı takdirde bugünkü durumda sıkıntı haline gelen ÖTV ve KDV gibi dolaylı vergilerin önemli bir kısmını almayabilirsiniz. Hükümet özellikle üretici sektörlerinden kurumlar vergisi almıyor. Her yıl milyarca dolarlık kurumlar vergisi muafiyeti getirtiyor, bunlardan da vazgeçmek lazım. Bu dönemde Türkiye’deki yüksek kar marjlı firmaların Türk ekonomisine daha fazla katkı yapması lazım. Küçük esnaflar KOBİ’ler ve sabit gelirliler yıllardır katkı yapıyor, bu kez bu kesim zor durumda. Dolayısıyla ÖTV muafiyeti ve KDV indirimi sağlanabilir. Hükümet bir taraftan harcamaları yaparken bir taraftan da vergilerde muafiyet uygulamıyor.”

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Ekonomi Haberleri