Hayat pahalılığı ve ekonomik sıkıntılar halkın bir numaralı gündemi olmayı sürdürüyor. Nakit sıkıntısı beraberinde insanların alışverişlerinde daha çok kredi kartı kullanımına ya da bireysel krediye başvurmalarına yol açıyor. Birçok kişi ödeyemediği borçlar nedeniyle daha fazla icralık oluyor. Ocak-Aralık 2021 döneminde bireysel kredi borcunu ödeyemeyen tüketici sayısı 1 milyon 353 bin 96, kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe düşen tüketici sayısı da 732 bin 346 kişi oldu. 1 milyon 704 bin 412 tüketicinin, bankaya olan borçları nedeniyle yasal takibe alındı. Bir önceki yıl, Ocak-Aralık 2020'de yasal takibe düşen tüketici sayısı 690 bin 355 olarak gerçekleşirken, yine Ocak-Ağustos 2021 tarihlerine ilişkin ilk 8 aylık dönemde yasal takibe düşen tüketici sayısı 1 milyon 15 bin 531, ekonomideki kaosun başladığı Eylül-Aralık 2021 tarihlerine ilişkin 4 aylık dönemde 1 milyon 163 bin 695 tüketici hakkında yasal işlem başlatıldı. Konu ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Her Yerde Adalet Platformu Genel Başkanı Avukat Özkan Öztürk, önceki dönemlerle birlikte değerlendirildiğinde banka borçları nedeniyle yasal takibe düşen tüketici sayısının çok hızlı bir artış eğilimine girdiğini belirtti.
“TASARRUF KÜLTÜRÜ OLUŞTURAMADIK”
Ülkemizde tasarruf anlaşıynın tam olarak anlaşılmadığını belirten Her Yerde Adalet Platformu Genel Başkanı Avukat Özkan Öztürk, “Pandemi ile birlikte Dünya genelinde yaşanan ekonomik krizlerin sarsıcı etkisi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini gösteriyor. Ülkemizde Tüketici nezlinde toplumsal olarak tasarruf kültürü tam olarak oturmadı. İcralık dosyalardan yaşanan artışlar aslında sizlere şu atasözünü hatırlatıyor ‘ayağını yorganına göre uzat’ toplum olarak maalesef tassaruf etme alışkanlığını tam olarak edinemedik” diye konuştu.
“EKONOMİ ALGILAR İLE YÖNETİLMEZ”
Ekonomik anlamda önlemler alınması gerektiğini belirten Öztürk, “Sadece kredi kartı borçlarının gecikme faizlerine afların da sorunu çözmeyeceğini kaydeden Özkan Öztürk, devlet nezlinde ekonomik çalışmalar yapılmalı. Öncelikli olarak yüksek girdi maliyetlerini gidermekten özellikle gübre, tohum, mazot fiyatlarını milimize etmek ve stratejik tarımsal hamleler yapılmalı Kalıcı ekonomik çözümler ve hayat pahalılığını azaltacak politikalar devreye sokulmaz ise kredi kartı ve bireysel kredi borçları sorunu bir daha büyük bir noktaya gelecek. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde, önümüzdeki birkaç ay içinde çok sayıda tüketici, icra kapılarına düşecektir. Siyasette algı yönetmek işinize yarayabilir ancak ekonomik olarak sürdürebilir politikalar üretmek zorundasınız rakamlar yalan söylemez” şeklinde konuştu.
SÜRDÜRÜLEBİLİR POLİTİKALAR ÜRETİLMELİ
Ekonomik politakalırın revize edilmesi gerektiğini belirten Öztürk, “Ülke olarak faizle mücadele ettiğimizi söylüyoruz ancak banklar kar eden firmalar arasında ilk 10’larda yer alıyor. Faiz sisteminin en iyi işletildiği kurumlar banklardır. Ülke olarak faizle mücadele etmek anlamında merkez bankasına müdahale ediyoruz ancak bankların kar oranlarında herhangi bir kayıp yaşanmıyor. Bu işte her zaman bankların karlı çıktığını görüyoruz dolayısıyla arada ezilen vatandaş oluyor. Bankalar çok rahat kredi kartı dağıtıyor. Banka herhangi bir müşterisinden borcunu alamadığında bunu vergiden düşüyor dolayısı ile faiz sistemi ile çalışan banklar her şekilde kazanmış oyuyor o yüzden devletin sürdürülebilir reel politikalar hayata geçirmek zorunda” ifadelerini yer verdi.
SAİT ÇELİK