Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Nuri Köstüklü, “Vatan Savunmasında Mevlevihaneler (Balkan Savaşlarından Milli Mücadeleye)” isimli eserinde “1071’den itibaren yeni bir kültür ve medeniyet çevresine kapılarını açan Anadolu, zaman içerisinde bu kültürün yani Türk Kültürünün maddi ve manevi dinamikleriyle inşa etmeye başladı. Bu dinamikler içinde siyasi, askeri, iktisadi, kurumsallaşmalar içinde 13. Asırdan itibaren adından sıkça bahsettirmeye başlayanlar arasında Mevlevihaneliği özellikle belirtmek durumundayız. İleride kültürel, sosyal ve siyasi hayatta fevkalade izler bırakacak olan ve Türk sufiliği içinde meşhur ve önemli bir mevkiye gelecek olan Mevlevilik, bilindiği üzere, felsefesini ve tasavvufi düşüncelerini, Büyük Türk düşünürü Mevlana Celaleddin Rumi’den alıyordu.” demektedir.
Prof. Dr. Nuri Köstüklü, Konya-Çizgi Kitabevi tarafından yayınlanan “Vatan Savunsanıda Mevlevihaneler” isimli eserini üç bölümde toplamıştır. Nuri Köstüklü giriş bölümünden sonra birinci bölümde Balkan Savaşı ve Mevlevihaneler’i incelemiştir. İkinci bölümde ise, Birinci Dünya Savaşı’nda Mevlevihaneler’i üçüncü bölümde de Milli Mücadele ve Sonrasında Mevlevihaneler’i araştırmıştır.
Mevlana Celaleddin’i Rumi’nin babası Alimler Sultanı, Sultan-ul Ülema Bahaeddin Veled’in Anadolu’ya gelip, yerleşmesi ile bu toprakların Türkleşmesi ve İslamlaşması’nı, Moğol ordularının Anadolu’ya gelip, Konya’ya gelme cesaretini göstermemesini, Osmanlı yerleşim politikasında Mevlevihanelerin büyük görevler üstlendiğini ve Türk toprakları yapılan yerlere Mevlevihanelerin açılması özellikle de Konya ve civarından Mevlevilerin o bölgelere götürülüp yerleştirilmesini, 1. Dünya Savaşı’nda Mevlevi alayının kurulması savaşta ön cephelerde bulunmasını, Mevlana Dergahı’nın hemen doğusunda bulunan Ağazade Osman Nuri Koçbekir’in Mevlevi alayında müezzin olarak katıldığını biliyorduk fakat bildiklerimizi biz, hep kulaktan kulağa gelen konuşmalarla öğrenmiş ve gelecek kuşaklara da biz konuşarak aktarıyorduk. Fakat Dr. Nuri Köstüklü bizler için bu kitabı hazırlarken bir çok zorlukları yenmesinde ona en büyük desteği veren değerli eşleri Neriman Köstüklü’ye ve oğulları Gökhan, Murat ve Alperen Köstüklü’ye de teşekkür etmeden geçemeyeceğim.
“Mevlevi ve Mevlevihaneler” bir Türk kurumu olarak tarihteki yerini almış olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nuri Köstüklü, “Mevlana ve felsefesi ‘insan sevgisi’, ‘hoşgörü’ günümüzün yükselen evrensel değerleri çerçevesinde gittikçe ilgi odağı olmaya devam etmektedir.” denmektedir.
Vatan Savunmasında Mevlevihaneler konusunda geniş bilgi edinmek isteyen okuyucularım varsa, Çizgi Kitabevinin yayınladığı ve Prof. Dr. Nuri Köstüklü’nün kaleme aldığı bu eseri alıp okumalarını önermek isteriz.
Prof. Dr. Nuri Köstüklü, Konya-Çizgi Kitabevi tarafından yayınlanan “Vatan Savunsanıda Mevlevihaneler” isimli eserini üç bölümde toplamıştır. Nuri Köstüklü giriş bölümünden sonra birinci bölümde Balkan Savaşı ve Mevlevihaneler’i incelemiştir. İkinci bölümde ise, Birinci Dünya Savaşı’nda Mevlevihaneler’i üçüncü bölümde de Milli Mücadele ve Sonrasında Mevlevihaneler’i araştırmıştır.
Mevlana Celaleddin’i Rumi’nin babası Alimler Sultanı, Sultan-ul Ülema Bahaeddin Veled’in Anadolu’ya gelip, yerleşmesi ile bu toprakların Türkleşmesi ve İslamlaşması’nı, Moğol ordularının Anadolu’ya gelip, Konya’ya gelme cesaretini göstermemesini, Osmanlı yerleşim politikasında Mevlevihanelerin büyük görevler üstlendiğini ve Türk toprakları yapılan yerlere Mevlevihanelerin açılması özellikle de Konya ve civarından Mevlevilerin o bölgelere götürülüp yerleştirilmesini, 1. Dünya Savaşı’nda Mevlevi alayının kurulması savaşta ön cephelerde bulunmasını, Mevlana Dergahı’nın hemen doğusunda bulunan Ağazade Osman Nuri Koçbekir’in Mevlevi alayında müezzin olarak katıldığını biliyorduk fakat bildiklerimizi biz, hep kulaktan kulağa gelen konuşmalarla öğrenmiş ve gelecek kuşaklara da biz konuşarak aktarıyorduk. Fakat Dr. Nuri Köstüklü bizler için bu kitabı hazırlarken bir çok zorlukları yenmesinde ona en büyük desteği veren değerli eşleri Neriman Köstüklü’ye ve oğulları Gökhan, Murat ve Alperen Köstüklü’ye de teşekkür etmeden geçemeyeceğim.
“Mevlevi ve Mevlevihaneler” bir Türk kurumu olarak tarihteki yerini almış olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nuri Köstüklü, “Mevlana ve felsefesi ‘insan sevgisi’, ‘hoşgörü’ günümüzün yükselen evrensel değerleri çerçevesinde gittikçe ilgi odağı olmaya devam etmektedir.” denmektedir.
Vatan Savunmasında Mevlevihaneler konusunda geniş bilgi edinmek isteyen okuyucularım varsa, Çizgi Kitabevinin yayınladığı ve Prof. Dr. Nuri Köstüklü’nün kaleme aldığı bu eseri alıp okumalarını önermek isteriz.