Niye böyle dalga oldu ki başbakan? Nerde yanlış yaptı?
Birincisi; meydanlarda ettiği beylik sözler. Bir insanın üzerine beylik değil tevazu yakışır. Ama efendim bu siyaset! Olsun efendim, siyasette olsa muhatap insan. İnsansan, insanlarla isen mütevazı olacaksın, tevazu beyliği döver. Zaten en büyük beylik, en güzel beyefendilik haddini bilerek konuşmaktır.
İkincisi; rakiplerini öğretmen kabul etmesi, onlar gibi davranması. Onlar nefret attıkça ayniyle cevap verdi, farkını fark ettiremedi. Keşke yolcuya değil de yola baksaydı. Yolcuya takıldı yolsuz kaldı. Öyle ki, kaybettiği yerlere belki de bir daha giremeyecek.
Üçüncüsü; doğuya eksik yatırım yaptı. Keşke Antalya’ya yaptığı yatırımı doğuya yapsaydı. Birde doğuya giderken batıya gider gibi gitseydi. Artık ‘biz kardeşiz’ ifadesi çok yavan kalıyor. Bu ifade artık çok gereksiz bir ifade. Doğuyu küçümser gibi doğuya gitmek mutlak bir kayıp. Doğu insanının yüreği hazzetmez böyle şeyleri; siler ve bir daha da yazmaz. Orda dağıtılan beyaz eşyadan sonra yapılan propagandanın farkındadır herhalde; “sizi bir makineyle kandırmaya çalışıyorlar…” doğu fakir de olsa öyle davranacağına oraya yatırımlar yapsaydın. Yatırımların başına oradaki halkı getirseydin. Bir şeyler yapabilirsiniz olurdu. Bu çamaşır makinesi dağıtma veya başka buna benzer planlar asla yemez. Çocukları lolipopla kandırmak gibi bir şey bu yani. İşte sen bilmezsin, anlamazsın işten güçten al şunu sevinde beni sev… der gibi. Yemezlerde indir!
Dördüncüsü; yanlış tercihler. Urfa’da ve Siirt’te kaybetmesi AKP için büyük kayıp. Bu iki şehir de yüzde yüz tercih hatası. Keşke muhalefetle uğraşacağına adaylar hakkında ayrıntılı bir kamuoyu araştırması yapsaydı. Birçok yerde tercihler kaybettirdi. Enişte olması bile yetmedi. Enişteye teveccüh yok, hizmete var.
Şimdi güneydoğuyu DTP aldı, kıyıları CHP aldı. DTP çok iyi propaganda yapar. Aldığı yerlerde artık AKP’nin işi çok zor. Ve DTP’nin adaylarına bakıyoruz çoğu eski mahkûm çoğu sabıkalı. CHP… ona yorum yok.
Bu sonuçlar başbakana bir tokattı. Umarım derince bir muhasebe yapacaktır. Önce üsluptan başlamalı. Halkın yakıştıramadığı üsluptan kaçınmalı. Başımızda yeterince Polat var zaten. Gençler hep kendini Polat zannetmeye başladı, hepsi kurtlar vadisinin artisti. Bide başbakan Polat olursa ortaya düşüncesi felç geçirmiş çılgınlıklar çıkar.
Durmak yok yola devam. Ama yolda ona buna çatmak yok. Koyacaksın hedeflerini yürüyeceksin, çelme takarlarsa sabret yürümeye devam et. Dönüp çelme takana tokat atarsan… ohoo işimiz var o zaman. Herkesin bir şeyler beklediği insanlar birbirine girdi derler. İşi gücü bıraktılar çocuklaştılar derler, asileştiler derler. Bunlar bizi temsile yakışmıyor derler. Derler ve indirirler…
Neyse seçim sonuçları herkese hayırlar getirsin. Her şeyde vardır bir hayır. Hem CHP’ de biraz mutlu oldu, sakinleşir biraz. SP’de fark ettirdi kendini. DTP’ye acayip güven geldi, MHP’de öyle.
Nihayetinde hemen hemen tüm partiler memnun kaldı bu sonuçlardan. CHP’den yeni açılımlar bekliyoruz, artık yapmalı bir şeyler. Demokrasi laiklik artık tehlikede değil.
Umarız Türkiye doğusuyla batısıyla, ayrıştırılmadan, duygular, hissiyatlar, hassasiyetler dikkate alınarak enine boyuna bir daha değerlendirilir. Umarız tüm partililer en kıyıda duranı bile kıyılı gözüyle değil, köylü gözüyle değil, bu ülkenin bir vazgeçilmezi olarak değerlendirir. Ama lütfen gerçek olsun; yapmacıksız, riyasız…
Yoksa hey adamım! One minute! Sen buraları ne zannettin arkadaş!? Sen maziye bakmaz mısın? Bu milletin ferasetini, gülen gözlerin altındaki duyguları görebildiğini unuttun mu?
Demesin kimse… Ne biz üzülelim ne de hiç kimse.