Vakıf Millet, Vakıf İnsan

.
Biz Türklere neden vakıf millet derler. Her konuda vakıflar kurduğumuz için biz Türklere vakıf millet denir. Atalarımız bir nehrin üzerine köprü yapılacak hemen bir vakıf kurmuştur. Suyu olmayan bir beldeye su getirecekse pınarın başından çeşmeye kadar döşenecek borular ve suyun israf olmaması için de ayrı bir vakıf kurmuşlardır. Bu çeşmeden hem insanlar hem de hayvanlar yararlanmıştır. İnsanlar koyunlarını kuzularını, atlarını bu çeşmenin suyundan sulamışlardır. Hem kendilerinin su ihtiyaçları giderilmiş hem de hayvanlarının. Bir yola kervan sarayı mı yaptıracaklar, yoksa bir han mı yaptıracaklar hemen bir vakıf da onun için kurmuşlar. Buraların giderlerini karşılamak için de ayrıca gelir getiren yerler almışlar bu gelirle hem vakıfları ayakta kalmış hem de hayır işlemişlerdir. Bir cami mi yaptırılacak yoksa bir minare mi yaptırılacak hemen bir vakıf gerçekleştirmişler. Atalarımız vakıf kurarken vakfiyelerin sözleşmelerini de yerli yerinde gerçekleştirmişlerdir. Kim ne kadar nasıl hizmet edeceği gibi bunların kaç lira alacağını da vakfiyelere yazdırmayı ihmal etmemişlerdir.
Vakıf millet, vakıf insanlarımız ayrıca kış geldiği zaman yaban hayvanlarının yemini temin etmek için de ayrı vakıflar kurmuşlardır. Yaralı olan kuşların yarasını gidermek için de vakıflar kurulmuştur.
İşte bizim milletimize vakıf milleti işte bizim insanımıza da vakıf insanı dememiz bundandır.
Vakıf Milletin vakıf insanları olur.
Günümüzde bu insanlardan birisinden örnek vermek istiyorum:
Doğa sporu yapan insanlarımız da birer vakıf insanıdır. Konya Dağcıları buna çok güzel bir örnektir. Dağcılık Federasyonu İl Temsilcisi Recai Kıçıkoğlu bu vakıf insanlarımızın en önünde gelenlerdendir. Her hafta yaz-kış demeden doğa sporu yapmakta dağ tırmanışları gerçekleştirmekte günlerce dağlarda yürüyüşler düzenlemektedir. Konya Dağcıları Türkiye'nin gözbebeği insanlarımızdır. Konya’yı düz bir ova kabul eden pek çok dağcı Konya’da dağ sporlarının yapıldığını bile bilmezken bunları Türkiye’ye taşıyan insanımız Recai Kıçıkoğlu karlar dağlarda geçit vermediği zaman ekibiyle birlikte dağda bulunan hayvanlara yiyecek götürmekte onların aç kalmamalarını sağlamaktadır.
Başta ekmek olmak üzere tavuk kanadı, kuşlar için yem alıp 20’şer kilo yükle dağa tırmanmaktadırlar, bir pınar başına bir miktar diğer pınar başına bir miktar yiyecek koyarak tırmanışlarını gerçekleştirmektedirler. Böylece de doğanın o zor şartlarında hayvanlara yiyecek götürmektedirler. Neden pınar başlarına yiyecek koyuyorlar diye bir soru sorarsanız hemen cevaplandırayım.
Türk mizah ve espiri sanatını dünyaya dalga dalga duyuran ünlü Nasrettin Hoca bir gün bir eve misafir olmuş ev sahibi ikide bir "hoca uykusuz musun" diye sorarmış hoca efendi de biraz ötede bir pınar vardı orada uyumuşum diye cevap verirmiş. Tabi ev sahibi bu nükteyi anlayamamış Nasrettin Hoca susuz değilim pınar başında suyumu içtim, uykusuzda değilim orada da uyudum aç olduğunu belirtiyormuş ama nafile ev sahibi Hoca Efendi’yi anlamakta güçlük çekiyormuş. Bizim dağcılarda pınar başına yiyecek koymalarının sebebi hayvanlar yiyeceklerini yedikten sonra pınardan da sularını içsinler daha sonra da barınaklarında barınmaya gitsinler diye pınar başlarına yiyecek koymalarının sebebi bu olsa gerekir.
Dağcılık İl Temsilcisi Recai Kıçıkoğlu başta olmak üzere diğer dağcılarımız bu fedakarlığı yapıyor da hayır seven eller neredeler onları merak ediyorum. Konuşmaya geldiğimiz zaman çok iyi konuşuruz iş icraata geldiği zaman kimseyi bulamayız.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri