Tabipler Odası tarafından yapılan açıklamada “Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin merkezi Urumçi’de iki gün boyunca güvenlik güçleriyle Türk göstericiler arasındaki çatışmalar sonucu Çin Devlet basınına göre en az 156 kişinin öldüğü ve bin 80 kişinin de yaralandığı bildirilmektedir. Giderek yaygınlaştığı bildirilen ve savunmasız soydaşlarımızı hedef alan katliamlarda can kaybının korkutucu rakamlara ulaşmasından kaygılanırken, Çin makamlarının da dünya ile irtibatını kestiği bu bölgeden sağlıklı haberlerin alınmaması bu endişelerimizi daha da arttırmaktadır” denildi. Açıklamada olayların Çin Hükümetince yapılan insanlık dışı katliamın Çin halkının iç çatışması, Han Çinlileri ile Doğu Türkistanlı Türkler arasındaki bir çatışma olarak gösterilmesinin daha da vahim olduğu vurgulanırken zulme seyirci kalmak zulüm yapmakla eşdeğer olduğu belirtildi. Çin yönetiminin, 1949 yılından itibaren Müslüman Türkleri imha ederken bir yandan da bölgeye sistemli bir biçimde Çin’li göçmenleri yerleştirdiği de dile getirildi. Çin Hükümeti’nin 1953 yılında başlattığı soykırım kampanyasının düşündürücü olduğu belirtilerek, “1953 yılında bölgede yüzde 75 Uygur, yüzde 6 Çinli yaşarken bu oran 1982 yılında yüzde 53 Türk, yüzde 40 Çinli olarak değişmiştir. 1990 yılında yapılan nüfus sayımında ortaya çıkan sonuç ise yüzde 40 Uygur, yüzde 53 Çinli nüfus oranı şeklindedir ki bölgedeki etnik temizliğin boyutlarını göstermesi açısından son derece vahim ve önemlidir” denildi. Uygur Türklerine karşı her yönüyle baskı yapıldığı ifade edilen açıklama da, “Günümüzde Türkler, köylerde oturmaya zorlanırken Çinliler şehirlere yerleştirilmektedir. Müslüman Türkler köylerde karın tokluğuna üretim çiftliklerinde çalıştırılmakta, nüfusları yalnızca işçi olarak değerlendirme ölçütlerine göre yapılmaktadır. Bu sebeple bazı şehirlerde Çinli nüfus yüzde 80’lere çıkmakta, şehirlerde Çinliler çoğunluk haline getirilmektedir. Çin Hükümeti’nin Doğu Türkistanlıları Çinlilerle evlendirmek için uyguladığı yöntemler ise yaptıkları asimilasyon çalışmalarının bir parçasıdır” denildi. Açıklamada Çin yönetiminin, Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Türkleri nükleer denemelerde kobay olarak kullandığı, Türk nüfusunun artmasına engel olmak için ise “Doğum Kontrolü Kanunu”nu da acımasızca uyguladığı ve bazı insan hakları örgütlerine göre, Doğu Türkistan’da 1990’dan bu yana 700 Türk’ün terörist suçlaması ile idam edildiği de belirtildi.
Vahşete bir tepki de Tabipler Odası’ndan
Doğu Türkistanda yaşanan katliamlara tepkiler gelemeye devam ediyor. Yaşanan vahşete bir tepki de Konya Tabip Odasından geldi. Yazılı olarak yapılan açıklama da Çin Hükümetinin 1953ten bu yana denetimli olarak Doğu Türkistanda yaşayan Uygur Türklerine kar
İlk yorum yazan siz olun