Uzun vadeli tahmin yapmak çok zor!

Erdal Özel

Merkez Bankası’nın faiz kararı sonrasında döviz ve altında sert hareketlerin olduğu bir hafta geçirdik.

**

Faizin sabit tutulması dövizdeki artışın arasındaki bağlantıyı kurarken unutulmaması gereken gerçekleri sürekli dile getiriyoruz.

**

Ekonomi yönetiminin artık baskıcı kur politikalarından vazgeçtiğinin sinyallerini bir aydır vermekteydi. Faiz sabit tutularak, dövizin kendi kendini fiyatlamasına izin verilecek artık.

**

Bunun son göstergesi de Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon tahminlerini yaparken döviz ile ilgili bir tahminde bulunmaması olduğunu düşünüyorum.

Yine de ülkemizde uzun vadeli tahminler yapmanın kolay olmadığını ekleyelim.

**

Döviz de, tıpkı normal mal ve hizmetler gibi ekonominin temeli olan arz-talep dengesine göre yani döviz miktarı ile dövize olan talebe göre fiyatlanır.

Ülkemize döviz girdisi olup, döviz miktarında artış olana kadar müdahale etmek pek mümkün görünmüyor.

**

Üretim ve ihracatın önemini hepimiz yaşayarak öğreniyoruz.

Dövizdeki artışın dar gelirli vatandaşa etkisi ağır olacak.

**

Özellikle kış aylarına geldiğimiz bu günlerde, ısınma giderlerinin de eklenmesi ile her hanenin giderleri artar. Sadece doğalgaza bakacak olursak bile, zaten ay sonunu getiremeyen özellikle asgari ücretli kesimin bu kışı nasıl geçireceği büyük bir soru işareti olarak karşımıza çıkıyor.

**

AGİ dahil! asgari ücret 2 bin 324 lira 70 kuruş ve ülkemizde bulunan iş gücünün çok büyük bir kesimi asgari ücret ile ev geçindirmek zorunda. Ocak ayında bu rakam ile 390 dolar alınabilirken artık 280 dolar alınabiliyor.

**

Son iki aydır açıklanan üretici fiyat endeksi raporlarına göre tüketici fiyat endeksi ile arada uçurum olduğunu görüyoruz.

Basit bir açıklama ile üreticiler üretim maliyetlerini tüketiciye yansıtamıyor.

Dar gelirli vatandaş tarafından baktığımız zaman merkez bankasının kararı, tam tersi faiz yükselişi olsaydı da üretim maliyetlerine bu seferde firmaların faiz giderinden dolayı artış olacağı için sonuç çok değişmeyecekti.

**

Üretici, üretim maiyetlerindeki artışı fiyatlara yansıtır ve tüketici fiyat endeksinde artış buna paralel olarak yükselirse enflasyon oranındaki artış maaşlara zam olarak yansıyacaktır. Bu da yine üreticinin maliyetine ekleneceği için şuan çok bilinmeyenli denklemin en zor kısmını yaşıyoruz.

**

Çözüm önerisi mi;

Kamuda acil tasarrufa gidilmeli, uzun vadeli ve gerçekçi plan ve programlar yapılmalı, yüksek faizli borçlar ile inşaat yatırımları yerine daha kısa sürede bize döviz kazandıracak yatımlara yani tarım sektöründeki ve sanayilerdeki üreticiye öncelik verilmeli.