İsviçre’deki minare yasağı kararını gazetemize değerlendiren Yrd. Doç. Dr. Hasan Mor, halkoyuyla yasaklanan inanç ve ibadet özgürlüğünün hukuk açısından kabul edilemez olduğunu belirtti. İsviçre’nin bu konuyu halkoyuna sunmasının utanç verici olduğuna dikkat çeken Hasan Mor, kararın halkoyuna sunulmadan alınması durumunda bu kadar utanç verici olmayacağının altını çizdi
AVRUPA, UTANÇLIĞI ORTADAN KALDIRMALI
Minare yasağıyla Avrupa’nın ne kadar çağ dışı bir toplum barışı anlayışına sahip olduğunun ortaya çıktığını vurgulayan Hasan Mor, “İsviçre sayesinde Avrupa’nın 21. yüzyılın eşiğinde dünyaya tamamen hastalıklı bir bakış açısından baktığı ortaya çıkmıştır. İsviçre’nin insan hakları noktasında ciddi bir rehabilitasyon tedavisine ihtiyacı vardır. Avrupa utançlığı ortadan kaldırmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
MAHKEME, MİNARE YASAĞINI KALDIRILACAK
Yasağın İsviçre’de Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi neticesinde kaldırılacağını düşünen Hasan Mor, gelen tepkiler nedeniyle yasağın senaristlerinin bile mızrağın kılıfına sığmayacağını anladıklarını, bu nedenle İsviçre’nin ilk fırsatta bu yüz kızartan hatadan döneceğini vurguladı. Mor, İsviçre’nin yanı sıra Avrupa’nın tamamı bu olaydan ders çıkarması gerektiğini söyledi.
Minare yasağı uygulayan İsviçre’ye en sert tepkiyi hukukçular gösteriyor. Hukukçulara göre insan haklarıyla ilgili bir konunun halkoyuna dayanarak yasaklanması utanç verici. Selçuk Üniversitesi Devletler Umumi Hukuku Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Mor, halkoyuyla yasaklanan inanç ve ibadet özgürlüğünün hukuk açısından kabul edilemez olduğunu belirtti. Hasan Mor, kararın nitelikli bir çarpıtmayla ele alınmasının etik açısından sıkıntılı olduğunu anlatarak, “İsviçre minare yasağını hukuk açısından halkoyuna sunulmadan alsaydı, bu kadar utanç verici olmazdı. Bu kadar gelişmiş demokratik bir ülkede, demokrasinin ilkelerinin suiistimal edilerek, kitlelerin maniple edilerek, onlar tarafından yasaklattırılması İsviçre ve Avrupa açısından utançtır” dedi.
İsviçre’nin Avrupa vizyonun, felsefesinin, anlayışının ve çok yönlü bir kültürün parçası olduğunu dile getiren Mor, minare yasağıyla Avrupa’nın ne kadar çağ dışı bir toplum barışı anlayışına sahip olduğunun ortaya çıktığını aktardı. “İsviçre sayesinde Avrupa’nın 21. yüzyılın eşiğinde dünyaya tamamen hastalıklı bir bakış açısından baktığı ortaya çıkmıştır” diyen Mor, “Türkiye’nin AB’nin üyeliğine çeşitli sebeplerle karşı çıkan Avrupa’nın İslam kültür ve medeniyetine karşı hastalıklı bir bakışla baktığını görüyorduk. Fakat minare yasağıyla bu görüş kesinlik kazanmıştır. Avrupa bu kararla kendine çeki düzen vermelidir. İsviçre Avrupa Birliği (AB) içinde olmasa bile Avrupa tarafından terbiye edilmelidir. İsviçre’nin insan hakları noktasında ciddi bir rehabilitasyon tedavisine ihtiyacı vardır. Avrupa utançlığı ortadan kaldırmalıdır. Yoksa küreselleşen, farklılıkların kaldırılmaya çalışıldığı bir dünya yerine düşmanlıkların ve çatışmaların yaşandığı bir dünya ortaya çıkar” dedi.
Yasağın İsviçre’de Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi neticesinde kaldırılacağını aktaran Hasan Mor, gelen tepkiler nedeniyle yasağın senaristlerinin bile mızrağın kılıfına sığmayacağının anladıklarını, bu nedenle İsviçre’nin ilk fırsatta bu yüz kızartan hatadan döneceğini vurguladı. Papalığın bile karara tahammül gösteremediğine dikkat çeken Mor, ümit edilenin İsviçre’nin kepazeciliğinin farkına vararak, bu olaydan ders çıkarması olduğunu ifade etti. Sözlerine şöyle devam eden Mor, “İsviçre’nin yanı sıra Avrupa’nın tamamı bu olaydan ders çıkarmalıdır. Avrupa “Ben merkezli” yapısıyla inanç ve ibadetleri dışlayıcı bir tavır sergileyemez. AB kendini sorgulamalıdır. AB şunu unutmamalıdır. İslam kültür ve medeniyetinin birlikte yaşama biçimi açısından Avrupa’ya katacağı birçok güzellikleri vardır. Bu güzelliklere sahip olmakta dışlayıcı bir tavır değil, birleştirici bir tavırla mümkün olur”
HASAN AYHAN