Usulünce icabet!

Kerem İşkan

Padişahın oğullarından biri tebdili kıyafet gezerken, çok güzel bir Çingene kızına vurulmuş... Kale de durumu yakınlarına anlatmış...

***

Yardımcılarından biri, hemen kızı istemeye karar vermiş Padişah oğluna...

***

Almış adamlarını, kız istemeye gitmiş...

***

Kızın babası “Benim Padişah oğluna verilecek kızım yok” deyip tersyüz etmiş heyeti... Herkes şaşkın...

***

Bu kez daha hatırlı adamlar girmiş araya...

***

Çingene,  Gonya tabiriyle;  “Yükünü göğe kayıyor”  inadından vazgeçmiyor, bir türlü vermiyor kızı...

***

Bu kez, ordunun en sert komutanlarından, nadan mı nadan, kaba mı kaba biri dünürcü gitmek için ısrar etmiş...

***

Padişah oğlu kaderine küsüp, duruma itiraz etse de almış adamlarını, gitmiş kızın evine komutan...

***

Komutan, daha kapıdan girer girmez, selamsız sabahsız girişmiş Çingene’ye…

***

Allah ne verdiyse artık; “Yin mi? Yimen mi?”

***

Bir temiz dayak atmış Çingene’ye...

***

Çingene falakada feryat ediyor…

***

“Aman Lala Paşam, ne olur vurma, gurbanların olurum, derdin ne derdini söyle hele!”

***

Komutan;  “Sen kim oluyorsun da, Padişahın oğluna kız vermezsin bre deyyus..!!”

***

Çingene, ‘Gonya’ deyimi ile  “Pirli-pirişan” adeta meleyerek cevap verir…

***

Aman paşam, böyle usulüne uygun isteyen oldu da biz vermedik mi?

***

Seçim çalışmaları son düzlükte

***

Seçmen yukarıdaki fukara gibi muhasara altında şimdi… Biri gidiyor, biri geliyor… Her parti kendi usulüne göre oy istiyor

***

Bakalım seçmen usulünce, kime icabet ederek, kime icazet verecek…?