Konya Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Ulvi Hafızoğlu yaptığı açıklamada, Türkiye'de arıcılığın önemli problemleri olduğunu ve üreticilerin ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Arı yetiştiricilerinin elde ettikleri ürünün karşılığını alamadıklarını anlatan Hafızoğlu, Türkiye'de kronik bir problem olan gen erozyonu ve konaklama problemi nedeniyle arıcıların çoğunlukla yeterli miktarda ürün alamadığını bildirdi.
Hafızoğlu, arı yetiştiricilerinin ürünü ihtiyaçları nedeniyle alıcılara düşük fiyattan satmak zorunda kaldığını da vurgulayarak, ''Üreticinin elinden kilogramı toptan 4-5 liraya çıkan bal, marketlerde kilogramı 15-20 liradan satılıyor, parayı aracı tüccar kazanıyor. Balın çok veya az üretilmesinden bağımsız olarak balın fiyatı, spekülatif yaklaşımlarla belirleniyor ve yetiştiriciler bundan zarar görüyor'' dedi.
Uygun ırklarla çalışılmaması, konaklama yerlerinin belirsiz olması ve yığılmalar nedeniyle verimsizlik yaşanmasının da arıcılığın diğer önemli sorunları arasında yer aldığını anlatan Hafızoğlu, bu problemlerin çözümü için, öncelikle arıların maruz kaldığı melezleşme ve gen erozyonunun önlenmesi gerektiğini belirtti.
HAVZA BAZINDA GEZGİNCİ ARICILIK
Ülkemizde kontrolsüz ve plansız bir gezgincilik anlayışıyla arıcılık faaliyetinin sürdüğünü ifade eden Hafızoğlu, şunları kaydetti:
''Bu durum gen erozyonuna yol açmakta. Hastalıklar nedeniyle kullanılan ilaçlar, balda kalıntı problemine, üretimde verimsizliğe neden olmakta ve yerel arıcıların sürekli mağdur olması nedeniyle arıcılık yerel olarak sönmektedir. Bu nedenle Türkiye'de havza bazında gezginci arıcılık dönemi başlamalıdır. Her arı ırkı için havzalar belirlenmeli ve her arı kendi havzasında yetiştirilmelidir. İtalyan, Kafkas, Anadolu, Suriye gibi arı ırkları hangi bölgede daha verimli oluyorsa orada yetiştirilmeli. Böylelikle sahilden çok yüksek rakımlı yaylaya giden bir sahil arısı, soğuk nedeniyle bulaşıcı Amerikan yavru çürüklüğü hastalığına tutulmayacak ve arıların hastalık nedeniyle ölmesi de önlenmiş olacaktır. Havza bazında yapılacak arıcılık yerel kalkınma için de istihdam artırıcı bir model olacaktır.''
Hafızoğlu, arıcılar birliğinin ürünlerinin tüketiciye aracısız ulaşması için gerekli altyapı desteğinin hem yerel hem de merkezi olarak yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Arı yetiştiricilerinin elde ettikleri ürünün karşılığını alamadıklarını anlatan Hafızoğlu, Türkiye'de kronik bir problem olan gen erozyonu ve konaklama problemi nedeniyle arıcıların çoğunlukla yeterli miktarda ürün alamadığını bildirdi.
Hafızoğlu, arı yetiştiricilerinin ürünü ihtiyaçları nedeniyle alıcılara düşük fiyattan satmak zorunda kaldığını da vurgulayarak, ''Üreticinin elinden kilogramı toptan 4-5 liraya çıkan bal, marketlerde kilogramı 15-20 liradan satılıyor, parayı aracı tüccar kazanıyor. Balın çok veya az üretilmesinden bağımsız olarak balın fiyatı, spekülatif yaklaşımlarla belirleniyor ve yetiştiriciler bundan zarar görüyor'' dedi.
Uygun ırklarla çalışılmaması, konaklama yerlerinin belirsiz olması ve yığılmalar nedeniyle verimsizlik yaşanmasının da arıcılığın diğer önemli sorunları arasında yer aldığını anlatan Hafızoğlu, bu problemlerin çözümü için, öncelikle arıların maruz kaldığı melezleşme ve gen erozyonunun önlenmesi gerektiğini belirtti.
HAVZA BAZINDA GEZGİNCİ ARICILIK
Ülkemizde kontrolsüz ve plansız bir gezgincilik anlayışıyla arıcılık faaliyetinin sürdüğünü ifade eden Hafızoğlu, şunları kaydetti:
''Bu durum gen erozyonuna yol açmakta. Hastalıklar nedeniyle kullanılan ilaçlar, balda kalıntı problemine, üretimde verimsizliğe neden olmakta ve yerel arıcıların sürekli mağdur olması nedeniyle arıcılık yerel olarak sönmektedir. Bu nedenle Türkiye'de havza bazında gezginci arıcılık dönemi başlamalıdır. Her arı ırkı için havzalar belirlenmeli ve her arı kendi havzasında yetiştirilmelidir. İtalyan, Kafkas, Anadolu, Suriye gibi arı ırkları hangi bölgede daha verimli oluyorsa orada yetiştirilmeli. Böylelikle sahilden çok yüksek rakımlı yaylaya giden bir sahil arısı, soğuk nedeniyle bulaşıcı Amerikan yavru çürüklüğü hastalığına tutulmayacak ve arıların hastalık nedeniyle ölmesi de önlenmiş olacaktır. Havza bazında yapılacak arıcılık yerel kalkınma için de istihdam artırıcı bir model olacaktır.''
Hafızoğlu, arıcılar birliğinin ürünlerinin tüketiciye aracısız ulaşması için gerekli altyapı desteğinin hem yerel hem de merkezi olarak yapılması gerektiğini de sözlerine ekledi.