Umre Notları -2-

.

Hüzün ve sevinç aynı anda yaşanıyordu. Medine’den Mekke’ye doğru yola çıkmıştık ihramlarımızı giyerek. Mekke’ye en uzak mikat mahalli olan Zülhuleyfe’de namazlarımızı kılıp umre niyetlerimizi etmiştik. Yasaklamıştık normal şartlarda helal olan bazı davranışları kendimize. Yüreklerde Kabe’ye varma heyecanı vardı. Dillerde ise tehlil ve telbiyeler.

“Lebbeyk Allâhümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, innel hamde venni’mete leke vel mülk, lâ şerîke lek.” Ey Allah’ım! İşte buradayım, buradayım. Buradayım; senin ortağın yoktur. Buradayım, buyur. Hamd, nimet ve mülk senindir. Senin ortağın yoktur.

Tam bir bağlanıştır telbiye getirmek. Rabbimizin tam huzurundaymış gibi hissederiz kendimizi. “Her şeyimle buradayım, emrindeyim” demektir. Dil, renk, kültür farkı olmadan bütün Müslümanlar aynı şekilde çıkarlar Rablerinin huzuruna. İşte biz de huzurundaydık Rabbimizin. Beytine gelmiştik. Kabe’yi ilk gördüğümüzde yapılan dualar reddedilmezmiş, biz de dakikalarca dua ettik, gözyaşı döktük. Hacer-ül Esved’i selamlayarak başladık tavafımıza. Gözümüz ve kalbimizi beyte çevirerek tamamladık tavafımızı. İbrahim aleyhisselam’ın makamının karşısında tavaf namazlarımızı eda ederek dualarımızı dergahına ilettik. Sa’ydan önce zemzemlerimizi içtik kana kana. Ve Safa Merve arasındaki arayışımıza başladık. Hacer validemizi ve Hz. İsmail aleyhisselam’ı yad ettik. İki yeşil ışık arasında hervelelerimizi yaparak sa’yımızı tamamladık. Grup hocalarımız eşliğinde dualarımızı ettik ve traş olarak ihramdan çıktık.

Diğer günlerde bol bol Kabeyi seyretme, namaz kılma, tavaf yapma, Kur’an okuma ve dua etme fırsatı bulduk. Tavaftan sonra bir köşeye çekilip Kabeyi, bazen de insanları seyrettim. Heyecan vardı hepsinin yüzünde. Tavaf anında sıcak olmasına rağmen Rabbimizin rahmeti ile serinlediklerini gördüm. Çocuklar gördüm bir de. Küçük, yeni doğmuş, biraz büyük. Boy boy. Görmeliydiniz hallerini. Hiçbir şeyden haberi olmadan uyuyanlar, oradan oraya koşuşturanlar, minik ellerini göğe doğru kaldıranlar… Çocuk olmak farklı bir duygu olsa gerek böyle mübarek bir yerde. Daha küçük yaşta o manevi hisleri almaları hayatlarının geri kalan döneminde de İslam çizgisi üzerine yaşamalarını sağlar. Kabe’ye el sürmek, öpmek için çırpınanlar da gördüm. Hacer-ül Esved’in karşısında insanların nasıl birbirine kenetlendiğini, Kabe’nin kapısında ve Mültezem’de dua etmek için nasıl uğraş verdiklerini… Kabe dünyanın merkezi ve bütün dünya onun etrafında dönüyordu adeta.

Cennetü’l- Mualla, Cin Mescidi, Arafat, Akabe Mescidi, Sevr, Hira Nur Dağı gezilerimiz oldu. Süremiz kısıtlı olduğu için gezilere pek vakit ayıramadık. Daha çok ibadet ile geçti vaktimiz. Cennetü’l Mualla ve Akabe Mescidini anlatmak istiyorum sizlere. Cennetü’l Mualla Mekke’nin en eski mezarlığı. Peygamberimiz(sav) kabristanı göstererek “Bu kabristan ne güzeldir” demiştir. Peygamberimizin hanımlarından Hz. Hatice, dedesi Abdulmuttalip, amcası Ebu Talip, oğulları Kasım ve Abdullah burada yatmaktadır. Akabe Mescidi ise Akabe biatlarının yapıldığı mescittir. Akabe Mescid’i teslimiyeti, fedakarlığı, sözünde durmayı, Peygamber’e bağlılığı ve güveni hatırlattı bizlere. Bu üstü açık, harabeye dönmüş, hiç bakılmamış fakat bütün maneviyatıyla ayakta dimdik duran camide akşam namazlarımızı kıldık.

Veda zamanımız gelmişti. Veda tavafı ve sonrasında yapılan duada kendimizi tutamadık. Ayrılmak zor geldi bu kutlu diyardan. Veda etmedik aslında. Gönlümüz orda hala. Rabbim tekrar nasip etsin inşAllah.

Bu organizasyonda emeği geçen Hennes Tour – Milli Görüş yetkililerine özellikle bize bu güzel yolda rehberlik eden kafile başkanımız Şerif Korkmaz, değerli hocamız Hasan Hüseyin Yaylalı ve diğer hocalarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ayrıca bu genç yaşımda o mübarek yerleri görmeme imkan sağlayan babam’a iyi bir evlat olabilme duasıyla teşekkür ediyorum.

NOT: Umre Notları 1&2 yazılarımda duygularımı tam olarak yansıtamadığımı düşünmekteyim. Anlatmak zor gerçekten. Rabbim sizlere de nasip etsin ve anlayın nasıl bir duygu olduğunu. Amin.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri