Ufku çok geniş bir şahsiyetti

Milli Görüş hareketinin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakanın 41 yıllık siyasi yaşamı içinde bulunan Halil İbrahim Dağ ve Mehmet Altuntaş, merhum Erbakanın çok geniş bir ufka sahip olduğuna dikkat çe
Milli Görüş hareketinin lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 41 yıllık siyasi yaşamı içinde bulunan Halil İbrahim Dağ ve Mehmet Altuntaş, merhum Erbakan’ın çok geniş bir ufka sahip olduğuna dikkat çekti.  
1969 yılından itibaren Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın siyasi mücadelesi içinde bulunan Halil İbrahim Dağ, Hoca’yla eski hukuki münasebetleri nedeniyle birçok defa hacca ve umreye gittiğini söyledi. Milli Görüş’ün lideri SP Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın dünya çapında bir lider olduğunu ifade eden Halil İbrahim Dağ, “Dünya önemli bir liderini kaybetti. Hakça adalet çevresinde insanlığın barış ve huzurunu isteyen bir lider insanlık âlemi kaybetti. Derdimiz sıkıntımız çok acı ama takdiri ilahi emir büyük yerden geldi. Allah mekânını cennet yapsın. Bir olaydan dolayı cezaevinde iken Hocam, beni sürekli arardı. Cezaevinden çıktıktan sonra beni bizzat makamına çağırdı. Mehmet Karaman da randevu aldığı halde beni 50 dakika bırakmadı. Bu sırada Mehmet Karaman, odaya girip çıkıyordu. Bu gören Hocam, ‘Mehmet Karaman’a dönerek 40 yıllık bir dostumuz gelmiş müsaade ette konuşalım’ dedi. Çok görülmedik yönleri var. Acımız büyük ümmeti Müslüman’ın başı sağ olsun” dedi.
4 SEFER PARTİSİ KAPANDI HEPSİNİ AYAĞA KALDIRDI
54. Hükümet’in Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hayatının gece gündüz mücadeleyle geçtiğini aktaran Dağ, şunları kaydetti: “Mücadelesi İslam adına geçti. Bütün uğraşı Allah rızası içindi.  Çok samimi bir Müslüman’dı. Yollarda kendine yetişemezdik. Hiç yoruldum demezdi. Devamlı koştururdu. 4 sefer parti kapandı mücadele ederek hepsini ayağa dikti. Bunun çalışma azminin bir sonucudur.”  “Yeni Türkiye projesinde öyle ufku açıktı ki kendisine yetişmenin imkânları yoktu” diyen Dağ, İslam birliği düşüncesi çerçevesinde D8’lerle dünya çapında Müslümanları kucaklamak istediğini dile getirdi.  28 Şubat döneminde merhum Erbakan’ın çok sıkıntılı günler geçirdiğini aktaran Dağ, “Hocam 28 Şubat gibi bir olayın olacağını biliyordu. Bir haksızlığa uğradı. ‘Yeni bir Türkiye’ istedi diye Milli Görüş hareketini önüne set çekilmeye çalışıldı. Fakat Hocam bunlara taviz vermeyerek, mücadelesine devam etti. Daha sonra yanlışlarının farkına varan ve 28 Şubat’ı gerçekleştirenler gelip özür dilediler. Erbakan bir dünya lideriydi. Biz kıymetini bilemedik hala bilemeyenler var. Cenazesine 60 yakın ülke temsilcisinin katılması bunun bir göstergesidir” dedi.
KIBRIS’IN KAHRAMANI ECEVİT DEĞİL ERBAKAN’DIR
1977’li yıllarda merhum Erbakan’ın başlattığı ağır sanayi hamlesi hakkında da çarpıcı açıklamalarda bulunan Halil İbrahim Dağ, şunları kaydetti: “Erbakan Hoca’nın 1977-78’lerdeki hal ve hareketinden malum medya rahatsızdı. ‘Hoca eline bir torba çimento almış her yere temel atıyor’ diye alay ettiler. Fakat 200 fabrikanın temelini attı ve 70 fabrika faaliyete geçti. Ağır sanayi de Hoca’mın önünü açmış olsalardı, Türkiye bölgesinde şimdi önemli bir güç olurdu. 28 Şubat’ta Türkiye’nin 14 yıl kaybettiğini ifade etmişti. Kıbrıs Barış Harekâtında da Ecevit’i kahraman yaptılar. Ancak havaalanında merhum Erbakan’a Genelkurmay Başkanı ‘Hocam emrinizi bekleriz’ dedi. Ben vekil değilim asilim diyerek verdiği emri Türkiye unutamaz. Kıbrıs Harekâtı Erbakan’ın verdiği emir olmasa gerçekleşmeyecekti. Bunu bilmiyor millet ama yavaş yavaş gerçekler ortaya çıkıyor.” Bundan sonra merhum Erbakan için dua edilmesi gerektiğine dikkat çeken Dağ, asr-ı saadeti kurmaya çalışan Erbakan’ın düşüncelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
ALTUNTAŞ: DÜNYA ÖNEMLİ BİR LİDERİNİ KAYBETTİ
Milli Nizam Partisi’nden itibaren Milli Görüş hareketinin içinde bulunan Mehmet Altuntaş da, partiyi üye olarak mücadeleye başladığını ifade etti. Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’la ilgili önemli hatıralarını anlatan Mehmet Altuntaş, “Bu olayı bağımsız hareketin içinde bulunduğu yıllarda anlatmıştı. Mardin’in bir köyünde 1 saat konuşmuş ve kendisinden sonra kürsüye toplumun içinden yaşlı bir zaat çıkmış. Mikrofonu eline alarak, Hoca’nın bir saat boyunca anlattığını bir cümleyle açıklamış. Efendiler, bu beyefendi sizi Nuh’un gemisine davet ediyor binmez misiniz? Sözünden çok etkilenmiş ve o yaşlı zata her zaman hayret ederim’ dedi. Hocam vazifesini yaptı. Bundan sonra görev bizde kaldı. Arkadan birçok idareciler tayin etmiştir, Hoca’mın yerini inşallah doldurulur” dedi.
Milletin huzuru için dört çeşit meseleye ihtiyaç olduğunu ifade eden Altuntaş, şunları kaydetti: “Güçlü bir nizam, güçlü bir plan program. Güçlü bir lider ve itaatkâr bir cemaattir. Erbakan Hoca’nın güçlü bir nizamı, programı vardı ve güçlü bir liderdi. Ancak itaatkar bir cemaati yoktu. Şuan da öyle bir lidere karşı çıkmanın cezasını çekiyoruz. II. Abdülhamit’e karşı çıktılar sonunda, ‘bilemedik yanlış yaptık’ diyerek ağladılar. Onun için şimdi ağlama zamanıdır.”
AĞIR SANAYİ HAMLESİNİ BAŞLATTI FAKAT KIYMETİ BİLİNMEDİ
Merhum Erbakan’ın ‘memleketime hizmet edeceğim’ diyerek ağır sanayi hamlesini başlattığını aktaran Altuntaş, “Ağır sanayinin başlangıcını da yaptı. Ama bunun kıymeti de bilinmedi. Motor şirketlerinden 2’si Türk gerisi Ermeni, Yahudi gibi şirketlerdi. Gümüş motoru imal ettiği zaman,7 bin liraya satılan motoru biz 6,5 verdik. Onlar 5’e indirdi biz 5,5’a indirdik. Onlar 3’e indirdiler biz daha fazla indiremedik. Çünkü yeni kurulmuş bir tesis, her şey belli ama onların arkasında dünya güçleri var. Onlar bedavada verebilirler. 1960 ihtilalinden sonra araba yapımında 200 tane subaya brifing verdi. Onlar için bir genç mühendisin böyle bir girişimi Türkiye’de görülmemiş bir şey. Hoca’ya seni davet edip fikir alacağız dediler fakat ikinci toplantıya çağırmadılar. Çünkü Türkiye’de araba üretilmesi istenmiyordu. Bunun yerine Türkiye dışarıdan araba almalıydı. Buna ise merhum Erbakan sert bir biçimde karşı çıkıyordu” diye konuştu.
YORULMAYAN MÜCADELECİ ANLAYIŞI VARDI
Merhum Erbakan Hoca’nın yorulmayan bir mücadelesi olduğunu dile getiren Altuntaş, 1973 seçimlerindeki bir anısını şu şekilde anlattı: “73 seçimlerinde Akşehir’e geldik. Cumartesi günü ertesi gün Pazar ve seçimler var. 73 seçimleri Ramazan günüydü. Cumartesi günü ikindin Akşehir, Ilgın, Argıthanı geziyoruz. Daha sonra iftar vakti, Kadınhanı’nda petrole geldik, iftar edeceğiz. Hoca’nın sandalyesi masanın başına konmuş. Ayakta bekliyor. Herkes gelmeden oturmak istemiyor. O yorgunlukta ben olsam otururdum. Hocam herkes tamam deyince o zaman yerine oturdu. Çünkü etrafına sahip olan bir insandı. Onun vefatıyla dünya önemli bir liderini kaybetti. Bugün tüm Müslüman alemi yasta. Şuanda Batıl sistemlerin lideriyim diyen kişileri üst üste dikseniz Erbakan Hoca’nın topuk seviyesine gelemezler.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri