Uçurum

.
Kararlılık, inanç, hedef, azim, inat, beceri, yetenek. Kalın çizgilerle siyah-beyaz gibi iki takım birbirinden ayrılıyor. Bir yanda futbolumuzun uçurumuna yuvarlanan Konyaspor ile ne yaptığını bilen, doğru adımlar atan futbolun başarı merdivenlerini ikişer ikişer tırmanan bir Kayserispor.
Şöyle makarayı geri sarıp birkaç yıl öncesine gidiyorum da iki takımda bulundukları konuma kolay gelmedi. Konyaspor sürekli değişen teknik adamlar, borç batağında yüzen kulüp yapısı, istikrarsız kadrolar, başarısız yönetimler ve takımına inanmayan çekirdekçi taraftar grubuyla, deyim yerindeyse kendi ayağına kurşun sıkarak tükenişin yürüyüşünü sergiledi. Tabii bunda Konyaspor’a şaşı bakan, ancak genel, yerel fark etmeden her seçimde yüzde 70 civarında oy alarak bunu İsviçreler’de kutlayan başarılı başkanınında! payı var.
Konyaspor bu arada bir kayıp sezonunu Bank Asya’da geçirirken, Kayserispor ise sistemli bir şekilde her sezon üzerine koyarak gerçek bir Anadolu kulübü haline geldi. Ertuğrul Sağlam-Tolunay Kafkas ikilisi ile başlayan diriliş, Kafkas’ın ardından Şota ile şahane bir yükselişe dönüştü ve şimdilerde futbolumuzun bir zamanlar fark yiyen takımı Kayserispor’u şampiyonluk şarkıları söylemeye başladı.
Bir futbol akşamında sahaya yansıyanlar da takımların birkaç yıllık performanslarından farklı olmadı.
Manisapor deplasmanından umut ve zafer karışımı bir solukla Kayserispor’un karşısına çıkan yeşil-beyazlılar ikinci bir nevi mucize için 89 dakika çabaladı. TRT’nin 10 dakikalık geniş özetinden yansıyan görüntülerde Erdal Kılıçarslan’ın golle sonuçlanabilecek uzaktan füzeleri ve yabancı oyuncuların başarısız ayakları ile organize bir Kayserispor’a karşı iyi mücadele eden oyuncu topluluğu vardı. Özellikle son bölümde topu kaleciye nişanlayan Bangoura’nın vuruşu karşılaşmanın kader anlarından biri oldu. Bir puan bu kadar yakınken geriye kara kara düşünülecek bir Beşiktaş macerası kaldı. Teslim bayrağını çekti dediğimiz Kasımpaşa, Beşiktaş’tan puan alınca düşme hattında son ana kadar sürecek puan savaşları da bizleri beklemeye başladı.
ANADOLU, ATI ALDI ÜSKÜDAR’I GEÇTİ
Eskiden Anadolu takımlarının üç büyükleri yenmesine sürpriz olarak bakardık. Bursaspor, Trabzonspor’dan sonra üç büyüklerin kotasını kırınca, Anadolu takımları aldığı sonuçlarla adeta başarı bayrağını göndere çekmeyi başardı ve Anadolu’dan başka takımların şampiyon olabileceği inancı daha yüksek dillendiriliyor artık. Sivasspor’un evvel senelerde başarısı, Kayserispor gerçeği, Anadolu takımlarının içerisi dışarısı demeden maç kazanması, üç büyüklerin yıllar sonra 12. haftası oynanan ligimizde ilk üçün dışında kalması Anadolu’nun dev ayak sesleridir.
Atı alan Üsküdar’ı gerçekten geçti, Anadolu takımları futbolumuzun çıtasını yükseğe taşıdı ama Konyaspor tüm bu başarıların dışında kaldı. Hazırlıksız, inançsız Konyaspor yapısı futbolun set işçisi gibi olayları daima kenardan seyretti. Kayserispor sonucunu bir kenara bırakın, Konyaspor’un teknik adamından, yönetime, taraftarından oyuncusuna kadar müthiş bir vizyon değişimine ihtiyacı var.
Bir Şota’ya bakıyorum maç öncesi saha kenarında, bir bilim adamı gibi, kalem defter elinde maçın analitik çözümlemesini yapıyor belli ki. Bir Ziya Doğan’a bakıyorum eli belinde, hırçın, hareketli ama bilimsel hareketlerden uzak, eski teknik adamlık hünerleriyle kenardan sürekli bağırıyor.
Bundan şunu çıkarıyorum. Futbol gerçekten bilimsel metotlarla çözülebilecek bir oyun haline geldi. Eski usul teknik adamlık tarihe karıştı. Ziya Doğan Konyaspor’un mezarını kazarken her hafta, Şota’da bilimsel çözümlerle takımını zirveye taşıyor. Bir 90 dakikanın özeti burada saklı aslında…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri