Türkiye Yazar Birliği Konya Şubesi binasında eğitimci yazar Mustafa Durdu tarafından düzenlenen panelin oturum başkanlığını yazar ve araştırmacı Melahat Ürkmez yaptı. Panele konuşmacı olarak, Selçuk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Emine Yeniterzi, Anadolu’da Vakit Gazetesi yazarı, Edebiyatçı ve Araştırmacı Av. Sibel Eraslan ve Yazar Hüzeyme Koçak katıldı. ‘Klasik Şiirin Kadın Sultanları’ konulu bir konuşma yapan Prof. Dr. Emine Yeniterzi, özellikle İngiliz ve Fransız edebiyatında 19. asırda birçok kadın yazarın erkek adı ile eser neşrettiklerine dikkat çekti. O dönemlerde Avrupa’da kadınların toplumsal hayatta fazla yer edinemediklerini ifade eden Prof. Dr. Yeniterzi, ünlü yazar Montaigne’nin, ‘Bir kadın için en faydalı ve onurlu meşguliyet ev işleridir’ dediğini sözlerine ekledi. Oysa hem dinimizin hem de örfümüzün kadınları bilime ve sanata teşvik ettiğine işaret eden Yeniterzi, kadınlar konusunda Ahmet Muhtar’ın Şair Hanımlarımız, Murat Uraz’ın Kadın Şair ve Muharrirler ve Mehmet Zihnî’nin Meşahiru’un-Nisa isimli üç eserin önemli olduğunu ifade etti. ‘Bir Yeryüzü Kadını olarak Hz. Hatice’ konulu bir sunum yapan Av. Sibel Eraslan da, edebiyatı hayatın atan kalbine denk gelen şey olarak yorumlayarak, kadınların uzun süre okuma ve yazmaya yasaklı kılındığını hatta Hz. Meryem’e kadar kadınların kitabı ellerine almalarının ve mabede girmelerinin yasaklandığını ifade etti. Sibel Eraslan, 2003 yılında kendisinin de dahil olduğu 12 kadın edebiyatçının bir araya gelerek “Kadın Oradaydı” adlı bir kitap çalışması yaptıklarını söyledi. Eraslan, tarihte komutanların ve peygamberlerin hep erkek olduğunu bundan dolayı da tarihçilerin tarihî olayları hep erkekler üzerinden gördüklerini belirterek oysa onların yanında her zaman eşlerinin, kızlarının var olduğunu aktardı. Yazar Hüzeyme Koçak da “Kadın Yazarlık Serüveni” adlı bir sunum yaptı. Hüzeyme Koçak, edebiyatımızda kadın yazarların varlığının güzel bir gerçek olduğunu ifade ederek, özellikle Cumhuriyet devrinde kadının etkili bir güç olarak görüldüğünü ve bu yüzden de kadın yazarlarımızın yazarak kadın rengini görürleştirme bakımından değişik açılımlar yaptığına dikkat çekti. Sözlerine şöyle devam eden Koçak: “Birçok kadın yazarlarla birlikte edebiyatımıza ağrılı zamanlara karşı mukavemet şuuru, metafizik kaygı, Müslüman Türk kadınının sistemle eklentili yaşadığı problemler, başörtüsü gibi meseleler, modern hayat eleştirisi, din kurumunun önemi, dinî ritüellerin toplumsal yapıyı sağlamlaştırması ve bunun bir hak olarak gerçekleştirildiği anlayışı girdi.”
TYB’de kadın yazarlar konuşuldu
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi Kadın Yazar Ne Yazar konulu bir panel düzenlendi.
İlk yorum yazan siz olun