Tuz Gölü’nün ekonomiye katkısı büyüyor

Yüzlerce yıldır Anadolu coğrafyasının tuz ihtiyacını karşılayan Tuz Gölü, artık hem turizm hem de tuz ihracatı açısından Türkiye’nin önemli değerlerinden biri haline geldi

Tuz Gölü’nde doğal yöntemlerle üretilen doğal tuz, yaklaşık 60 ülkeye ihraç edilerek kayda değer döviz girdisi elde ediliyor. Koronavirüs salgınının neden olduğu global ekonomik durgunluğa rağmen ihracat taleplerimiz hızlı bir şekilde artıyor.

TUZUN HAYATIMIZDAKİ ÖNEMİ GİDEREK ARTIYOR

Dünya genelinde üretilen tuzun sadece yüzde 8-10’unun sofra tuzu olarak tüketildiğini belirten Koyuncu Grup Sanayi ve Enerji Grup Başkanı Rahim Oflaz, yaklaşık 14 bin kullanım alanı olan tuzun artan önemini şu sözlerle açıkladı: “Tuz doğal bir madendir ve içerisinde pek çok mineral içerir. Tuz en sağlıklı arındırıcı maddelerden biridir ve kimya endüstrisinin temel girdilerinden biridir. Diğer taraftan kağıt üretiminden cam sanayine, tekstil endüstrisinden su arıtma sistemlerine kadar pek çok alanda kullanılır. Dünya genelinde tuz göllerinin sayısı çok fazla değildir. Bizim Tuz Gölü’müz dünyanın en büyük ikinci tuz gölüdür. Bu açıdan bakıldığında şimdi olduğu gibi gelecekte de ülkemizin tuz sektöründeki güçlü pozisyonu daha da güçlenecektir. İnanıyorum ki tuz ihracatımız yakın zamanda hedeflerimizin daha da üzerinde olacak, ihracata ve istihdama katkılarımız artacaktır.” 2006 yılında Tekel’e ait tuz üretim tesislerini devraldıktan sonra hem üretim tesislerine hem de Ar-Ge çalışmalarına önemli yatırımlar yaptıklarını anlatan Rahim Oflaz şöyle devam etti: “Özellikle gıda ve kimya alanında pek çok global markanın çözüm ortağı haline geldik. İşlenmemiş ürün olarak fiyatları oldukça düşük olan tuzu başarılı Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarımız sayesinde katma değeri yüksek bir ürün haline getirdik. Müşterilerimize sunduğumuz ürün çeşitliliğimizi çok geliştirdik. Örneğin bugün ABD’deki yüzlerce yüzme havuzunda dezenfektasyon amacıyla bizim havuz tuzumuz kullanılıyor. Global pazarlarda ‘Türk Tuzu’ olarak ürünlerimizin aranır ve kullanılıyor olması bizi çok mutlu ediyor. Biraz daha destek ve sektörel işbirliği ile ülkemiz adına çok daha iyi bir konuma ulaşacağımızdan şüphemiz yok.”

TUZ GÖLÜ’NÜN TUZU EN DOĞAL TUZDUR”

Tuz Gölü hakkında zaman zaman çıkan hatalı haber ve dedikoduları gördükçe çok üzüldüklerini belirten Rahim Oflaz, “Tuz Gölü ile ilgili her yıl karşılaştığımız hatalı haberlerin başında gölün renginin kirlilikten dolayı kırmızıya dönüşmesi haberleri geliyor. Her platformda dile getirdiğimiz üzere Tuz Gölü’nde yaz aylarında kısa bir dönem dunaliella adlı bakterinin hızlı çoğalmasından dolayı kırmızılaşma meydana gelir. Tamamen doğal bir olaydır ve göl ile simgeleşen flamingolar da bu bakterileri tüketmeyi çok sevdikleri için gelirler. Bu konuya paralel olarak Tuz Gölü özel koruma altındadır ve göle hiçbir şekilde kirli su karışmamaktadır. Hem resmi kurumlar hem de biz sık sık su analizleri yapmaktayız. Türkiye’nin en temiz göllerinden biri olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim” dedi.

TUZ GÖLÜ’NDE DOĞA DOSTU SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM

Koyuncu Tuz şirketi olarak devletimizin müsaade ettiği miktarlarda buharlaşma gibi doğal yöntemlerle sürdürülebilir üretim gerçekleştirdiklerini ifade eden Rahim Oflaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Kış aylarında yer altından çıkan sular, tuz kayaçlarını eriterek yüzeye çıkarlar. Yaz aylarında gerçekleşen buharlaşma ile de su içerisinde bulunan tuz çökmeye başlar. Biz belirli aylarda göl yüzeyinde biriken bu tuzları sınırlı miktarda kazıyarak ham tuzu elde ediyoruz. Bu yaptığımız işlem sayesinde Tuz Gölü’nün su miktarının yüksek seviyelerde kalmasına da yardımcı oluyoruz.”

HABER MERKEZİ

 

 

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Bölge Haberleri