“Tut
İsimsiz çouk ağlamasın
Kuyuda ışık sönmesin
Kırk oda iç içe dönmesin
Halayıklar sağır
Dualar boğuk olmasın.”(Sezai Karakoç)
Sen tut isimsiz çocuğun elinden ve yüreğinden. İzbe mekânlarda köprü diplerinde sadece yıldızlarla ayla değil seninle beraber hayal kursun. Rüyaları seninle renklensin. Sen tut ki o isimsiz çocuğun rüyalarıyla kimse dalga geçemesin/geçmesin. Tut o isimsiz çocuğun yüreğinden ki bir şekli olsun, bir tanımı olsun. Tut ki bir ismi olsun isimsiz çocuğun. Sen tut yoksa tutuklu kalır neye tutuklu olduğunu bilmeyenlerin elinde.
Kuyuda ışık sönmesin. Tut umudun elinden yakınlaştır her şeye gücü yetene. Yakınlaştır ki umudun olduğu yerde karanlık olmaz, bilinsin. O ışıksız kuyuda ne Yusuflar çıkar bilinsin. Tut umudun elinden imanın inancın ipine dola sımsıkı. Dola ki o karanlık kuyudan zirvelere tırmansın karanlığın esrarengiz ışığı.
İç içe dönmesin yollar. Yürüyenler aynı yerde durmasın hep; mesafe kat etsin. Yorgunluk beyhude olmasın.
Halklar sağır olmasın. Onlara duymayı öğret. Duymak için ne yapılmalı, duymak ne demek onu öğret. Gürültüde boğulmak mıdır duymak yoksa gürültüye bir sükûnet ayarı çekmek midir? Duymanın güzellikleri fark etmek olduğunu öğret. Sağırlığın sefaletini, sağırlığın aslında umarsızlık, umarsızlığın da acizlik olduğunu… Bir şey yapamıyorsan sağır olacaksın mantığının ne kadar yazık bir hal olduğunu anlat.
Tut bileğinden yamukluğun, bükemiyorsan öpme de sakın; bükemiyorsan kır gitsin! Duymayı öğret gerçeği. Ancak gerçekle yaşayarak özgürlüğün yaşanabileceğini fark ettir sağırlara.
Dualar boğuk olmasın. Dualar boğuk olursa zor olur duyulması. Arzuyla ızdırapla titreyen titreten dualar olsun. Ama duayı edecek yüz de olsun ki gür çıksın arzulu yüreklerin sesi. Boğuk yaşanmasın ki boğuk çıkmasın sesler…
Tut hayatın elinden. Hiçbir şeyini ihmal etme. Sımsıkı tut, hayat seninle yürüsün sen hayatla değil. Onu yalnız bırakma yoksa darma-duman olur. O dağınık haliyle hayat tutarsa elinden yandın. Kimliği yok hayatın, acıması yok, duygusu yok, kalbi yok… Senin var bir anlamın. Sen tut ki anlamı olsun hayatın.
“Son insan yürüyor
Tut elimden kaçalım
Kaçalım kaçalım
Bizi kimseler görmesin
Arayanlar bulmasın
Tren duvarları sarsmasın
Yürek bu kadar hızlı çarpmasın
Kan böylesine hızlı akmasın
Aşkın kulakları sağır
Sesi boğuk olmasın.”
Tut beni ey Rabbim… Tut beni ey gerçek. Tut ki tutulmasın hayatım, tutuklanmasın.