Trump ’ın eski terör direktörü Joseph Clay Kent: “ABD, Türkiye’ye karşı İsrail’i tutmak için NATO'dan çıkacak” dedi.
Daha ne desin elin adamı?
Tanımak isteyenler için Joseph Clay Kent Amerikalı bir siyasetçi ve eski ABD Ordusu astsubayı. Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) paramiliter subay olarak çalışan kent. 2025-2026 yılları arasında Ulusal Terörle Mücadele Merkezi direktörü olarak görev yapmış olduğunu hatırlatalım.
Bu arada peşinen açıklamış olalım:
Biz ne ABD, ne siyonist destekçisi, ne de İran’cıyız.
Bu anlamda şianın hele uç noktaları ile bir asla bir araya gelemeyiz.
Ama birileri İran Şii’dir diyerek Amerika ile de İsrail ile de aynı çizgide olma alçaklığını mideleri kaldırıyor olabilir.
Biz İrancı da değiliz, Amerikancı da değiliz.
Bizi Amerikan üslerine düşen her bir İran füzesine tekbir getirmiyorsunuz diye suçlayanlardan da hamdolsun beriyiz.
İnşallah Amerika'nın da İsrail'in de bölgeden silinmesine hem ABD ve İsrail, hem de İran ile işbirlikçi olmayan ve ana düşman olarak ayeti kerime gereği hedeflerine siyonist işgal gücü İsrail'i koyanlar vesile olacaklar diye ümit ve dua ediyoruz.
Bu düşüncede olmamızın nedeni en başta söylediğimiz ifadedir.
Donald Trump yönetiminin başarısız İran saldırısının faturasını kendisini desteklemeyen ülkeler nedeniyle NATO'dan ayrılma yönündeki tehditleri sürerken, ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’nin eski direktörü Joe Kent'ten gelen dikkat çekici yorum pek çok şeyin yeniden düşünülmesi gerektiğini hatırlattı.
Joseph Clay Kent, X hesabından paylaştığı gönderide ABD’nin ayrılma kararının, NATO üyesi Türkiye'ye karşı İsrail'in yanında saf tutma amacıyla alınacağını iddia etti.
Açıklamadaki , "Ne yazık ki NATO'dan ayrılmak, özgürlüğümüzü kısıtlayan bağlardan kurtulmak için olmayacak. NATO'dan ayrılacağız ki Türkiye ile İsrail sonunda Suriye'de çatıştığında İsrail'in yanında yer alabilelim" ifadeleri yer aldı.
Açıklama şöyle devam ediyor "Tüm bunlar, seküler Suriye hükümetinin devrilmesini sağladıktan ve eski bir El Kaide/IŞİD liderini cumhurbaşkanı yaptıktan sonra gerçekleşiyor. Ortadoğu'da hem kundakçı, hem de itfaiyeci rolü oynamayı bırakmanın vakti geldi, buna değmez."
İran savaşının başlamasının ardından görevinden ayrılan Kent'in istifa açıklamasında, İsraillilerin ABD'yi savaşa sürüklediğini ve İran saldırısını Irak işgaline benzetmesi de ayrıca önem taşımaktadır.
Bu arada önemle üzerinde durulması gereken bir husus daha var ki o da, Trump ‘ın İran ve kendisine destek olmayan NATO ülkelerini tehdit ederken, bir NATO ülkesi olan Türkiye’ye övgüler düzmesidir.
Trump, söz konusu ülkelere sert eleştirilerini sürdürürken, Türkiye'ye teşekkür etmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı: "Bence Türkiye şahaneydi. Aslında harikaydı; girmemelerini istediğimiz işlerin dışında kaldılar. Erdoğan harika bir lider."
Trump ‘ın selefi gibi akli melekeleri dumura uğramış ve Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu unutmuş olması gibi bir durum gözükmediğine göre, bu övgünün bedelinin ne olduğunu öğrenmenin herkesin hakkı olduğuna inanıyoruz.
Diğer taraftan Trump ’ın, savaşın sıcak evresinde planlara destek vermedikleri gerekçesiyle NATO müttefiklerine hitaben sarf ettiği "NATO kâğıttan kaplan" ifadesi de Müslüman milletler açısından üzerinde düşünmeye değer bir söz olmuştur.
FARKINDA MIYIZ?
Dünya İran, ateşkes, barış görüşmeleri ve Hürmüz Boğazı ablukası ile oyalanırken İsrail Filistinlilerin idam edilmesine izin veren bir kanunu kabul etti.
Bu yeni kanuna göre, terör olarak kabul edilen eylemlerinden hüküm giyen Filistinliler, hükümden sonraki 90 gün içinde ve hiçbir af hakkı olmadan asılarak idam edilecek.
1947 den beri işgal, keyfi tutuklamaların ve işkencenin kol gezdiği İşgal Altındaki Filistin’de, bu kanunla insan haklarının tabutuna son çivi de çakılmış olacak.
Hükümetten bu zulme karşı beklentimiz Trump ’ın, ABD’nin NATO'ya katkısını yeniden gözden geçireceğini ifade ettiği gibi, İsraile giden petrolden varil başına 1.27 dolar civarında alınan anlaşmayı gözden geçireceğini hatta iptal edeceğini açıklamasıdır.
Böylelikle bu güne kadar yapılan açıklamalar ve kınamalarla panikleyen, Türkiye korkusu ile tir tir titreyen ve ne yapacağını şaşırmış vaziyette kara kara düşünen siyonist işgal gücünün bölgesel istikrarsızlık, kaos planları ve denemeleri ile tecavüz ve uluslararası hukukun ihlali sona erdirilmiş olur.