Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.
Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı…
Yahya Kemal’in Kar Musikileri şiirini ele almazsak ayıp olur. Bu şiirde de Ahmet Muhip gibi şair kar’ı sıkıntı olarak tasvir etmiştir. Hiç bitmeyecek olarak görür. Musikinin etkisi tartışılmazdır Yahya Kemal’in şiirinde. Bu şiirde de Tanburi Cemal bey ve plak sözcüklerinin geçmesi bundandır. Şiirin 4 ve 5. dizelerinde şair sıkıntılarından kurtulacağı yönünde bir umuda kapılır. Fakat bu uzun sürmez.
“Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık, Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık!” dizesi ile son noktayı koymuştur.
**
Dünyanın en uzun hüznü yağıyor,
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne.
Kar yağıyor ve sen gidiyorsun,
Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun,
Belki bulmaya gidiyorsun kaybettiğimizi
O insan ve tabiat çağını.
Erdem Bayazıt “Kar Altında Hüzün Denemesi” adlı şiiriyle bu kervana katılıyor. Yine dert, keder olarak görülmekte kar imgesi. Olumsuz düşündüklerinden midir acaba bu? mutlu değil mi şairler? Bu bir seçim midir ya da? Yazmak dertlenmekle mümkün olur ancak. Sıkıntı bastığında yüreğe, kalemden fışkırır kanlar. Öyle bir anda yazmış olmalı bu şiiri Erdem Bayazıt. Oldukça kapalı bir şekilde sesleniyor sevdiğine. “Dön bana ve dinle, kuşlar uçuşuyor içimde” dizesi umudunu hala kaybetmediğini gösteriyor. Karanlık denizlerin dibinde bile incilerin olduğunu söylüyor. Unutma! Son satır beni yine düşüncelere daldırıyor. “Anlat bizim de yaşamak istediğimiz onlara…” Anlaşılamayan bir şairle daha mı karşı karşıyayız yoksa?
Nazım Hikmet, Zeki Ömer Defne, Cahit Sıtkı Tarancı, Necati Cumalı, Can Yücel, Ahmet Arif, Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya, Attila İlhan, Metin Altıok, Refik Durbaş, Ahmet Telli… Daha birçok şairimiz şiirlerinde kar temasını işlemişlerdir. Gerek hüzün gerekse sevinç kaynağı olarak görülmüştür kar. Beyaz bir gelinlik gibi şehrin üstüne kondurulmuş, beyaz bir ölüm denilmiş, uçuşmasından ötürü kuşlara benzetilmiş, hangi kuşun kanadından düşüyor bunlar diye sorulmuş… Kar teması popülerliğini yitirmemiştir hiçbir zaman ve yitirmeyecektir de. Edebiyatımızın son dönemini ele almış olsam da daha önceki dönemlerde de işlenmiştir kar. Yazıma Karacaoğlan’ın bir dörtlüğü ile son veriyorum. Şiirle kalmanız dileklerimle…
İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül hayran olmuş
Gezer Elif Elif diye