Türk Hacıları Mukaddes Topraklarda

.
Bildiğiniz, gördüğünüz ve belki de yaşadığınız gibi Hac mevsimi başladı. Bu sene Hacca gidecek vatandaşlarımız büyük bir sevinç ve heyecanla son hazırlıklarını yapıyorlar. Mekke ufuklarını lebbeyk... sadalarıyla renklendirmek için sabırsızlanıyorlar. Bizim milletimiz iki olayda çok heyecanlanır. Birisi çocuğunu askere gönderirken, ikincisi de aileden birisini Hacca yolcu ederken. Bir milletin vatan sevgisini ve iman aşkını gösteren iki büyük olay. Mukaddes topraklar dünyanın dört bir yanından gelecek Müslümanları karşılamak ve misafir etmek için âğûşunu açmış bekliyor.
Mukaddes topraklar; Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde İbrahim Aleyhisselâm ile oğlu İsmail Aleyhisselâm tarafından yeniden inşa edilen Kâbe’nin ve çevresinin bulunduğu yerler. Sınırları Cebrâil Aleyhisselâmın işaretiyle Peygamber Efendimiz tarafından belirlenen Minâ, Müzdelife ve Arafat gibi açık ve seçik alanlar. Peygamber Efendimizin Hicret ettiği ve kabri saadetinin bulunduğu Medine şehri. Peygamber kenti. Sevgili Peygamberimizin Hicret anında Medine yakınlarında konakladığı Kuba Köyü’nde inşasına vesile olduğu Kuba Mescidi. İslâmın ilk yıllarında ve saadet asrında Bedir, Uhud ve Hendek muharebelerinin cereyan ettiği şehit kanlarıyla şereflenmiş ve seçkin hale gelmiş şanslı topraklar. Çölün rengini değiştiren cihat ruhu.. Peygamber Efendimizin Mekke'den Medine'ye hicretine şahit olun, arızasız mahalline ulaşması için çırpınan devesinin mübârek ayaklarının çizdiği Hicret yolu. Süt annesi Halime'nin yanında iken süt kardeşi Şeyma ile koşuşturduğu çölün gölgelikle serinleyen parçası.
İşte Mukaddes topraklar denince buralar akla gelir. Hacca gitme imkânını bulamayan veya fırsatını yakalayamayan Müslümanlar, buraların tatlı hayalleriyle ve hacıların anlattıkları hikâyelerle yaşarlar. Rüyalarına girer, uykularını böler, gecenin serinliğinde “Allah’ım bir an önce bize de nasip et” diye dua ederler. Nihayet duaları kabul olur, hevesle ve heyecanla Mekke'ye doğru yollara düşerler ve özlemini çektikleri mukaddes beldeye kavuşurlar.
Dünyanın değişik bölgelerinden yollara düşen Müslümanlar kadın erkek, genç ihtiyar, siyah beyaz aynı mukaddes topraklara ve mekânlara gelirler. Renkleri, dilleri, ülkeleri ayrı olsa da inançları, niyetleri, aşk ve gayretleri aynı. Kâbe'nin manevi ikliminde sınırlı bir zaman içerisinde bir arada olurlar. İslâm ülkelerinin ve Müslüman toplumların temsilcileri Mukaddes Topraklarda İslâm'ın ihtişamını görürler. Müslümanlar, belki ömürlerinde bir defa bu muhteşem tabloya şahit olurlar, ama ömür boyunca unutamazlar ve hatırladıkça o muhteşem anı yeniden yaşarlar.
Hac vesilesiyle Mekke'ye gelen Müslümanlar, birbirlerini tanıma ve memleketleri hakkında bilgi edinme fırsatı bulurlar. Kültürleri, bilgi birikimleri, hayat tecrübeleri değişikte olsa aynı duygu ve heyecanı yaşadıkları için bakışlarıyla anlaşırlar ve birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini ifade ederler. Bu muhteşem topluluğun içerisinde Türk hacılarının da bulunması o havanın ve sevgi selinin ülkemize taşınmasına vesile olur.
Her yıl ülkemizden yetmiş binin üzerinde vatandaşımız Hac farizasını ifa etmek için Mukaddes topraklara gidiyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığının organizasyonunda yürüyen bu hizmet, memleketimize mahcup duruma düşürmeyecek ve ülkemizi temsil edecek bir düzeye ulaşmıştır. Hacılarımızın rahatça ve eksiksiz bu kutsal görevi ifa edebilmeleri için her türlü tedbir alınmaktadır. Türk hacılarının, yurt içinde ve yurt dışında verilen bu hizmetten son derece memnun olduklarına şahit oluyoruz. Bu günlerde hacı adaylarımız her yıl olduğu gibi kafile kafile Suudi Arabistan'a uçuyorlar. Allah hayırlı ve mübârek, gitmeyenlere veya gidemeyenlere de tez zamanda nasip eylesin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri