Türk çiftçisinin bitmeyen çilesi!

Dr. İbrahim Büyükeken

Türkiye bir zamanlar tarımda kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. 15 yıl öncesine kadar bu durum böyleydi. Türk çiftçisi ektiğinin karşılığını alıyor ve kazanıyordu. Köylerden şehre göç yok denecek kadar azdı…

**

Ne zaman liyakatsız insanlar Tarım Bakanı oldu. Türk tarımı ve çiftçisi kan kaybetmeye başladı. Hayatında eli toprağa değmemiş, hayatında buğday tarlası görmemiş insanlar Tarım Bakanı oldu…

**

Her göreve gelen bakan yeni bir kanun çıkardı, yeni bir yönetmelik çıkardı. Çiftçinin yükü arttıkça arttı. Masraflar, kuraklık, doğal afetler derken çiftçinin üzerindeki yük daha da arttı..

**

Harman sezonunda verim düşünce, borçlar kapanmayınca bankalardan kredi çekmeye başladılar. Borcu borçla kapatmaya çalıştılar. Borç üstüne borç bindi. Faiz belası çiftçinin ocağına incir ağacı dikti…

**

Borcunu ödeyemez hale gelen çiftçi tarlasını, traktörünü yok pahasına satıp şehre göçtü. Bankalar çiftçinin üzerine karabasan gibi çöktü. İpotekli tarlalara bir bir el koydular…

*

Varını yoğunu kaybeden Türk çiftçisi ekecek tarla bulamadı. Tarla bulsa mazot parası bulamadı. Elektrik parası bulamadı. Tarlalar boş kalmaya başladı. Türkiye tarımda kan kaybetmeye başladı…

**

Çareyi ithalatta bulduk. Geçici bir pansumandı. İneklerimize yedirecek saman bulamaz hale geldik. Cumhuriyet tarihinde ilk defa Ukrayna ve Bulgaristan’dan saman ithal etmeye başladık…

**

Sırbistan’dan, Fransa’dan, Polonya’dan et, Rusya’dan buğday, Çin’den fasülye, Kanada’dan nohut ve mercimik, ABD, Vietnam ve Tayland gibi ülkelerden pirinç ithal etmeye başladık…

**

Kırmızı et fiyatlarıyla baş edemeyicine Brezilya’dan Avustralya’dan Uruguay’dan angus getirmeye başladık. Anguslar daet sorununu çare olmadı. Yerli üretici mağdur edildi, yabancı üretici ihya edildi…

**

Köylü ne tarımdan  ne hayvancılıktan para kazanamayınca şehirlere göç başladı. Köylerde genç nüfus kalmadı. Köylerde çoban bulamaz hale geldik. Afganistan’dan çoban ithal etmeye başladık….

**

Afganistan’dan gelen gençler de olmazsa köylerde ne çoban bulacağız ne de çiftçi. Türk tarımının geleceği Afganistanlı gençlere emanet edildi. Önümüzdeki yıllarda daha fazla boş kalacak. Üretim daha düşecek…

**

Hollanda’nın yüzölçümü Konya kadar fakat tarımsal üretiminde gelir Türkiye’den 10 kat daha fazla. Adamlar bataklığı kurutup orada tarım yaparken, biz verimli arazilere inşaat dikiyoruz…

**

Çiftçi tarlasını ekmezse boş bıraksa daha karlı. Gübre masrafı, mazot masrafı ve elektrik parası derken çiftçinin eline 3-5 kuruş para ancak geçiyor. 40 derece sıcağın altında harman kaldıran çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor…

**

Emeğinin karşılığını alamayan çiftçi üretimi terk ediyor. Köyler boşalıyor. Şehirlerde nüfus yığılması meydana geliyor. Bu da sosyal sorunları da beraberinde getiriyor..

**

Türk çiftçinin çilesi bitmiyor. Hükümetin yanlış politikaları Türkiye’de tarım ve hayvancılığı bitme noktasına getirdi. Yol yakınken, yara derinleşmeden bir an önce acil eylem planı hazırlanmalı. Yoksa yarın çok geç olabilir…

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.