Turist var, turizm yok!

Merhaba Gazetesi'nin Konya'nın turizm potansiyeli üzerine yaptığı geniş çalışmada ortaya çıkan sonuçlar, Konya'ya gelen turist sayısının ciddi rakamlara ulaştığını fakat, turizm alanındaki yatırımların ve faaliyetlerin yetersiz olduğunu ortaya çıkardı.

Merhaba Gazetesi'nin Konya'nın turizm potansiyeli üzerine yaptığı geniş çalışmada ortaya çıkan sonuçlar, Konya'ya gelen turist sayısının ciddi rakamlara ulaştığını fakat, turizm alanındaki yatırımların ve faaliyetlerin yetersiz olduğunu ortaya çıkardı.

Anadolu Selçuklu'ya başkentlik yapmış ve Mevlana diyarı olan Konya'ya turistlerin ilgisi her geçen gün artıyor. Hz. Mevlana ile özdeşleşmiş Konya'da, birçok tarihi ve kültürel eser de bulunuyor. Çatalhüyük gibi dünyanın ilk yerleşim yerini ve Sille gibi yerleri de sınırlarında barındıran Konya'da, medrese, camii ve diğer müzelerde Konya'yı uğrak yer haline getiriyor. Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Sırçalı Medrese, Sahipata Cami, Alaeddin Cami, İplikçi Cami gibi günümüze kadar ayakta kalan Selçuklu eserleri, Konya'nın ilim şehri olduğunu turistlere gösteriyor. Çatalhüyük'ün UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları Listesi'ne alınması da, bölgenin daha fazla ilgi çekmesini sağlarken, Hz. Mevlana'nın dergahına gelen yıllık 2 milyon ziyaretçi de Konya'daki potansiyeli su yüzüne çıkartıyor. Merkezdeki gibi Konya'nın ilçelerinde de çok yüksek turizm potansiyeli var. Beyşehir, Seydişehir, Bozkır gibi ilçelerdeki Eşrefoğlu Cami, Seyit Harun Cami, Üçpınar Ulu Cami gibi eserler yer alırken, İpek Yolu'nun geçiş yolundaki, Konya Ovası'nda da, Zazadin Hanı gibi tarihten günümüze ayakta kalan birçok konaklama yerleri bulunuyor. Birçok turistik ögeye ev sahipliği yapan Konya'da bütün bu ögelerin yanında eksik noktalarda belirgin durumda. Turistlerin Konya'da kalıcı hale getirilememesi en büyük sorunların başında geliyor. Turistlerin konaklama süresi en kısa olduğu illerden bir tanesi Konya. Konaklama alanlarının yetersiz olması ve yeterli tanıtımın yapılamaması da ayrı bir sorun. Konya'daki turizm potansiyeli ve genel durum hakkında gazetemize bilgiler veren Konya İl Kültür Turizm Müdürü Mustafa Çıpan, "Konya'yı 2012 yılında yaklaşık 2 milyon turist ziyaret etmiştir. Bunun ortalama 400 bini yabancı turistttir. Lokal olarak turizm gelirini hesaplamak mümkün değildir. Turizimin 45 ayrı sektörle ilişkili olduğunu düşünürsek bir il veya bir bölge için müstakil olarak turizm geliri tespiti zor görülmektedir" dedi.


75 TANE OTEL, 85 TANE ACENTA VAR
Otel sayıları hakkında da bilgiler veren Çıpan, "Konya'da, Turizm Belgeli 21, Belediye Belgeli 54 otel bulunmaktadır. Turizm Belgeli 3 bin 831 yatak sayısı, Belediye Belgeli de 3 bin 44 yatak bulunmaktadır. Konya'da faaliyet gösteren 85 tane de seyahat acentası bulunmaktadır" diye konuştu.

JAPONLAR BAŞI ÇEKİYOR

Şehirde yapılan kültür-sanat ve turizm faaliyetleri, kongre, toplantı, fuar organizasyonları, şehrin ulusal ve uluslararası turizm pazarında karşılık bulan kültür ve turizm ürünleri olduğun belirten Çıpan,  Konya'ya sayıları itibari ile en fazla, Japonya, Güney Kore, ABD, Almanya, Çin, İtalya, Fransa, İran, Tayvan'dan ve birçok farklı ülkeden turist geldiğini ifade etti.

HEDEFLER YETERLİ DEĞİL

Turizmde varılmış olan hedefleri yeterli görmemek gerektiğini belirten Çıpan, "Mevcut turizm tesisleri kadar, tarımda olan tesislerde bulunmaktadır. Hz. Mevlana'nın varlığı, Selçuklu başkenti oluşu, milattan önce 9000 yıından günümüze birçok medeniyet barındırması Konyamız'ı dünya da en güzel şehirlerden bir tanesi yapmaktadır. Dünya kültür tarihinde yüzyıllardır var olan ve her geçen gün arta ilgi nedeniyle Hz. Mevlana için yapılan her türlü etkinlik önem arz etmektedir. Şeb-i Arıs törenleri sosyal, kültürel, sanatsal ve turizm yönlerini ihtiva etmesi nedeniyle benzeri olmayan bir etkinliktir. Bu faaliyetleri yalnızca bir turizm etkinliği olarak değerlendirmek eksik olur. Hz. Mevlana ve Şebi-i Arus törenleri yalnız Konya'nın değil ülkemizin de en prestijli kültür faaliyetlerinden bir tanesidir" ifadelerini kullandı.

2012'DE 2 MİLYON TURİST GELDİ

Konya'ya gelen ziyaretçi sayısının doğruya en yakın tespiti Mevlana Müzesi ziyaretçi sayısı olduğunu belirten Çıpan,  Mevlana Müzesi'nin 2012 yılında yaklaşık 2 milyon ziyaretçi aldığını söyledi. Konya'da turizm sorunundan bahsetmek yerine, turizm çeşitlilğinin artırılması ve tanıtım faaliyetlerinin sürdürülmesi, gerektiğini savunan Çıpan, böylece turizmden alınan payın büyütülmesi yönünde gayretleri gündemde tutmak gerektiğini belirtti.

YEREL YÖNETİMLER İSTEKSİZ

Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Mehmet Akif Çukurçayır, Konya'daki turizm değerlerinin birçoğunun ortaya çıkarılamadığını ve bunu yapmakta yerel yönetimlerde isteksizlik olduğunu söyledi. Bir şehirde turizmin canlandırılması için ilk başta yerel yönetimlere iş düştüğünü söyleyen Çukurçayır, Konya'daki yerel yönetimlerin uzun zamandır bu konuda adım atılmadığını belirtti. “Konya'nın birçok kente nasip olmayacak değerleri var ancak, bunlar ihmal edilmiş. Hz. Mevlana üzerinden gerçekleştirilen inanç turizmi var. İki milyon ziyaretçi geliyor. Onlarda bir günlük konaklama süresi ile geliyor. Bu durumun böyle olmasında en büyük sorun 25 yıllık büyükşehir olmasına rağmen, törenler ile ilgili olarak alt yapının olmamasından kaynaklanıyor” diyen Çukurçayır, Mevlevilik üzerinden turizm adı altında gösteri yapıp da çıkar sağlamaya çalışanların da yaptıklarının turizm faaliyeti adı altında doğru gösterilmeye çalışıldığını belirtip, Mevlana'nın değerlerinin yanlış yerlerde turizm adı ile yapılmasının doğru olmadığını ve kabul edilemeyeceğini belirtti.

DEĞERLERİ GÖSTEREN LEVHALAR DAHİ YOK

Konya'nın her ilçesinde değerlendirilebilecek turizim değerleri olduğu halde, sadece Mevlana Müzesi'ne hapsedilip, onun dışına çıkılmadığını belirten Çukurçayır, Konya'daki var olup da görünmeyen değerlerin ortaya çıkarılmasında duyarsız davranıldığını söyledi. Çukurçayır, “Çatalhöyük 10 bin yıllık bir şehir. Burayı dünya biliyor. Dünya litarütünde önemli bir yere sahip. Ama burası ile ilgili olarak Konya'da yeni yeni grişimlere başlandı ve şehrin giriş yerlerine orayı gösteren tabelalar konulmuş durumda. Bu kadar potansiyeli olan şehirde bu kadar mı duyarsız davranılır? Kilistra, Hristiyanlar için iyi bir turizm alanı olacakken, Konyalı'nın buradan haberi yok. Biz okul olarak, orada bir alt yapı oluşturmaya çalıştık. Yerel yönetimlerin dikkatini oraya çekmek için projeler yapıyoruz. Oranın peşini bırakmayı düşünmüyoruz. Ama Büyükşehir tarafından hala orayı gösteren bir tabela yapılmış değil. Sille'de aynı şekilde fazla tanınmıyor” diye konuştu. Turizm potansiyelinin artırılması için öneride bulunan Çukurçayır, ülkedeki diğer turizm şirketleri ile anlaşmalar yapılarak, Konya'ya getirilen turistlerin ilçelerdeki güzellikleri de görmelerinin sağlanması gerektiğini belirtti. Turizm alanında yeni yeni hareketlenmelerin olduğunu aktaran Çukurçayır, bu zamana kadar bu yapılanların bitirilmesi gerektiğini bu manada geç kalındıını belirtti.

ŞEHİRİN MEYDANLARA İHTİYACI VAR

İnsanların turizmde artık deniz ve güneş yerine nefes alabilecekleri yerleri tercih ettiklerini belirten Çukurçayır, Konya'nın da bu duruma uygun hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Çukurçayır, “İnsanlar tarih, kültür ve nefes alabilecekleri yerler arıyor. Artık, deniz ve sahilden bıktık.  İnsanlar, geçmişteki insan yaşamları ve kendi yaşamı ile bir bağ kurmaya çalışıyor ama bu konuda büyük eksiklerimiz var. Bunların aşılması gerekiyor. Bir başkent daima başkent diyoruz ama burada turizmleşmeye el verişli şehirleşme de gerçekleşmiş değil. Batı'da onlarca meydan ve açık alan var. Konya'da sadece Hükümet Konağı'nın bulunduğu yer var. Bir de yanlış düzenleme yapılarak ortaya çıkarılan Mevlana Müzesi alanı var. Böyle şehircilik olmaz. Gelen turistin ferah mekan görmesi lazım. Parklar kentin dışında. Şehrin içinde nefes alabilecek yer yok. Her yere otel ve alışveriş merkezi yapmak şehircilik değildir. Bu yapılanlar, Selçuklu ve Osmanlı geleneği ile hiçbir şekilde bağdaşmaz. Şehircilikte esas olan hayatı kolaylaştıran kentlerdir. Ama biz de bu ilkeler yok” dedi. Konya'nın eski kültürüne ait geleneklerin mimari açıdan yaşatılmadığını hatırlatan Çukurçayır, “Bu kentin hangi kültüre ait olduğuna dair hangi işaretler var? Minareleri çıkarın başka mimari yok.  Selçuklu'ya başkentlik yapmış bir şehirde binaların penceresi, dış cephesi, çatısı kapısı bir şekilde olsa olmaz mıydı? Yıkık dökük iki medrese ve minare var. Bir Aziziye Camii ve Mevlana Müzesi var. Başkent izlerini taşıyan başka ne var? Gökdelen yapmak, modern şehircilik yapmak değildir. Konya'da dağın yamacında öbek öbek bloklar var. Şehir merkezinde her yerde alışveriş merkezi, hastane, hipermarket var. Turizm gezmek görmek değil. Bunu kolaylaştırmak lazım. Konya'da 25 senedir büyükşehir belediyesi var ama turizm adına koskoca bir hiç yapıldı. Son 1 yılda güzel şeyler var. Bunların yoğunlaşması lazım” ifadelerini kullandı.

BAŞKENTLİĞİMİZİ NEDEN DEVAM ETTİR MİYORUZ?

Konya'nın şu anda Selçuklu Başkentliği yaptığının sözde kaldığını belirten Çukurçayır, bu manada etkinlikler yapılması gerektiğini belirtti. Çukurçayır, “Konya Selçuklu başkenti ise, Konya'da Selçuklu ile ilgili hangi anma toplantısı yapılıyor?. Senede bir gün, bir saat dahi bu etkinlikler yapılmıyor. 'Bir başkent her zaman başkenttir' diye yazmak kolay. En az senede bir hafta Selçuklu Başkenti olarak kutlanmalıdır. Selçuklu'nun yemekleri, müziği, folklorü, orada yaşatılmalıdır. Tarihsiz millet ruhsuz millettir. Türkiye'nin genelinde bu tür etkinlikler yok denecek kadar az ama Konya'da olması lazım. Devletin buna sahip çıkması gerekiyor. Selçuklu Mutfağı kitabı dünya mutfağı kitapları arasında birincilik aldı. Ama Konyalı'nın Selçuklu'dan haberi yok fakat, övünüyoruz. Başkentin izleri nerede?” diyerek Selçuklu Devleti'ne ait etkinliğin yapılmamasına tepki gösterdi.

merhabahaber.com İBRAHİM ÇİÇEKÇİ-MUSTAFA ÖZÇELİK

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri