Tüccar Konya'ya gelecek

Konya Ticaret Borsası'nın 100 bin tonluk dev lisanslı depoculuk tesisi sayesinde Konya Ovası'nda üretilen hububatın ticareti de Konya'da yapılacak

Ayrıca Tohum Tescil ve Sertifikasyon Merkezi ile Konya dünyadaki ender tohumculuk merkezlerinden olacak

Konya Ticaret Borsası'nın 2023 vizyonu çerçevesinde Konya'ya kazandıracağı ve ilk etapta 100 bin tonluk bir tesis olan lisanslı depoculuk merkezinin yapım inşasına başlandı. Tesisin 2013 yılında hizmete girmesi hedefleniyor. Konuyla ilgili Merhaba'ya bilgi veren Konya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Hüseyin Çevik, “Türk tarımı ve hayvancılığına yüz yıldır hizmet veren Konya Ticaret Borsası, kurumsal sorumluluğu ile sektör için çalışmalarına devam etmektedir. Borsamız Türkiye’de Elektronik Satış Salonu ile bir ilki gerçekleştirmiş, modern borsacılığın ve lisanslı depoculuğun alt yapısını oluşturmuştur. Stratejik planımız kapsamında lisanslı depoculuk çalışmalarımız başlamış, ilk etapta 100 bin tonluk silomuz 2013 yılında hizmete girecektir” dedi.


KIYMETLİ EVRAK DEĞER KAZANACAK
Lisanslı depoculuk çalışmalarının aslında bir sistem işi olduğunu dile getiren Hüseyin Çevik, “Lisanslı depoculuk çiftçinin ürününü depoya koyması ve zamanı gelince satması olarak algılanmamalıdır. Bu sistem tarım ve tarıma dayalı sanayinin, ekonominin bütünü ile sıkı bağlarla entegredir. Çiftçi buğday, pamuk veya fındık gibi ürününün hasadını yapıp Bakanlığın öngördüğü bütün şartları yerine getirmiş tesise, yani lisanslı depoya ürününü koyduğunda lisanslı depo işleticisinden bir 'ürün senedi' alacaktır. Söz konusu ürün senedi 'kıymetli evrak' hükümlerine tabidir ve başka bir ifade ile çiftçi aldığı ürün senedini teminat veya rehin olarak gösterebilecek ya da ciro edebilecektir. Bu arada ürünü en güvenli biçimde muhafaza edilirken, ürün karşılığı yani ürünü temsil eden kıymetli evrak çiftçinin büyük güvencesi olacaktır” diye konuştu. Özellikle bitkisel üretimde hasat döneminin çok kısa olduğunu, en fazla 2-3 ay sürdüğünü söyleyen Çevik, “Oysa üreticinin nakit ihtiyacı bütün bir yılı kapsamaktadır. Elindeki ürün senedi ile çiftçi hem ürününü hemen hasat sonrası tamamını satmak zorunda kalmayacak hem de kurulacak 'Ürün İhtisas Borsası'nda yıl boyu sahip olduğu kıymetli evrakı değerlendirme imkânı bulmuş olacaktır. Ürün senetlerinin borsada alınıp satılabilme hususiyeti bir yandan küçük tasarruf sahiplerine yeni bir kazanç kapısı açarken diğer yandan da genelde Türk ekonomisine, daha özelde ise tarım ve tarımsal sanayi sektörüne alternatif ve yeni finansman kaynağı oluşturacaktır. Çiftçimiz sadece birkaç aya sıkışan hasat ve nakit bulma döneminden kurtulacak, pamuğunu, hububatını gelecekte hangi fiyatta satabileceğinin hesabını yapabilecektir. Tüccar, sanayi ve ihracatçı ürün fiyat ve stok/sevkiyat durumunu bugünden öngörebilecektir. Lisanslı depoculuk sistemi hali hazırda ABD'den Hindistan'a kadar birçok ülkede uygulanmaktadır” diye konuştu.


TARIM POTANSİYELİ TİCARETTE DEĞERLENDİRİLECEK
Hububat ambarı Konya'nın büyük tarım potansiyelini, üretimin yanı sıra ticarette de değerlendirmek istediğini söyleyen KTB Meclis Başkanı Hüseyin Çevik, “AB uyum yasaları, gıda güvenliği ve ihtiyaçlar doğrultusunda artık açık yığınlara depolama yapılmayacaktır. İstenildiği gibi gıda normlarına göre depoculuk ve ürün ticareti yapılacaksa modern yeni depo ve depoculuk faaliyetleriyle birlikte lisanslı depoculuk sistemine geçilmelidir. Bunun için öngörülen 300 bin tonluk yeni depoların tarıma ve tarımsal ticarete kazandırılması için Konya Ticaret Borsası da stratejik planı kapsamında lisanslı depoculuk çalışmalarına başlamıştır. 300 bin ton kapasiteli depo inşaatının 100 bin tonluk kısmı 2013 yılı içerisinde bitirilecektir. Lisanslı depoculuk ile sanayiciler ve tacirlerimiz, depo inşa etme maliyetinden kurtulup, asli faaliyetlerine yoğunlaşacaklardır. Talep ettikleri miktar, tür ve kalitedeki ürünü güvenilir şekilde, elektronik ortamda mekan sınırlaması olmaksızın kısa zamanda temin edeceklerdir. Üreticimiz açısından da pazarlama, ürünün sağlıklı depolanması, muhafazası, farklı kalitedeki ürünlerin farklı depolarda muhafaza edilmesini sağlayacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.


KONYA TOHUMCULUK İÇİN EN UYGUN YER
Tohum Tescil ve Sertifikasyon Merkezi ile ilgili de değerlendirmede bulunan KTB Meclis Başkanı Hüseyin Çevik, Konya'nın dünyada tohumculuk üretimi için uygun iklim koşulları açısından uygun koşullara sahip ender bölgelerden biri olduğunu ve bu potansiyeli harekete geçirmek istediklerini dile getirdi. Lisanslı depoculuk aslında bir 'sistem'dir. Lisanslı depoculuk çiftçinin ürününü depoya koyması ve zamanı gelince satması olarak algılanmamalıdır. Bu sistem tarım ve tarıma dayalı sanayinin, ekonominin bütünü ile sıkı bağlarla entegredir. Çiftçi buğday, pamuk veya fındık gibi ürününün hasadını yapıp Bakanlığın öngördüğü bütün şartları yerine getirmiş tesise, yani lisanslı depoya ürününü koyduğunda lisanslı depo işleticisinden bir 'ürün senedi' alacaktır. Söz konusu ürün senedi 'kıymetli evrak' hükümlerine tabidir ve başka bir ifade ile çiftçi aldığı ürün senedini teminat veya rehin olarak gösterebilecek ya da ciro edebilecektir. Bu arada ürünü en güvenli biçimde muhafaza edilirken, ürün karşılığı yani ürünü temsil eden kıymetli evrak çiftçinin büyük güvencesi olacaktır. Özellikle bitkisel üretimde hasat dönemi çok kısa, en fazla 2-3 ay sürmekte, oysa üreticinin nakit ihtiyacı bütün bir yılı kapsamaktadır. Elindeki ürün senedi ile çiftçi hem ürününü hemen hasat sonrası tamamını satmak zorunda kalmayacak hem de kurulacak “Ürün İhtisas Borsası”nda yıl boyu sahip olduğu kıymetli evrakı değerlendirme imkânı bulmuş olacaktır.    

Ürün senetlerinin borsada alınıp satılabilme hususiyeti bir yandan küçük tasarruf sahiplerine yeni bir kazanç kapısı açarken diğer yandan da genelde Türk ekonomisine, daha özelde ise tarım ve tarımsal sanayi sektörüne alternatif ve yeni finansman kaynağı yaratacaktır. Çiftçimiz sadece birkaç aya sıkışan hasat ve nakit bulma döneminden kurtulacak, pamuğunu, hububatını gelecekte hangi fiyatta satabileceğinin hesabını yapabilecektir. Tüccar, sanayi ve ihracatçı ürün fiyat ve stok/sevkiyat durumunu bugünden öngörebilecektir. Lisanslı depoculuk sistemi hali hazırda ABD'den Hindistan'a kadar birçok ülkede uygulanmaktadır.
Hububat ambarı Konya büyük tarım potansiyelini, üretimin yanı sıra ticarette de değerlendirmek istemektedir. AB uyum yasaları, gıda güvenliği ve ihtiyaçlar doğrultusunda artık açık yığınlara depolama yapılmayacaktır. İstenildiği gibi gıda normlarına göre depoculuk ve ürün ticareti yapılacaksa modern yeni depo ve depoculuk faaliyetleriyle birlikte lisanslı depoculuk sistemine geçilmelidir. Bunun için öngörülen 300 bin tonluk yeni depoların tarıma ve tarımsal ticarete kazandırılması için Konya Ticaret Borsası da stratejik planı kapsamında lisanslı depoculuk çalışmalarına başlamıştır. 300.000 ton kapasiteli depo inşaatının 100.000 tonluk kısmı 2013 yılı içerisinde bitirilecektir. Lisanslı depoculuk ile sanayiciler ve tacirlerimiz, depo inşa etme maliyetinden kurtulup, asli faaliyetlerine yoğunlaşacaklardır. Talep ettikleri miktar, tür ve kalitedeki ürünü güvenilir şekilde, elektronik ortamda mekan sınırlaması olmaksızın kısa zamanda temin edeceklerdir. Üreticimiz açısından da pazarlama, ürünün sağlıklı depolanması, muhafazası, farklı kalitedeki ürünlerin farklı depolarda muhafaza edilmesini sağlayacaktır.”Tüm şartları en uygun seviyede tutsak ancak sadece elimizdeki tohumluğun genetik değeri kadar ürün alabiliriz” diyen Çevik, “Dünyada artan tarımsal üretimde yüksek kaliteli tohumların çok önemli bir rolü vardır. İyi bir tohumun verim artışına katkısı yüzde 50 civarında olmasına rağmen tohumu değiştirmenin ilave maliyet artırışı yüzde 2 kadar olmaktadır. Bu da bizlere tohumun ne kadar önemli bir girdi olduğunu göstermektedir. Tohumu tarımsal bir girdinin ötesinde endüstriyel bir ürün olarak da ele alabiliriz. Tohum yetiştirmek için en önemli etkenler dünya enlemindeki yer ve sulamadır. İstenmeyen yağışların olmaması da çok önemlidir. Bu şartlar sağlandığında dayanıklı ve çimlenme gücü yüksek verimli tohumlar elde edilebilmektedir. Yüksek gece-gündüz sıcaklık farkıyla Konya Ovası, dünyanın bir kaç önemli tohumculuk merkezinden biridir. Çok sayıda yabancı firma burada tohum üretimi yapıp dünyaya satıyor. Yabancı firmalar burada ağırlıklı olarak ayçiçeği, buğday, patates, ıspanak tohumu ve kabak çekirdeği gibi bitkilerin tohumlarını yetiştiriyor. Uygun iklim ve toprak koşullarının yanı sıra üniversitelerimiz, araştırma kuruluşlarımız ve Teknokentimizin varlığı ile tohumculukta Konya bir silikon vadisi olacaktır.
Türkiye'nin tahıl ambarı Konya, sertifikalı tohumculukta da adını duyurmaya başladı. Hibrit ayçiçeğinde yüzde 95, patateste yüzde 73, arpada yüzde 42 ve buğdayda yüzde 31 oranında tohum üretimi Konya'dan karşılanıyor” diye konuştu.
ÖZEL ÜRETECEK, DEVLET DENETLEYECEK
Tohum üretiminin artık özel sektör tarafından yapılacağını, devletin de denetim ve kontrol yapacağını söyleyen Çevik, “Konya aldığı destek miktarı, sertifikalı tohum üretimi ve kullanımında bir numara. Hem en fazla desteği alıyor, hem en fazla üretimi yapıyor. Konya ile ilgili özel çalışmalar var. Konya Ovası tarım havzaları içerisinde önemli tohumluk üretim havzası haline gelmiştir. Tahıl ambarını tohum ambarı da yapabilmek için özel bölgeler ilan etmek gerekecek ki, Konya bunların başında geliyor. Sadece buğdayı ve arpayı ele alırsak toplam 150.000 ton tohumluk üretilmekte, her 20 tonun bir tohumluk partisi olduğu kabul edildiğinde, tekerrür dikkate alınmadığında sertifikasyon için laboratuvarda yaklaşık 21.000 ayrı analiz (fiziki analiz, kilogramda adet analizi ve çimlendirme analizi) gerekmektedir. İlimizde hasat Temmuz ayında yapılmakta, Eylül ayında tohumluk tedarikleri yapılmakta ve Ekim ayı içerisinde de ekimler gerçekleşmektedir. Bu süre yaklaşık iki ay olup, bu sürede analiz için örneklerin alınıp, Ankara da bulunan Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü’ne gönderilmesi, analizlerin yapılıp, raporların hazırlanıp, sertifika etiketlerinin gönderilip, etiketlendirme ve satışın gerçekleştirilmesi gerekiyor. Çoğunlukla, sertifika etiketleri yukarıda belirtilen sayısal boyutlar dikkate alındığında zamanında ilimize gönderilememekte, bu da üreticinin zamanında sertifikalı tohumluk tedariki yapamayarak, sertifikasız tohumluk kullanımına yönelmesi sonucu ortaya çıkarır iken, bir kısım sertifikalı tohumlukların ise depoda kalmasına neden olmaktadır” dedi.
HABER MERKEZİ

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri