Yenidünya düzeni ifadesini ilk defa hangi yıl duymuştunuz?
Veya yenidünya düzeni sizin için ne ifade ediyordu, bu gün gelinen noktada ne ifade etmeye başladı.
Yeni haydut dünya düzeninin başkanlığına soyunan Trump’ un kibirle “Biz kâinattaki en büyük devletiz; bizden daha güçlü kimse yok, gücümüzü durdurabilecek hiçbir kuvvet bulunamaz” ifadeleri gelinen noktanın ne olduğunu gösteriyor.
Aslında bunun ilk belirtileri dışişleri bakanı Pompeo’nun küstahça söylediği “Herkesi irademize boyun eğdirmek için eşi benzeri görülmemiş baskılar uygulayacağız” sözleri ile ortaya çıkmıştı ama kendilerini ulus devletlerin sahibi olarak görenler bir karşılık vermemişlerdi.
Her iki açıklamanın arka arkaya yapılması ve konuşmaların sadece bu iki bölümünün kamuoyu ile paylaşılması asla tesadüf değildir.
Gelişmeler yavaş yavaş olsa da biz en başta ifade etmiş olalım.
Geldiğimiz noktada dünya Trump cinsi olanların yeni düzenini kabul etmiş görünüyor. Bu nedenle “Trump Dünya Düzeni” nin en önemli silahının elimizdeki ve evimizdeki teknoloji olacağını ifade ediyoruz.
İsimlere ve olaylara takılmayacağız. Çünkü bulunduğu makam ve mevkide herkes Trumplaşarak haydutluk örneği veriyor. Venezüella Devlet Başkanı Maduro ve eşinin yatak odasının basılarak kaçırılması ile başlamadı bu yeni haydutluk düzeni. Elbette Trump’ da ölümsüz değil. Ölünce yerini alacak kişi de aynı sistemi devam ettirmekle yükümlü olarak iş başına getirilecek.
“Yenidünya düzeninde” insanların normal olarak bildikleri veya normal dedikleri her şeyin son iki yıl içinde değiştirildiğini hatırlatalım.
Yeni düzende hoş görü yok, duygusallık veya empati yok, muhalefet yok, bunların yerine egemen devletlerin de üstünde bulunan “küresel gözetim ve fişleme” yöntemiyle tam otoriter teknolojik bir soygun rejimi yerleştirilecek.
7 Ekim 2023 sonrasında başlatılan yenidünya düzeninde Gazze’de yaşananlar sadece Filistinlilere yönelik yapılmadı. Teknolojinin erişebildiği dünyanın her köşesinde Gazze’ye tepki veren insanların da şu an “Elektronik Nakba” sürecinde olduğunun ispatı oldu.
Trump’ ın güç takıntısı ve kurumları aşağılaması, Amerikan devlet mekanizmasında yaşanan büyük çatlaklar sebebiyledir.
Arka plandaki esas neden, ABD’nin artık yürütülemeyecek ölçüde büyümüş olan dış borçlarıdır.
Ukrayna-Rusya savaşının sona erdirileceği veya orta doğuya barış getirmek gibi bahanelerle saldırganlık yapmasının, Venezüella’da rejim değişikliği peşinde koşmasının temel nedenleri, bu borç yükünü çeviremeyen petro-dolar sistemi ile Monroe 2.0 Doktrini kapsamında paylaşımına düşen Güney Amerika’daki arka bahçe devletlerinin, kontrolden çıkmış olmasıdır.
ABD arka bahçe haritasını değiştirip eski haline getiremezse Çin ve Rus etkisiyle "Siyonist-Haçlı" ittifakı operasyonel kabiliyetini kaybedecek, batı dünyası yeni çatışmalar ve ekonomik krizlerle sarsılacak, istihbarat servisler ve askeri yapılar üzerindeki kontrolü kaybedecek ve sonuçta kendi halkıyla savaşan veya iç karışıklıklarla boğuşan bir devlet haline gelecektir.
İran, Rusya ve Türkiye gibi devletlerin uygulamaya çalıştıkları "onlar bize saldırmadığı sürece onlarla çatışmamak" stratejilerinin de işe yaramadığı, son Grönland ve Ukrayna talepleri ile ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Trump un yeni düzeninin en önemli silahının, elimizdeki ve evimizdeki teknoloji olacağını ifadesine dönecek olursak, toplumların ekonomik krizler, artan eşitsizlik ve liderlere olan güven kayıplarına rağmen, tüketim çılgınlığı ile sahip oldukları tüm elektronik cihazlar, insanların felaketi olmaya adaydır.
Siyonist-Haçlı ittifakının ileri karakolu İsrail, çok bilinçli ve açık bir şeklide artık sadece Filistin’i ve orta doğuyu değil, teknoloji üzerinden tüm dünyayı resmen kontrol ettiğini gizlemeye bile ihtiyaç duymamaktadır.
Bunu da başbakanları ağzıyla salonda bulunanlara, “Bu odada cep telefonları var mı? İşte elinizde tuttuğunuz her telefonun içinde İsrail’in bir parçası vardır” sözleriyle kurmuş oldukları kontrol gücünün ne kadar geniş olduğunu ilan etmişlerdir.
FARKINDA MIYIZ?
Teknoloji sayesinde, egemen devletlerin sınırları, paraları, ülke politikaları ve nüfusları ve özgürlük sınırları, hükümetlerin ellerinden alınıp, teknolojiye sahip olanların ellerine geçmesi ve tek merkezden yönetilmesi hedefleniyor.
Bakmayın siz ikide bir Trump ile Elon Musk’un aralarının açıldığına dair sözlere. Dünya zenginliğine el koyma, kalkınmanın önüne geçmiş, insanlar bir kez daha hayal kırıklığına uğratılmıştır.
Bilinenin aksine Starlink de artık sivil değil, elektronik harp uzaya taşındı ve son örneğini İran’da yaşanan olaylarda gördük.
Yenidünya düzeninin en önemli silahı teknolojidir dememiz bundandır.