Transfer ve fikstür

Recep Çınar

Önce transferler...

Transfer ya da takviye niye yapılır?

Benim futbol aklım bu soruya şöyle cevap verir...

Takımdaki eksiklerin giderilmesi, kadronun zenginleştirilmesi, yatırım amaçlı ve en önemlisi de beklentilere cevap verilmesi için...

Torku Konyaspor yönetiminin eksiklerin giderilmesi noktasında istediği sonucu aldığını söylemek mümkün değil...

Çünkü, iyi bir atan ile iyi bir tutan transfer edilmedi...

Gekas bir tarafa, muadili bile alınamadı...

Aynı şey İtanjde için de geçerli...

Onun da boşluğu şu ana kadar doldurulamadı...

Şu da var, yönetim bu konuda yatmıyor...

Onu net biliyorum...

Çalışıyorlar...

Hem forvet hem de kaleci transferinde hata yapmak istemeyen yöneticiler, yoğurdu üfleyerek yiyorlar...

Çünkü, hem Gekas hem de itandje noktasında ağızları çok yandı...

Forvet konusunda İspanya liginde oynayan bir oyuncu ile bugün yarın masaya oturabilir Torku Konyaspor yönetimi...

Kaluuche konusun da bir gelişme olabilir...

Bu iki oyuncudan birisi yeşil-beyazlı formayı giyer, ama hangisi?

Bu konu 2-3 gün içinde netleşir...

Kaleci konusunda ise çalışmalar sürüyor...

Yerli mi olacak, yabancı mı?

Kısa zaman için de bu sorunun da çözüleceğini tahmin ediyoruz...

Çünkü, zaman daralıyor...

Torku Konyaspor'da forvet ve kaleci dışında önemli bir eksiklık yok...

Şunun altını çizmekte yarar var; gelecek vaad eden bir oyuncu alınmadı, ama gidenlerden daha kaliteli, takıma daha katkı koyacak oyuncular alındı...

Yeni transferler için net şeyler söylemek mümkün değil...

Özellikle yabancıları görmedik, izlemedik...

Net bir fikrimiz olmadan da yorumlamak olmaz...

Hleb'i, Djalma'yı, Uğur İnceman'ı biliyoruz...

Takıma katkı koyacaklarından kuşkumuz yok...

Ama diğerleri için yorum yapmak erken...

Herşeye rağmen, yapılan transfer çalışmaları ile eksikleri gidermek bir yana, kadro zenginliği de oluşturularak, ligin en iddialı takımı haline geldiği söylenebilir Torku Konyaspor'un...

İddialı olacak belki, ama iyi bir kaleci ve iyi bir golcü transferi ile ilk 5'i zorlayabilir yeşil-beyazlı temsilcimiz...

Burada en büyük görev ya da sorumluluk, “Transferlerden memnunum” diye demeçler veren Mesut Bakkal'a düşüyor...

İşi düne nazaran daha zorlaşsa da Bakkal'ın, işkembeden mi atıyor, birilerine şirin mi görünmeye çalışıyor, zaman içerisinde bekleyip göreceğiz...

Bakkal, sadece takımın değil, kendi performansını da artırmak zorunda...

Çünkü, yepyeni bir stad, ekonomik olarak kötü olmayan, büyük bir taraftar desteği olan ve Hleb gibi, Djalma gibi, Rangelov gibi, Torje gibi oyunculara sahip bir takımın teknik adamıysanız, “omuzum yamızım” deme hakkına sahip değilsiniz...

Üstelik transferi bitirilmeye çalışılan yabancı bir forvet ve bir kaleciyi de unutmamak kaydıyla...

Torku Konyaspor'un bütün bu artılarına Bakkal yetecek mi?

Bekleyip göreceğiz...

Yukarıda da belirttiğim gibi, hem şehri hem de takımı yönetenler, Konya'nın da, Konya'nın takımının da çıtasını yükselttiler...

Umarım teknik ekip olarak bu çıtanın altında kalmazsınız, çıtayı daha da yükseltmenin hesabını yaparsınız...

xxx

Ve fikstür...

Son yılların en iyi fikstürü çekildi...

Torku Konyaspor Asbaşkanı Ali “Kaya” gibi değil, pamuk gibi bir fikstür çekmiş...

Eline sağlık...

Ama, “Fikstür iyi” diyerek ipe un sermemek lazım...

Dünya'nın en zorlu liglerinden birisi olan Süper Lig takımıyız...

Tabi ki diğer 17 takım da...

Anneler değil babalar ligindeyiz...

Fikstür için “şanslı fikstür” diyebiliriz...

O kadar.