Torku Konyaspor ders verdi

.

Özlenen tablo ile başlayalım. Doğrusu tıklım tıklım tribünleri özlemişiz. O heyecanı özlemişiz. Süper ligin havası da heyecanı da bir başka olunca atmosfer de değişiveriyor.

Daha stadyuma yaklaşmadan olağanüstü trafik ve yaya akışı içinizi kıpırdatmaya yetiyor. Kolay değil. Taraftar bile içi titreyerek heyecan ile stadyuma adım atar da o gencecik futbolcular hele de Fenerbahçe gibi bir dev karşısında mücadele edecek olmanın verdiği dayanılmaz baskı ile sahaya adım atmaz mı sorarım size?

Mesela; Abdülkerim ve defansın en sağlam adamlarından olan Selim bile düşünsenize biri 1994 birisi 1991 doğumlu. Bu çocuklar Emre’yi Musa Show’u televizyonlarda izleyerek büyürken bir anda rakip olarak aynı sahada mücadele etmenin verdiği heyecanla yüzyüze geldiler. Kolay mı?. O gençler gibi nice cengaver var Torku Konyasporda. Düşünsenize takımın yaş ortalaması 23.

Bu bile ilk yarıdaki tutuk ve etkisiz Torku Konyaspor’u özetlemeye yeter. Heyecan, bazen yapmak istediklerinizi, yapabileceklerinizi engeller. Kabiliyetiniz olsa bile engeller. Torku Konyaspor’da ilk yarıda bunu yaşadı.

Heyecanın sonucu, hele de Fenerbahçe gibi bir rakip karşısında basit bireysel hatalarla yenilen 2 golle mağlup girilen soyunma odasında olağanüstü motivasyon sağlayan hocanındır bu galibiyet. Uğur hoca öyle güzel motive etmiş, “Ya yenilin, 3 yiyin 4 yiyin ama adam gibi oynayın. Siz karakterinizi gösterin yeter” deyip gençleri o kadar güzel şartlandırmış ki anlatacak kelime bulamıyorum. Helal olsun. Kaybedecek bir şeylerinin olmadığını anlayan kartallar da hocanın yerinde taktikleri ve oyuncu değişiklikleri ile bambaşka bir kimliğe büründüler. Hocanın sitemi ve tatlı sert fırçaları işe yaradı kısacası.

Bu duyguyla sahaya çıkan gençler de 2. yarıda adeta futbol dersi vererek Fenerbahçe’yi sahadan sildiler. Cesaretle saldırmaları, hocalarının verdiği her taktiği harfiyen yerine getirmeleri müthişti.

2 golle devreyi tamamlamanın verdiği havayla sahaya çıkıp rakibini küçümseyen Fenerbahçe gerçekten de ağır bir ders alıyordu. Tek tek yazmak çok da doğru değil ama özellikle Selim ve penaltı yaptırmasına rağmen daha da bilenerek hırslanan ve rakibini dağıtan Erdal ile Thorvaldsson ve Ali Çamdalı parlayan öne çıkan isimler oldular. Hatalı gol yemesine rağmen İtanje çok iyi bir transfer olduğunu ispatlayarak iki önemli kurtarışa imza attı ve “Kale emin ellerde” mesajı verdi.

En önemlisi defansımız çok iyi. Bu takım çok iyi işler başarabilecek kıvama geldiğinde neler olur hep beraber göreceğiz. Kale ve defans sağlam olduktan sonra korkuya yer yok. Tabi havaya girmemek şartıyla. Bu konuda da hocamıza güvenimiz tam. Gençleri çok daha iyi yerlere getirme adına mücadelesini saygıyla takip ediyoruz.

Sözün özü Konya’nın böyle bir heyecana ve muhteşem bir başlangıca ihtiyacı vardı. Yaşanan onca can sıkıcı olay sonrası büyük bir maç ile başlanması önemliydi. Yahu düşünsenize 2 farklı mağlup girdiğiniz soyunma odasından cesaretle çıkıp Fenerbahçe gibi bir takımı sahadan siliyorsunuz, müthiş gollerden sonra taraftarınız “Üç-Üç” “Dört-dört” sloganları atıyor.

Bunu kaç takım başarabilir ki..

Bu başarıyı sağlayan tüm ekibe ve yönetime alkışlarımızı gönderiyoruz. Sırada Sivas, sonrasında da Konya’da Kasımpaşa ile mücadele edilecek. Aynı ciddiyetle devam edilmesi gerek.

Spor dolu günler dileğiyle…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri