Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Mustafa Serdar Işık, rant planları ile büyüme yönündeki kentleşme politikalarının oluşturduğu sağlıksız kentleşmenin bedellerinin topluma ağır biçimde ödetildiğini söyledi
Her yıl Ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanmakta olan Dünya Mimarlık Günü, nedeniyle basın toplantısı düzenleyen Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Mustafa Serdar Işık, rant planları ile büyüme yönündeki kentleşme politikalarının yarattığı sağlıksız kentleşmenin bedellerinin topluma ağır biçimde ödetildiğini söyledi. Oda binasında yönetim kurulu üyeleri ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Türkiye geneli ve şehrimizde mimari sorunlara değinen Işık, “Gündem denince maalesef güzel şeylerden söz etmek pek olası değil. II. Dünya Savaşı’nın üzerinden yarım yüzyılı aşkın bir süre geçtikten sonra, dünyamız yeniden savaşları, açık işgalleri, mimarlık ve kent yıkımlarına tanık olmaktadır. Doğal kaynaklar ve kentler üzerindeki rant operasyonları ile örtüşen bu süreç, sonuçları itibariyle insanlığın bütün geleceğini tehdit etmektedir. Türkiye ve çevresi, her bakımdan sancılı, açık işgallerin ve çatışmaların yaşandığı kültürel, kamusal ve mekânsal kayıpların arttığı, barış ve esenlikli bir gelecek umutlarının umutsuzluğa dönüştüğü böyle bir sürecin tam da merkezinde yer almaktadır” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sorumluluğundaki, doğal sit alanları ve Orman Bakanlığı’nın sorumluluğundaki, milli parklar, tabiat koruma alanları gibi doğal zenginliklerin uzmanlaşmış bakanlığın elinden alındığına da dikkat çeken Işık, “Anıt ağaçlarımız bile Çevre Şehircilik Bakanlığı’na bağlandı. Aynı alanları yıllardır koruyan temel kurumlarımızın varlıkları ile birlikte oluşturdukları duyarlılık geleneği de yok edildi. Böylece, örneğin yaylalar, kırsal yerleşimler gibi doğayla uyumlu yaşam kültürünü yansıtan alanların, koruma kurullarının, doğal sit kararlarıyla imar baskısından korumaları engellenirken, bu yöndeki 50 yıllık bilimsel ve kurumsal birikim işlevsiz kılınmış oldu. Dahası bir yatırımcı, Türkiye’nin herhangi bir yerinde yatırım yapmak isterse, belediyeler onun 3 ay içinde imarını, ruhsatını vermezse, bakanlık re sen verebilecek” diye konuştu.
Kent planlarının bütünselliği sağlamada yerel yönetimler devre dışı bırakılmasının kabul edilecek bir durum olmadığını da ifade eden Işık ve tüm belediyelerin bu karara karşı çıkmalarını istedi. Işık, “Belediyelerin imar ve inşaat yetkileri de büyük oranda ellerinden alınmasının sonucunda, ülkenin tüm doğal ve kültürel alanları ile kamu alanlarındaki her türlü yapılaşma kararlan, üstelik sınırsız ve denetimsiz imar yetkileriyle merkezi yönetime bağlanmış oldu. Böylelikle şehir merkezindeki arazilerin konumunu bilmeyen kişiler imar konusunda karar verebilecek. Bu kesinlikle doğru bir karar değil. Bu karar belediyelerden istediklerini alamayanların Ankara’dan işini bağlayan rantçıların işine yarayacak” şeklinde konuştu.
Açıklamasının sonunda Konya’nın gündeminde olan stadyum projesinin durumunu da değerlendiren Işık: Şehrimizde taş üstüne taş koyan her kişi ve kuruluş bizim için son derece değerlidir. Ancak mevcut Atatürk Stadyumu ve çevresinin de rant amaçlı değerlendirilmesine de sessiz kalmamız söz konusu dahi olamaz. Şehir ve hemşehri belleğinde çok önemli yere sahip olan yakın dönem mimari eserleri olan Konya İl Halk Kütüphane binası, Atatürk Stadyumu ve diğer Cumhuriyet dönemi eserlerin kültürel miras olarak korunması en önemli ödev ve görevimiz olmalı.”
ALİ SAİT ÖGE