THY ve tanıtım toplantısı

Recep Çınar

Üç saatlik gecikmenin nasıl telafi edileceğini pilot kısa ve öz açıkladı...

“Sevgili misafirlerimiz, bu üç saatlik gecikmeyi havada telafi edeceğiz!...”

“Nasıl yani” diye birbirimize “ödü patlamış angut” gibi bakarken, pilotun bu açıklamasından şunu çıkardım kendimce...

“Kestirmeden yardırıvırdığımızınan İstanbul'a uçacağız” demeye getirdi anladığım kadarıyla...

İyi de nasıl olacak?

Havadan İstanbul'a kestirmeden nasıl gidilecek?

Pilot abi bizim bilmediğimiz bir “rota”yı mı takip edecek?

Kimbilir...

Elbette vardır bir bildiği...

Dolayısıyla da yolculardan kimsenin gıkı çıkmıyor...

Aradaki gaz kaçaklarını saymıyorum tabi ki...

“Pilot bizi ışınlayacak” sanırım dedim yanımdaki Selahattin Akçakaya'ya...

Öyle ya, yerdeki üç saatlik rötar havada nasıl telafi edilir?

“Bu üç saatlik gecikmeyi havada telafi edeceğiz” cümlesinin başka bir izahı olabilir mi?

Sordum bir görevliye, “pilot kanat mı takacak?” diye...

Cevap sadece inceden bir tebessüm oldu...

Hoş, pilot kestirmeden yardırdı mı, yardırmadı mı, onu da pek anlayamadık...

Çünkü, daha önceki uçuşlarla bir farkın olmadığının farkına vardık Yeşilköy'e ayak bastığımızda...

Stresli bir uçuş oldu vesselam...

Dönüşümüz mü?

“Kahvaltıyı gazetede yaparız” diye düşünmüştüm...

Öğle yemeğine zar zor yetiştik...

İstanbul'a gidiş ile Konya'ya dönüş maceralı oldu anlayacağınız...

Bu arada kafilede Anadolu Selçukluspor Başkanı Mehmet Günbaş'da var...

O patlamaya hazır bomba olduğumuz anlarda “makara” yapmasa daha çok gerilip, Ajda Pekkan, pardon davul gibi olacağız...

İyi ki Günbaş vardı da, gazımızı aldı...

Özetlersem; Konya'da yaşamayı, Konya'yı içimizde yaşatmayı bir kültür haline getirmezsek, getiremezsek Konyalılar olarak bu tür yazıları sadece bizler değil, bizden sonra gelecekler de sık sık yazacaklardır...

Bizden önceki kalem erbaplarının yazdığı gibi...

xxx

KONYA STADININ TANITIMI

Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek başta olmak üzere bütün ekibi iyi hazırlanmış...

Sadece benim değil, tanıtım toplantısına katılan İstanbullu dostların da ifadesi bu...

Özellikle statla ilgili düşüncelerin pozitif olması gururlandırdı bizleri...

Her şehre nasip olmaz böylesi...

Doğru ve güzel bir tanıtım gecesiydi...

Sadece Tahir Akyürek'in ön plana çıktığı bir tanıtım olmadı, Konya'nın da imaj anlamında kazancı oldu...

42 bin kişilik stadın böyle görkemli bir ortamda tanıtımının yapılması, açıkçası gönüllerimizi okşadı, gururlandık, duygulandık...

Detaylara girmeyeceğim...

Türkiye'de ve Avrupa'da birçok stadı görme imkanım oldu...

Eğer gerçekleşir, zamanında bitirilirse, Konya'mız sadece Türkiye'nin değil, Avrupa'nın da birinci sınıf stadlarından birisinin sahibi olacak...

Kısacası hayalerin bile ötesinde bir stadımız olacak...

Konya'ya yakışır mı?

Aksini iddia eden çarpılır...

Burada emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım...

“Neden Konya'da değil, İstanbul'da” eleştirilerine ise mesafeli değilim...

Ancak, “nedenler” değil “sonuç” önemli...

Bence amacına ulaşılmış bir tanıtım oldu...

Yani sonuca bakmak lazım...

Sonuç mu?

İmrenilecek bir stadımız olacak...

Ya takımı?

Ya da taraftarı?

Stad için söylediklerimizi takım ve taraftar için söyleyebilmemiz mümkün mü?

Kıskanılacak bir takımımız ile kıskanılacak bir taraftarımız da olacak mı?

Neden olmasın...

Bekleyip göreceğiz.