Teslimiyet!

.
Ne diyeyim Merhaba'nın başlığı her şeyi anlatıyor aslında. Konyaspor çaresiz.
Boş tribünler, takımdan elini eteğini çeken şehrin ileri gelenleri, maça ilgi göstermeyen futbol fakirleri,yenilgiyi baştan kabullenmiş şehre hakim olan olumsuz düşünce ve teknik adamlık gömleğini sırtından çıkararak heyecanını soyunma odasının duvarlarına asmış bir Ziya Doğan'la beraber futbol biliminin açıklayamayacağı bir çaresizlik ve teslimiyet içinde Konyaspor.
Trabzonspor 'Güneş'i her gün yeni bir umutla şampiyonluk umuduyla doğuyorsa, ayağı prangalı elleri kelepçeli kaderi kötümser Konyaspor da o büyük doğumun aksine her gün biraz daha batıyor. Futbolumuzun kötü bir figürü ve lig takımlarımızın kolay bir deplasmanı haline gelebiliyor.
Her batışın bir çıkışı vardır diyerek ve biraz da futbolun umudunun arkasına saklanarak maça geçelim.
Konyaspor için umutla başlayan bir gece karabasana ve ligin geride kalan haftaları için stres yumağına dönüşürken Erdinç Yavuz bir direnişin meşalesini yakacağını düşünerek takımını öne geçirdi.Konyaspor deplasmanlarında her zaman zor kazanan Trabzonspor şampiyonluk yürüyüşünün inadı ve inancıyla önce beraberliği ve ardından galibiyet golüyle kendisine 3 puan Konya'ya ve Konyaspor'a ise keder ve derin bir düşünce bıraktı.
Maçın özeti, tadı damağımızda kalan bir 6 dakikalık Erdinç golüne sevinme ve ardından duran top fobisi sonrasında gelen mağlubiyet.
ZİYA DOĞAN KOLAY TESLİM OLMAZ!
Ziya Doğan'ın maçtan sonraki açıklamaları bir hayli enteresan. Egosu yüksek sözler sarf etmiş. Oysa ki daha bütünleyici ve kuşatıcı olabilirdi. Mesela 'Ziya Doğan teslim olmaz' yerine Konya ve Konyaspor teslim olmayacak bu şehre güveniyorum' diyebilirdi. Böylece aynı havayı soluduğu şehre ters gelebilecek ve yorumlanacak açıklamalardan kaçınabilirdi.
Bu takımla gurur duyun sözü ve transfer çağrısı uzun vadede Konya'da kalma isteği olarak yorumlanabilir.
Ancak kendisi de biliyor ki Türkiye'de teknik adam öğütme makinası uluslararası isimleri bu coğrafyanın dışına gönderirken, her geçen gün boyu kısalan ligde puan anlamında zor günler yaşayan ve can çekişen bir takımın hocasına ilk yarının sonuna kadar şans tanıyıp tanımayacağı şüphe haline gelmiştir.
Kendisi de biliyor ki, bir futbol adamının teslim olmaması galibiyet iksirine bağlıdır.Ziya hoca şu ana kadar onu bulamamıştır ve bu iksir eczanelerde satılmamaktadır.
Ancak Türkiye'de hiçbir teknik adam şehre rağmen değil şehirle başarılı olur, egosunu şehrin önüne geçirerek değil de Mevlana'nın öğütlediği alçakgönüllülükle bu mümkündür. Bursaspor-Ertuğrul Sağlam ve Sivasspor'a rüya gibi iki sezon yaşatan Bülent Uygun örnekleri.
Uzun lafın kısası...
Bu şartlar altında Ziya Doğan'ın teslim olup olmayacağını ya da nereye kadar dayanabileceğini açıkçası merak ediyorum.
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri