Konyaspor gol vuruşlarında biraz daha becerikli olabilseydi 10.dakikada Ali Dere, 13. dakikada Robak, 25 dakikada Serbay, 45. dakikada Selim ve son olarak 84.dakikada yine Robakın vuruşları yeşil-beyazlı ekibin Konya’ya galibiyetle dönmesine neden olurdu.
Aslında bizim gibi transfer yasağı olan Giresunspor’un da bir topu direkten dönerken, üç kez kaçırdıkları, yani Pawelek’in ve Erdinç’in geçiş vermediği pozisyonları var. İşte Bank Asya 1.liginde kim bu girdiği pozisyonları gole çevirirse yeri Süper lig oluyor.
Konyaspor, Rizespor deplasman maçı dahil bu maçta da, bir noktada rüştünü ispat etti. Konyaspor takım savunmasını birkaç eksiği ile çok disiplinli ve iyi uyguluyor. Özellikle deplasmanlarda hücumda çoğalamadığından topun arkasına çok çabuk geçiyor, alanı daraltarak savunma setini oluşturabiliyor, rakibe hareket alanı bırakmadığından dolayı da topu çok çabuk kazanabiliyor.
Ancak sorun bu kazanılan topu iyi kullanmakta. İşte burada tecrübe devreye giriyor. Bilindiği gibi bizim takımdaki gençlerin biraz daha tecrübelenmeye gereksinimleri var, bu yüzden fazlasıyla top kayıpları yapıyorlar. Yine bu yüzden girilen gol pozisyonlarını gole çeviremiyorlar.
Konyasporun içerisinde bulunduğu durumu göz önüne aldığımızda gelinen noktaya ve sportif başarıya şapka çıkartılır. Zira herkes gibi bende endişeliydim ve endişem meslektaşlarımdan veya futbolculardan değildi. Onlardan yana tek bir kaygım yoktu. Tek kaygım, ulusal bir gazeteye manşet olmuş, geçmiş yönetimin durdurulamayan inişiydi. Tabi ki bu sektörün içinde bulunan Konyalı bir teknik adam olarak bizleri de çok üzdü “Biri Konya’yı durdursun” manşetleri.
Konya dışındaki dostlarımız bizlere; ‘Konya’da bu işi bilen herhalde kimse yok, baksanıza 40 milyon borç onlarca futbolcu UEFA kapılarında alacakları paraları bekliyor’ diyerek bu başarısızlığı adeta yüzümüze vuruyorlar.
Bu nedenlerden dolayı haklı endişelerim oldu, neyse ki kulübümüz kayyuma kalmadan yeni bir yönetime kavuştu.
Daha öncede söyledim, işleri kolay değil, şükretmek gerekir ki, bu zor süreçte sportif başarılarda beraberinde geliyor ve bu da yönetimin elini güçlendiriyor, yönetimin önünü daha iyi görmesine neden oluyor.
Ancak dibe vurmuş bu durumdan en az 3 yıl beraber çalışabilecek bir yönetimin üstesinden gelebileceğini vurgulamak isterim. Bu nedenle herkes sabırlı olmalı, öncelikle borçlar aşağıya çekilmeli.
Zaten genç futbolcular Konyasporun geleceğinde yer alarak bütçeyi oldukça aşağıya çekecekler.
Giresun maçına tekrar dönersek, Konyaspor ağır sahaya rağmen, gençler enerjileriyle koşuyor, rakibe alanı dar ediyorlar, ama topu olumlu kullanmada biraz zaafları var. Onu da şimdilik ağabeylerini dublör olarak kullanarak yerine getiriyorlar. Tecrübeleri noktasında üstüne koydukça, Cüneyt Arkın kendileri olacak ve zor sahneleri dublörsüz kendileri yapacaklardır.