İnsanlara ölümü hatırlatan mezarlıklar, Konya’da yaygın bir şekilde bulunuyor. Şehrin merkezinde Musalla, Üçler, Hacı Fettah, Yediler gibi büyük mezarlıklar bulunurken, şehrin büyümesi ile birlikte zamanla bu mezarlıkların sayısı artıyor. Birçok insan, zaman zaman yakınlarının bulunduğu bu mezarlıkları ziyaret ederek, hem ebediyete intikal etmiş yakınlarına dualar okuyor, hem de ölümün varlığını, bir gün her nefsin ölümü tadacağını tekrar hatırlıyor. Mezar kültürü bu açıdan yaşatılması gereken bir değer olarak ortaya çıkıyor.
Mezarlıklara özellikle içinde bulunduğumuz Ramazan ayında her gün, normal günlerde ise cuma günleri, bayram arifeleri, mübarek gün ve gecelerde ziyaretçi akını oluyor. Yakınlarını ziyaret edenler, Kur-an’ı Kerim okuyup dua etmenin yanı sıra mezarlıkları düzenleyip bakımlarını da yapıyor. Ancak bazıları bu durumu abartıp, mezarlıkları daha gösterişli, debdebeli bir hale getirebiliyor. Üçler, Yediler, Musalla gibi şehir merkezindeki büyük mezarlıklarda bu tür mezarlara sıklıkla rastlamak mümkün oluyor. Bazı mezar taşları, büyüklük ve ihtişamlarıyla, üzerilerindeki motiflerle, yapımında kullanılan malzemelerin farklılığıyla ve hatta bazıları türbeyi andıran şekilleriyle dikkat çekiyor. Dinen hiçbir tutanağı bulunmayan ancak gelenek olarak var olan mezar taşlarının bu şekilde abartılması ise doğru karşılanmıyor.
MEZARLIKTA DA İSRAF EDİYORUZ
Konuyla alakalı olarak Merhaba Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan Konya İl Müftüsü Şükrü Özbuğday, mezarlığın dini değil kültürel bir olay olduğunu belirterek, büyük ve gösterişli mezar taşları yaptırmanın israf olduğunu dile getirdi. Şükrü Özbuğday, “Dinimiz her konudaki israfı yasaklamıştır. Bu sadece yeme içme konusunda veya kullanılan eşyalar konusunda değildir. Hatta mezar yapımı konusunda da dinimiz israfı yasaklamıştır. Çünkü Kuran-ı Kerim’deki ayet geneldir. ‘Allah israf edenleri sevmez’ denilmektedir. Yani Allah israfı her konuda yasaklamıştır. Onun için israfa kaçan debdebeli mezarlar yaptırmak da uygun değildir. Buna harcanan paranın hayır kurumlarına veya fakirlere verilmesi o mezarda yatan ölüye daha çok fayda verir. Yapılan gösterişli büyük mezarların ölü için bir faydası yoktur. Buraya harcanacak para bir hayır kurumuna devredilse, aç bir insanın karnı doyurulsa, ihtiyaç sahibi birinin ihtiyaçları giderilse daha hayırlı olacaktır. Onun için bu konuda dikkatli olmalıyız” ifadelerini kullandı. Mezar taşları konusunda dinin ön gördüğü standart bir şeklin bulunmadığını da kaydeden Şükrü Özbuğday, “Bu zaten dini değil tamamen kültürel bir olay. Toplumların kültürlerine göre şekillenmektedir. Bizim kültürümüzde de mezar taşlarıyla ilgili bazı şekiller var. Önemli olan şekilden ziyade israfa kaçmasını önlemek için çalışmaktadır” diye konuştu.
HABER MERKEZİ