Tasarrufa zorunluyuz

1. Ulusal Kuraklık ve Çölleşme Sempozyumunda enerjide dışa bağımlı Türkiyede tasarrufun büyük önem arz ettiği vurgulandı
16 Haziran’da Rixos Otel’de başlayan, çok sayıda üniversite, araştırma enstitüsü, özel ve kamu kuruluşlarından yaklaşık 300 bilim adamının katıldığı ‘1. Ulusal Kuraklık ve Çölleşme Sempozyumu’ dün gerçekleştirilen oturumlarla sona erdi. Doç. Dr. Ramazan Toprak başkanlığındaki ‘Su Kullanım Etkinliği’ konulu oturumda konuşan Dr. Aynur Özbahçe, yaptığı ‘Azalan Su Kaynaklarının Etkinliğinin Artırılmasında Zeolitin Kullanım Olanakları’ konulu sunumda, sulama suyunda oluşturulabilecek her damla su tasarrufunun sadece su miktarında değil, aynı zamanda gübre ve enerjiden de tasarruf sağlayacağını söyledi. Son yıllarda Konya Ovası’nda yeraltı ve yerüstü su kaynaklarında azalmalar olduğunu ifade eden Özbahçe, “Son yıllarda suya olan talep artışı ve yağış rejimindeki değişiklerinin yanı sıra yağış miktarındaki düşüşler Konya Ovası’nda yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının azalmasına neden olmuştur. Bu düşüş sadece ‘küresel ısınmadan’ kaynaklanmamaktadır” dedi. Türkiye’nin tahıl ambarı Konya kapalı havzasındaki su yetersizliğine son yirmi yıllık bilinçsiz politikaların da etkisi olduğunu aktaran Dr. Özbahçe, “Bölge yapısını göz önünde tutmadan yapılan açık kanal inşaatları, izinsiz açılan on binlerce derin kuyular ve fiyat politikaları yüzünden önce hububat tarımı yapılan ovada şimdi çok fazla sulama suyu gereksinimi olan şeker pancarı, mısır, patates, yonca, domates ve fasulye gibi bitkileri yetiştirmek, belki de bu sorunun en temel sebebini oluşturmuştur” diye konuştu. Zeolitin yüksek KDK’ya (Katyon Değişim Kapasitesi) sahip olması yanında, toprağın yapısal kanalları içerisinde büyük miktarlarda su depolamadığını anlatan Aynur Özbahçe, son zamanlarda zeolitin bu özelliklerinden dolayı, su kalitesini iyileştirmek ve toprağı iyileştirmek amacı ile çevre bilimcilerce de kullanıldığını ifade etti. Özbahçe, zeolitin su tasarrufu üzerine etkisinin belirlenmesi açısından değişik tür ve çeşitlerde ve değişik bölgelerde araştırma çalışmalarının yapılmasına ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi. Araştırma Görevlisi Deniz Çolakkadıoğlu da gerçekleştirdiği sunumda arazi yönetimi ve toprağın korunması konusunda çeşitli yasal düzenlemeler gerçekleştirildiğini anlatarak, bunun amaçlarından bahsetti.
AĞAÇLANDIRMA SEFERBERLİĞİ
Öte yandan Çevre ve Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürü Hanifi Avcı da önümüzdeki 5 yıllık süreçte 2 milyar 300 milyon fidanı toprakla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Avcı, geçen yıl Türkiye genelinde ağaçlandırma seferberliği başlattıklarını anımsatarak, “Bu seferberlikle bakanlığımızın yanı sıra, sivil toplum kuruluşları, halkımız, holdingler, şirketler ve diğer kuruluşların da katkı sağlanması amaçlanmıştı. Biz zaten ağaçlandırma çalışmasını yıllardan beri yapıyoruz. Ancak seferberliğin anlamı, tüm insanların aynı hedefe doğru, aynı istikamette ve birlikte çalışmasıdır. Bu açıdan ağaçlandırma seferberliği bizim için önemliydi” diye konuştu.
UĞUR ELMAS

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri