Tarımı bitirme projesi

Konya Ovası’na dışarıdan su getirip ürün çeşitliliği ve verimi artırmak yerine, bazı kesimlerin sadece kuru tarım yapılması yönündeki girişimleri ‘Konya tarımını bitirme’ şeklinde yorumlandı
SOSYAL SORUMLULUĞUN ARKA PLANI

Konya tarımı için büyük önem taşıyan gelişmeler yaşanırken kuraklıkla mücadele adı altında faaliyet gösteren bazı sivil toplum kuruluşları ile firmalar, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında ‘Konya Ovasını Kurtarıyoruz’ sloganıyla bir dizi faaliyet gerçekleştiriyor. Gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında sık sık reklamlarına yer verilen bu projelerin, sosyal sorumluluktan öte Konya tarımına darbe vurmayı amaçladığı düşünülüyor.

‘NEREDEN SU GETİREBİLİRİZ’İ DÜŞÜNELİM

ZMO Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar, ovada tarımı bitirmeye yönelik bu adımların yerine ‘nereden su getirebiliriz’in düşünülmesi gerektiğini söyledi. Taşpınar, “Karasu nehri, Kızılırmak vasıtasıyla Hirfanlı Barajına aktarılabilir. Buradan gelebilecek olan su miktarı da Göksu nehrinin 2,5 misli. Göksu nehrinden 414 milyon metreküp su gelirken, buradan 1 milyar metreküp su gelecek. Üstelik tüneller ile fazla zorlanarak gelebilecek su değil” dedi.

KARADENİZ’DEN HOTAMIŞ GÖLÜ’NE SU PROJESİ

Çumra Ziraat Odası Başkanı Süleyman Akbaş da ovada kuraklıkla mücadele adı altında tarımın bitirilmeye çalışıldığına vurgu yaptı. Süleyman Akbaş, Karasu’dan gelecek suyun yanı sıra Karadeniz’den de ovaya su getirilebileceğinin konuşulduğunu aktardı. Akbaş, tuz oranı düşük olan Karadeniz suyunun arıtılıp Hotamış Gölü’ne aktarılarak Konya’ya satışını yapmak için bir firmanın DSİ’ye müracaatta bulunduğunu söyledi.

 

Konya Ovası’na dışarıdan su getirip ürün çeşitliliği ve verimini artırmak yerine, bazı kesimlerin sadece kuru tarım yapılması yönündeki girişimlerinin arkasında Batılı devletlerin olduğu belirtiliyor. Amaç; Konya tarımını bitirmek

 

Türkiye’de tarım denilince akla gelen illerin başında Konya yer alıyor. Tarıma dayalı sanayisi ile sektörde önemli atılımlar yapılan Konya’da tarımsal çeşitlilik de her geçen gün artıyor. Kuru ve sulu tarım ürünlerinde Türkiye’nin ihtiyacının önemli bölümünü karşılayan Konya, ihracattaki payını da büyütüyor. Ancak küresel ısınma ve vahşi sulama yöntemleri nedeniyle ovanın ihtiyacını karşılayan yer altı sularında son dönemde yaşanan düşüş, tarımsal üretimdeki süreklilik için sulu tarım yapılan alanlarda modern sulama tekniklerine geçilmesini zorunlu kılıyor. Bir yandan modern sulama tekniklerine geçilirken, diğer yandan da ovaya dışarıdan su getirmek için büyük çaba harcanıyor. Göksu nehrinden Mavi Tünel aracılığıyla getirilecek su bunun ilk ayağını oluşturuyor.

KURAKLIKLA MÜCADELE DİYE KONYA TARIMINI BİTİRMEK İSTİYORLAR

Konya tarımı için büyük önem taşıyan bu gelişmeler yaşanırken kuraklıkla mücadele adı altında faaliyet gösteren bazı sivil toplum kuruluşları ile firmalar, sosyal sorumluluk projeleri kapsamında ‘Konya Ovasını Kurtarıyoruz’ sloganıyla bir dizi faaliyet gerçekleştiriyor. Su kaynaklarının akılcı kullanımını teşvik için başlatılan bu çalışma doğrultusunda çiftçileri bilinçlendirmeye yönelik faaliyetlerin yanı sıra Çumra’da 10 dönümlük bir arazide pilot uygulama gerçekleştiriliyor. Gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında sık sık reklamlarına yer verilen bu projenin, sosyal sorumluluktan öte Konya tarımına darbe vurmayı amaçladığı düşünülüyor. Öyle ki, su kaynaklarının akılcı kullanımı için çiftçiler tek tip ürün ekmeye yönlendiriliyor, su tüketimi az olan sadece hububat ekimini yapması telkin ediliyor. Bu durum ister istemez akıllara bazı soruları getiriyor. Çünkü bilinçli ya da bilinçsiz su kaynaklarının etkin kullanımı adı altında Konya tarımı bitirilmeye çalışılıyor.

Konuyla ilgili gazetemize değerlendirme yapan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar ve Çumra Ziraat Odası Başkanı Süleyman Akbaş da aynı düşünceleri taşıyor.

Bazı kesimlerin, Konya Ovası’nda az su tüketen ürünlerin ekilmesini telkin etmesini eleştiren ZMO Başkanı Özkan Taşpınar, ovada tarımı bitirmeye yönelik bu adımların yerine ‘nereden su getirebiliriz’in düşünülmesi gerektiğini söylüyor. Süleyman Akbaş da az su tüketen hububatın ekiminin yapılması düşüncesinin Batı’nın oyunu olduğuna dikkat çekerek, böyle bir durumu Konya Ovası’nın potansiyelinin yüzde 90’ının elinden alınması olarak değerlendiriyor.

KARASU’DAN GELECEK SU GÖKSU’NUN 2,5 KATI

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar, Konya’nın normalde 2,2 milyon hektar tarım arazisi varken bunun ancak 510 bin hektarının yer altı kaynaklarıyla sulanabildiğini anımsattı. Özkan Taşpınar, her yıl düzenli olarak taban suyunda gerilemelerin meydana geldiğini de hatırlattı. Konya Ovası’na dışarıdan gelen herhangi bir takviye su kaynağının mevcut olmadığını ifade eden Özkan Taşpınar, Göksu nehrinden ovaya su getirilmesinin su sorununu çözmeyeceğine işaret ederek, ancak 510 binin 60 bin hektarlık kısmını sulamaya imkân sağlayacağını aktardı

Konya Ovası’na başka yerlerden nasıl su getirilebilirin hesabının yapılması gerektiğini vurgulayan Özkan Taşpınar, “Karasu nehri, Kızılırmak vasıtasıyla Hirfanlı Barajına aktarılabilir. Buradan gelebilecek olan su miktarı da Göksu nehrinin 2,5 misli. Göksu nehrinden 414 milyon metreküp su gelirken, buradan 1 milyar metreküp su gelecek. Üstelik tüneller ile fazla zorlanarak gelebilecek su değil. Daha rahat gelebilecek pozisyonda” dedi.

Özkan Taşpınar ayrıca Konya Ovası’nda salma sulama sisteminden vazgeçip basınçlı yağmurlama ve damlama sulama sistemine dönülmesi halinde, çoğunluğun 2,4 milyar metreküp su tasarrufu sağlanacağını ifade etmesine rağmen kendi hesaplamalarına göre bu rakamın 1 milyar metreküpün üzerinde olduğunu dile getirdi.

Bu iki konunun üzerinde durulması gerekirken, bazı kesimlerin ‘Konya Ovası’nda şeker pancarı, mısır, ayçiçeği, kuru fasulye, patates, havuç ve diğer sebze türleri gibi ürünlerden vazgeçilmeli, bunların herhangi bir ekimi yapılmamalı, sadece hububat ve hububatın da az su tüketen türleri ekilmeli’ yönünde açıklamalarda bulunduklarını anımsatan Özkan Taşpınar, bazılarının da, ‘kuyulara vana takacağız, dekara 200 ton su vereceğiz’ dediğini aktararak, “Buğday 450, şeker pancarı 650, mısır da 850 ton civarında su tüketiyor. Siz bu 200 ton ile buğdayı nasıl yetiştireceksiniz. Ancak iki yılda bir tarlanıza buğday ekebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Bu yönde değerlendirmede bulunanların Konyalı olmadıklarına dikkat çeken Özkan Taşpınar, “Konyalı olmayan bir insan geliyor, burada Konya’nın tükettiği su ya da tarımıyla ilgili ahkam kesiyor. Konya’da tarımı kaldırdığınız zaman geriye bomboş bir arazi kalır. İşsiz güçsüz oranı da yüzde 80’in üzerine çıkar. Bu ne demektir. Konya’nın yüzde sekseni tamamıyla tarıma bağlıdır. Konya KOBİ şehri ve en fazla üretilen de tarım aletleri. Çiftçiyi, tüccarı ve sanayiciyi bitirmiş olacaksınız” diye konuştu.

KURU TARIM YAPIN DEMEK KONYA TARIMINI BİTİRİN DEMEK

Çumra Ziraat Odası Başkanı Süleyman Akbaş da “Konya pancarsız patatessiz olmaz. Bir buğdayla nereye varırsınız?” diye sorarak, ovada kuraklıkla mücadele adı altında tarımın bitirilmeye çalışıldığına vurgu yaptı. Konya Ovası’nda sadece az su tüketen hububat ürünlerinin ekimi düşüncesiyle tarımın gelişiminin engellenmeye çalışıldığına dikkat çeken Süleyman Akbaş, bunun arkasında Batılı ülkelerin olduğunu, Türk tarımını bitirmek ve Orta Doğu pazarlarına hakim olmak düşüncesinin yattığını söyledi.

Suyu az tüketen ürünlerin ektirilmesi düşüncesini, Konya Ovası’nın potansiyelinin yüzde 90’ını elinden almak olarak değerlendiren Süleyman Akbaş, “Ürünlere kota konulmasına kesinlikle karşıyız. Konya Ovası’nda sadece kuru tarım yapılırsa tarım biter. Bunu isteyen de Batılı ülkeler çünkü pazarlarını kaybetmemek için Türkiye’de tarımın önüne kota koymaya çalışıyorlar” diye konuştu.

KARADENİZ’İN SUYUNU ARITIP KONYA OVASINA TAŞIYACAK PROJE VAR

Konya Ovası’nda su kaynaklarını tasarruflu kullanmak için ürün çeşitliliğini azaltmak ve çok su tüketen ürünlere kota koymak yerine Göksu’da olduğu gibi dışarıdan su getirilmesinin yollarının aranması gerektiğini vurgulayan Süleyman Akbaş, Karasu’dan gelecek suyun yanı sıra Karadeniz’den de ovaya su getirilebileceğinin konuşulduğunu aktardı. Akbaş, tuz oranı düşük olan Karadeniz suyunun arıtılıp Hotamış Gölü’ne aktarılarak Konya’ya satışını yapmak için bir firmanın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne müracaatta bulunduğu yönünde birinci kaynaklardan duyum aldığını belirterek, böyle bir imkan varsa bunu Konyalı çiftçiler olarak kendilerinin yapabileceğinin altını çizdi.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri