İçeriçumra Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin yerel ortağı olan İçeriçumra Çok Programlı Lisesi’nin 2008 yılında ABEGPM’ye sunduğu proje kapsamında Almanya’nın Dorsten şehrinde yaptığı staj programını tamamlayarak ilçeye dönen öğrenciler gördükleri farklılık karşısında şaşırdıklarını söyledi. Öğrenciler Türkiye’nin tarım alanında oldukça geniş bir araziye sahip olmalarına karşılık tarıma yeterli desteğin sunulmamasından ne yazık ki geri kaldıklarını gözlemlediklerini söyledi. Öğrenciler Almanya’da gördükleri farklılığı kendi topraklarında hayata geçirmek için ellerinden gelen her türlü gayreti göstereceklerini de söyleyerek kendilerine bu imkanı veren okullarına teşekkür etti.
Almanya stajı hakkında gazetemize açıklama yapan okul müdürü Suat Kabal, “İçeriçumra Çok Programlı Lisesi’nin ABEGPM’ye sunduğu ‘damlatma sulamada elektronik kontrol sistemleri’ isimli proje bizim için önemli idi. Okulumuz gerek idare gerekse öğretmen ve öğrenciler ile gayret gösteren ve bunu aldığı belgeler ve ödüllerle hak eden bir kurumdur. Ulusal ajans tarafından öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin proje kapsamında Almanya’da staj programına gönderilmeleri de bunu en güzel örneği ve delilidir. Öğrencilerimizin böyle bir projeyi kendi olanakları ile gerçekleştirebilmeleri pek mümkün değildi. Okulumuzun böyle bir organizasyonda yer alması hem ilçe halkımızı hem bizleri mutlu etti. Öğrencilerimizin Almanya’da staj süresince aldıkları eğitim ve uygulamaların tecrübe olarak ülkemize ve özellikle kasabamıza yansımalarını bekliyorum. Bu program bizim sorumluluğumuzu artırmıştır. Bundan sonra yeni projelerle, yeni öğretmen ve öğrenci grupları ile farklı ülkelerde proje çalışmalarına hız vereceğiz” diye konuştu.
Staj çalışmalarını değerlendiren proje sorumlusu Mustafa Çavuşoğlu ise gezi hakkında yaptığı açıklamada, “Almanya gezisi, gerek projemizin uygulanması gerekse turistik geziler açısından bizlere çok şeyler öğretti. Almanya’da yapılan tarım ile kasabamızda yapılan tarım arasındaki farkı belirledik. Gerçek şu ki, Almanya’da çiftçiler, uyguladıkları tarım tekniği, kullandıkları teknoloji itibariyle ülkemizdeki birçok çiftçiden öndeler. Ülkemiz ise coğrafi yapı itibariyle Almanya’dan çok avantajlı. Bizler tarım ülkesi olduğumuzu iddia ediyoruz. Ancak tarımda komşularımızdan gerideyiz. Oysa tarımda yapılacak birkaç yatırım ile avantajlı duruma geçebiliriz. Ülkemizde çok geniş araziler var. Coğrafi özelliklerle birlikte yapılacak fizibilite çalışmasından sonra tarım sektöründe dünya lideri olmak uzak ihtimal değil ve bunu gerçekleştirebilecek beyin ve iş gücüne potansiyel olarak sahip bir ülke olduğumuza inanıyorum. Turistik geziler sayesinde Avrupa ülkelerinin sanayi atılımları ile ne kadar ilerlediklerini görme fırsatı bulduk. Umudum o ki, bütün bu farklılıklar ülkemize ve milletimize birer kazanım olarak geri dönsün” dedi.
Proje kapsamında Almanya’da bulunan Elektrik ve Elektronik Teknolojisi–1 öğretmeni Tuğrul Balcı’da açıklamasında sulama alanında gördükleri değişikliği değerlendirdi. Balcı, “Almanya coğrafi yapısı itibariyle bol yağış alan bir ülke. Ancak buna rağmen tarım alanlarının sulanması ve seracılıkta kullandıkları sulama tekniklerinden çok etkilendim. Özellikle sera alanlarında yetiştirilen bitkiye ve bitkinin çiçeğine göre alttan ya da üstten damlatma sulama tekniği kullanılıyor. Bu da bitkinin hızlı büyümesini ve kalitesini artırıyor. Aynı sulama tekniğini buğday ya da mısır tarlalarında görmek mümkün. Edindiğimiz bilgiye göre bugün kullanılan bu sistem 1970’li yıllarda kurulmuş. Bugün tam otomatik sistemlerde kullanılmaktadır. Bunun için de orta ölçekli bir kuruluş için yaklaşık 30 ile 60 bin metrekare alanı sulayacak kapasite için 50 milyon Avro’luk bir yatırım gerekiyor. Ülkemizde böyle kuruluşlar yok. İnşallah bir gün böyle kuruluşları ülkemizde de görürüz” dedi.
ALİ SAİT ÖGE