Yeni göreve gelen İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Seyfettin Baydar, Konya'nın tarımın merkezinde olduğunu belirterek, günümüzde artık tarımın staretejik bir güç olduğunu kaydetti.
Karatay İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından bitki koruma satışı yapan bayi ve reçete yazma yetki belgesine sahip mühendisler için eğitim semineri düzenlendi. Ticaret Borsası Toplantı Salonu'nda düzenlenen eğitim seminerine yeni atanan İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Seyfettin Baydar, Karatay Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Mehmet Tuğay, Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Özkan Taşpınar, Karatay Kaymakamı Mustafa Altıntaş, Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Fatih Özdemir, Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Namık Köklüsoy ve çok sayıda ziraat mühendisi katıldı.
ZİRAİ MÜCADELE HASSAS BİR KONU
İl Müdürlüğü görevine yeni geldiğini ve Konya gibi tarımın kalbi bir şehrin tarım müdürü olduğu için mutlu olduğunu ifade eden İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Seyfettin Baydar, Konya'nın tarımın merkezinde olduğunu belirtti. Gelişen ve değişen dünya ölçeğinde şirketler tarımı ve enerjiyi yatırım olarak görüyor. Dolayısıyla artık tarım stratejik bir güçtür. Bir ülkenin tarımı ne kadar güçlü ise o ülkenin kendisi de o kadar güçlüdür. Ekili alanların ilaçlanmasında dengeyi korumalıyız. İlaç kullanımı arttığı zaman halk sağlığı tehlikeye düşebilir. İlaç kullanmadığımız zaman da verim düşer. Dolayısıyla bu konuda bayiler ve ziraat mühendisleri kanalıyla çiftçilerimizi bilgilendirmeliyiz. Zirai mücadele hassas bir konudur. Üzerinde özenle durulmalı. Amacımız ilaçlanmayı azaltırken üretimi de arttırmak” dedi.
2 MİLYAR İNSAN OBEZİTEYLE BOĞUŞUYOR
Dünyada 1 milyar civarında insanın her yıl açlık sebebiyle bir takım sıkıntılar yaşadığına dikkat çeken Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Namık Köklüsoy da, “Dünyadaki gıda maddeleri üretimini incelersek dünyada yeteri kadar gıda maddesi üretiliyor, bunu görüyoruz. Dünyada her yıl yaklaşık 660 milyon tn buğday, 420 milyon ton pirinç, 800 milyon tondan fazla mısır ve 415 milyon civarında mısır üretiliyor. Fakat açlık çeken 1 milyar insana karşılık 2 milyar insan ise fazla kalori almanın, aşırı beslenmenin getirdiği problemlerle boğuşuyor. 2 milyar insanın obeziteyle mücadele için harcadığı parayla 1 milyar aç insanı doyurmak mümkün. Bu garip bir çelişki değil mi? Demek ki sorun üretim sorunu değil dağıtım sorunu. Bunu belirleyen küresel politikaların, belki bir tüketim felsefesinin getirdiği bir sorundur. Bir ahlak sorunudur. Türkiye kendi insanını besleyecek potansiyele sahiptir. Gıda erişiminin yanında mevcut gıda maddelerinin de sağlıklı olması sağlanmalıdır. İlaç kullanımına dikkat edilmeli. Bitki pasaportu bizim için önemli. Tarımda verim ve kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar kadar, tarladan sofraya sağlık zincirinin oluşturulması da önemlidir” ifadelerini kullandı.