Tanrılaştırmak

Sadık Küçükhemek

10 Mart 2015 tarihli Vatanı Bölmek mi? Başlıklı yazımı eleştiren bir okuyucum şöyle diyor: “Eskiye ait bir dönemi ve devlet büyükleri için fitne fesat yorumlar yapılmaz… Geçmiş geçmişte kalmıştır ve o günün şartlarıyla değerlendirilir… ”

Mehmet Akif şöyle diyor: “Tarih’i tekerrür diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi.”

Tarihten ibret alınmış olsaydı, fitne fesat dönemleri sona erer, mutluluk dönemleri başlar ve devam ederdi. İbret alınmıyor ki tarih tekerrür etmektedir.

 Tarihi dönemleri elbette o günün şartlarıyla değerlendirerek doğruları yanlışları ortaya koyacağız ki aynı yanlışların yapılmaması için gereken tedbirleri alacağız; aksi halde fitne fesat dönemleri karşımıza çeşitli şekillerde tezahür eder ve fitne fesat hayat tarzını güzel hayat tarzı olarak benimsemiş oluruz. Bu hayat tarzına öncülük eden devlet büyüklerini de tanrılaştırmış oluruz. Günümüzde bu gerçeği birçoğumuzun bir türlü algılamaktan mahrum olmasının sebebi budur.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Ad ve Semud'u da (helak ediverdik). Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip onları doğru yoldan çıkardı. Oysa bakıp görebilecek durumdaydılar. (Ankebût:29)

Beşeri ideolojilerin tümünün temeli zulme dayanmaktadır. Kapitalizm, sosyalizm, faşizm ve demokrasi böyledir. Çünkü ideolojiler, temelde dini değerlere ve ritüellere karşıdır. Dolayısıyla ideolojilere öncülük eden devlet büyükleri de zulmün uygulayıcılarıdır.

 Doğruları söyleyeceğiz ki insanlığa, insanlık, şeytanın onlara yaptıkları işleri güzel gösterdiğini kavramış olsun. Bu, bir insanlık görevi ve Müslümanlığın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. İdeolojilere ve onun temsilcilerine bilerek veya bilmeyerek kul olanlar da bu şekilde tepki göstermektedir.

Zulüm dönemlerini ve o dönemlere öncülük eden devlet adamlarını alkışlarsak, o zaman zalim düzenleri ve bu düzenlere öncülük eden devlet adamların (tanrıların)  kölesi olmuş oluruz.

 İdeolojileri ve ideolojilere hizmet eden devlet büyüklerini eleştirmek, fitne fesat yorumları yapmak demek değildir. İdeolojiler ve ideolojilere hizmet edenlerin uygulamalarının tamamı bir fitne fesad olduğu bilinmelidir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurur: “Allah’a itaat olunmayan yerde kula itaat yoktur.”

Yani Allah’ın hükümlerini askıya alan veya tedavülden kaldıran devlet adamlarına itaat yoktur.

 Hz. Ebu Bekir hilafet makamına oturduğu zaman şöyle demiştir: “Ey insanlar! Ben ancak Hz. Peygamber'in yoluna uyarım. Kendiliğimden bir şey icad edici değilim. Eğer iyilik yaparsam bana yardımcı olun. Eğer sırat-ı müstakimden kayarsam beni düzeltiniz.”

Fitne –fesadın ne olduğu konusunda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Onları (size savaş açanları), bulduğunuz (yakaladığınız) yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke’den) siz de onları çıkarın. Fitne (çıkarmak), (adam) öldürmekten daha şiddetlidir (kötüdür). Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat eğer (orada) sizinle savaşırlarsa (sizi öldürmeye kalkarlarsa), o takdirde (siz de) onlarla savaşın (onları öldürün). Kâfirlerin cezası işte böyledir.”( Bakara:191)

Hoşça kalın.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.