Süt üretiminde kriz derinleşiyor!

Dr. İbrahim Büyükeken

Yıllardır devam eden yanlış tarım ve hayvancılık politikalarının bedelini ülke olarak hep birlikte ödemeye başlayalı çok oldu. Marketlerde artık peynir hırsızlıkları bile başladı…

**

İnsanlarımız en hesaplı yani en kalitesiz peyniri ve sütü alırken bile 10 defa düşünür hale geldi. Geçtiğimiz hafta iki farklı haber okudum. İkisinin de konusu peynir hırsızlığıydı…1 kilo peynir 1 kilo etten daha pahalı hale geldi…

**

Peki bu sürece nasıl gelindi? Cumhuriyet tarihinde ilk defa peynirin kilosu etin kilosunu geçti. Süt ve süt ürünleri tüketmek artık lüks haline geldi. Çiğ sütün litresi bile 20 TL’ye dayandı…

**

Bu olaya üretici açısından bakarsak bu zamlar kaçınılmazdı. Yem fiyatları aldı başını gitti. Üreticiler, samana, yoncaya ve yeme para yetiştiremez hale geldi… Tüketiciler açısından da zor bir durum tabii ki…

**

Bir de üzerine işçilik masrafı binince zararına üretim yapmaktansa çiftliklerdeki süt inekleri kesime gönderilmeye başlandı. Köylerde işçi bulamayan üreticiler de çiftliklerini kapatmaya başladı…

**

Tarım ve hayvancılık sektöründe sadece maliyet krizi yaşanmıyor. İş gücü krizi de üreticilerin elini kolunu bağlıyor. Afganistan’dan gelen gençlere mahkum kaldı üreticiler…

**

Afgan çobanlar olmasın köylerde sadece büyükbaş hayvancılık değil küçükbaş hayvancılık da bitecek. Çobanlık deyip geçmeyin. Çobanlık sadece peygamber mesleği değil. Stratejik açıdan da önemli bir meslek…

**

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın “Çobanlık mesleğini Afganlara bırakalım” açıklaması stratejik açıdan büyük bir yanlış. Çobanlar bulundukları bölgelerde arazilerin hakimidir. Çobanlarımız bir nevi ileri karakol görevi yapar her zaman…

**

Neyse konumuza dönelim. Süt krizinde kriz her geçen gün derinleşiyor ve bu kriz içinden çıkılamaz bir hal almaya devam ediyor. Sadece geçen yıl Konya’da 2 binden fazla çiftlik kapandı…

**

12 bin çiftlikten geriye 10 bin adet çiftlik kaldı. Bu rakam bu sene daha da düşecek gibi. Binlerce süt ineği en verimli zamanlarında kasaplara kesime gönderildi... Bu durum doğal olarak süt üretimine de yansıdı…

**

Süt üretimi düştükçe fiyatlar da artmaya başladı. Şu an bazı marketlerdeki kalitesiz sütler bile 18-19 TL’den satılır hale geldi. Hakiki sütler ise 25-30 TL’ye kadar yükseldi…

**

Aynı şekilde tereyağı, kaymak ve peynir fiyatları da aldı başını gidiyor. Meslek hayatımda farklı hırsızlık olaylarına şahit olmuştuk. Ama ilk defa peynir hırsızlığına da bu dönem şahit olduk…

**

Ulusal Süt Konseyi bile yaşanan krizin içinden çıkamaz hale geldi. Seçim öncesi çiğ sütün taban fiyatına yeni bir zam yapsa tepki çekecekler, yapmazsalar bu kez üretici zarar edecek…

**

Ortada bir cenaze var ama kimse kaldırmaya cesaret edemiyor. Sütteki krizin büyümemesi için sektörün paydaşları bir araya gelip, somut eylem planları hazırlamalı…

**

Burada en önemli etken girdi maliyetleri. Yem fiyatlarına çözüm bulunamazsa yakında süt hırsızlıklarını da haber bültenlerinde görmeye başlayacağız… Burada Tarım Bakanlığı’na büyük görev düşüyor…

**

Köylerde besiciliğin yeniden teşvik edilmesi, iş gücü sorunun çözülmesi ve girdi maliyetlerinin en aza indirilmesi sektördeki krizin çözümü için başlıca önemli adamların başında geliyor…

**

Hayvancılık gibi stratejik bir mesleği bile Afgan çobanlara teslim edersek, bu durum gelecek nesillerimiz ve zamanla da ülke güvenliği adına büyük bir tehdit olacaktır…

**

Süt deyip geçmemek gerekiyor. Sağlıklı nesiller için süt hayati öneme sahip… Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı süt tozu ve çakma sütle beslemek yerine hakiki orijinal sütle beslemek boynumuzun borcu…



 


 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.