Stratejik yerler satıldı

Türkiyede özelleştirmenin arttığını ve yeni anayasanın da sorunlara çözüm olmayacağını dile getiren SP GİK Üyesi Veysel Candan, Dünyanın hiçbir yerinde stratejik yerler özelleştirilmezken Türkiyede

Türkiye’de özelleştirmenin arttığını ve yeni anayasanın da sorunlara çözüm olmayacağını dile getiren SP GİK Üyesi Veysel Candan, “Dünyanın hiçbir yerinde stratejik yerler özelleştirilmezken Türkiye’de birçok yer özelleştirildi" dedi

 

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Veysel Candan Saadet Partisi il binasında 28 Şubat sürecinde Saadet Partisi ile ilgili asılsız olan haberler hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenledi.  Mili Görüş'ün merkezinin Konya olduğunu dile getiren  Saadet Partisi GİK Üyesi Veysel Candan, “Milli Görüş Hareketi 1970’li yıllarda Konya’da başladı. Milli Nizam ve Milli Selamet Partileri ile devam etti. Bu partiler irtica gerekçesi ile kapatıldı. Ardından 1988’de Refah Partisi ile önce mahalli idarelerde ciddi bir atılım yaptı. Daha sonra 1994’te Konya, Ankara, İstanbul gibi Büyükşehirlerde de belediyeleri kazandı. Türkiye’deki genel seçimlerde de yüzde 21 oy alarak Türkiye’de birinci parti oldu” dedi.

Milli Görüş Hareketi’nin yeni düzen getirmeyi amaçladığını belirten Candan, “Milli Görüş Hareketi anlattıkları ile gösterdikleri ile yeni bir dünyadan yeni bir liderden bahsediyordu. İslam ülkeleri ile iş birliği, İslam ülkeleri arasında ortak bir para birimi olacak olan İslam Dinarı’ndan bahsediyordu. Türkiye’de adil düzen adı ile rantiyeyi reddediyordu. Bugün de bu söylemleri alt alta yazdığımız zaman, içerde de havuz sistemi ve denk bütçe ile dünyada yeni gelişimlerin olacağının işaretini veriyordu” diye konuştu. Refah Partisi’nin dış güçler tarafından yıkıldığını söyleyen Candan, “Türkiye’nin birinci partisi olan Refah Partisi özellikle dış dünyada, Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) ve Avrupa Birliğini rahatsız etti. Bundan rahatsız olanlarda hemen harekete geçti. Buna bağlı olarak, Refah Partisi birinci parti olur olmaz, ANAP ile ortak hükümet kurma çalışmaları başlattı. Dışarıdan gelen gece 12 talimatı ile bu hükümet kurulamadı. Arkasından DYP ile hükümet kuruldu ve ilk seyahat Mısır, Libya, Nijerya’ya yapıldı” ifadelerini kullandı.

ABD MEKTUP YAZDI

Dış güçlerin Necmettin Erbakan’ı başbakanlık koltuğundan indirmek istediğini belirten Candan, şunları söyledi: “Bir eksen kaymasından bahsedildi. Refah-Yol Hükümeti’nin kuruluşunun 5.ayında bir gizli belge gönderildi. Bu belgede ABD Dışişleri Bakanı Warren Cristopher'dir tarafından elçililiklere yazıldı. Buradaki maddelerin birinde, ‘Erbakan’ın dış ülkelere yaptığı geziler bizim çıkarlarımıza aykırıdır’ bunu ABD Dışişleri Bakanı söylüyor. İkinci maddede Tansu Çiller’in hükümet ortaklığından çekilmesi ve Erbakan Hoca’nın hükümet yönetiminden çekilmesi gerektiği yazıyordu. Üçüncü maddede de ‘Türkiye ABD’nin stratejik ortağıdır. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri harekete geçirilmelidir. Bunun için aksiyon ve planlarınızı acele gönderiniz’. Bu belgeyi gönderen ABD Dışişleri Bakanı Warren Cristopher'dir. Bu belge Türkiye’de Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Batı Çalışma Grubu’nu oluşturdu. Bu teşkilat bildirileri ile sendikalara, YÖK’e, medyaya ve yargıya el attı. O günlerde yargı mensupları eylem yaptılar, askeriyenin içerisinde fişleme olayları oldu. O günkü medya da buna ışık tuttu.” Erbakan Hoca’nın askeriyenin getirdiği maddeleri imzalamadığını söyleyen Veysel Candan, “Batı, Milli Görüş’ün programından rahatsız oldu. Türkiye’deki iç güçleri talimatlar ile bir süre yönetti. Böylece 28 Şubat’tı başlattılar. Milli Güvenlik Kurulu’nda 10 Saatlik bir görüşme yapıldı. Askerlerin getirdiği maddeler tek tek görüşüldü. Başbakan’da ‘bu maddeler hukuka aykırıdır, bir hukukçu tarafından incelenmesi gerekir’ dedi. Ama darbelere alışık olan Türkiye’de yapılan işlem, önce darbe için alt yapı oluşturuluyor. Komplolar oluşturuluyor. Asıl amacın Milli Görüş Hareketi’nin batı için tehlikeli olduğunu bizim kendi halkımızın batıdan daha önce anlamasıdır. Erbakan bu maddeler imzalamadı ve yürürlüğe de konulmadı” diye konuştu.

AK PARTİ ABD’NİN ORTAĞIDIR

AK Parti iktidarının batı ile iş birliği içinde olduğunu söyleyen Candan, “10 yıl önce kurulmuş olan AKP,  ABD’nin doğrudan bir ürünüdür. AK Parti kurulmadan önce beraber görüştüler. 10 yıldır beraber işler yaptılar. ABD’nin Irak’ı işgal etmesine destek verdiler. Afganistan’ı işgal ettiler. Suriye için işgal hareketleri hala sürüyor. Kıbrıs’ı böldüler. Büyük Orta Doğu Projesi’nin ana hedefi olan 22 İslam ülkesini 55’e çıkarma amacında AKP ABD’ye tam anlamıyla destek verdi. En büyük tehlikelerimizden bir tanesi de komşu ülkeler ve İslam ülkeleri ile aramız açıldı” ifadelerini kullandı.

KOMŞULAR İLE ARAMIZ BOZULDU

Seçmen olan vatandaşlarda da değişme olduğunu söyleyen Candan, “Bu 10 yılda en büyük değişimlerden biri de vatandaşın beynin de oldu. Vatandaşın oy verirken aradığı özellikler değişti. Din anlayışı, başörtüsü ve tesettür anlayışı değişti. Ağızda sigara, altına kot giyme anlayışı ortaya çıktı. Yandaş medyalar ortaya çıktı. Ayrıca, AKP hükümeti hakkında bir söz söyleme vatan hainliği ile aynı değerde oldu” dedi. Komşu ülkeler ile aramızın bozuk olduğunu da söyleyen Candan, “İran yetkileri bir saldırıda ilk olarak Malatya’daki radar üssünü vuracaklarını söylüyor. Durduk yerde İran ile düşman olduk. Azerbaycan ile Ermenistan yüzünden aramız açıldı. Dostlar düşman oldu düşmanlar dost oldu. Akan kan durmaz adım adım büyük İsrail devletine doğru gidiyoruz. Bu olaylardan 3. dünya savaşı çıkar. Bu on yılda şu görüldü ki; ABD gücünü kullanarak ülkelerdeki maddi ve siyasi güçleri elinde tutuyor. ABD menfaatleri kullanarak yeni düzen kurulmaya çalışılıyor. Milli Görüş buna karşı gelmek için kurulmuş bir parti idi. Bugün çıkıp sahte gözyaşı dökenler 28 Şubat'ta darbecilerle birlikte hareket etti. Fazilet Partisi'nin kapatılması için birçok sahte haber düzenledi. Milli Görüş Hareketi kaldığı yerden toplanıp devam edecektir” dedi.

TÜRKİYE’DE’Kİ STRATEJİK YERLER SATILIYOR

Türkiye’de özelleştirmenin de arttığını ve yeni anayasanın da sorunlara çözüm olmayacağını söyleyen Candan, sözlerine şunları ekledi: “Dünyanın hiçbir yerinde stratejik yerler özelleştirilmezken Türkiye’de birçok yer özelleştirildi. Hala Türkiye’de millet kandırılıyor. Ekonomik olarak iyi gittiğimiz söyleniyor.  Ekonomi de10. olduğumuz vurgulanıyor. Bu şekliyle vatandaş devamlı fakirleşiyor. Bunun sonucunda da sağlıkta, aile içinde şiddet artıyor. Yeni çıkacak olan anayasa da belli bir süre sonra yine tartışmalara konu olacak. Her şeyi anayasalara bağlamak doğru değildir. Anayasa yapıldı. Her şey düzeldi anlayışı da doğru bir tutum ve anlayış değil. 10 yılda bir darbe yapıldığı, darbelerin içimizden yapılıp, dışardan desteklendiği bir gerçektir. Bundan sonra parlamentoda yapılan çalışmalar milli değerlerimize uygun olmalıdır. Bu gelişmeler idarecileri daha sağlıklı düşünmeye sevk etmelidir.”

MUSTAFA ÖZÇELİK

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri