Stokçular iş başında

Üretiminde düşüş yaşanan patateste, bir de stok yapan tüccarlar ortaya çıkınca fiyatlar raflarda ve tezgahta 3,5-4 lirayı buldu.

Üretiminde düşüş yaşanan patateste, bir de stok yapan tüccarlar ortaya çıkınca fiyatlar raflarda ve tezgahta 3,5-4 lirayı buldu. Kuru fasülye ve patates fiyatındaki artıştan yararlanmak isteyen bazı tüccarlar da ürünleri stoklarda bekletiyor.

Son dönemlerde kuru fasulye ve patates fiyatları aldı başını gidiyor. Dar gelirlinin vazgeçilmezi olan patates ve kuru fasulye, fiyatları uçtu. Tezgahlarda ve raflarda fiyatı 3.5 lirayı geçen patateste daha da yükseliş olacağı beklentisiyle bazı tüccarlar ellerindeki ürünü stoklamaya başladı. Bazılarının da özellikle büyük firmalar ile sezonluk yaptıkları anlaşmaları iptal ettiği öğrenildi. Yükselişin temel nedenlerinden biri üretim düşüşü, biri de bazılarının stokları bekletmesi oluşturuyor. Yükselişi fırsat bilen bazı tüccarlar daha çok kazanmak için anlaşmaları iptal etmeye başladı. Tüccarların fiyatların 5 lirayı bulmasını beklediğini iddia eden sektör temsilcileri, nisana kadar yeni üretim olmayacağı için patates fiyatlarının artabileceğini söylüyor.

FIRSATÇILIK YAPILIYOR

Konuyla ilgili açıklama yapan Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tarım Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Kenan Peker, “Kuru fasülyedeki ve patatesteki fiyat artışını durdurmak için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın 'çıkıp baklagil ve yumru bitkilerde ithalatın önünü açıyorum' diye açıklaması yapması gerekiyor. Kalıcı çözüm ise lisanslı depoculuk projesinin hayata geçirilmesidir” dedi. Depolarda tonlarca patatesin beklediğini ve bazı tüccarların fırsatçılık yaptığını kaydeden Peker, yanlış politikalar sonucunda dar gelirliginin kuru fasulye ve patates yiyemez duruma geldiğini söyledi. Patatesin alternatif bir ürünü olmadığını belirten Peker, yetkililerin acil çözüm bulması gerektiğini aktardı. Tarımdaki fiyat artış ve düşüşlerinin yaşanmasının temel nedeninin yaklaşık 9 yıldır hala hayata geçirilemeyen lisanslı depoculuk olduğunu söyleyen Peker, lisanslı depoculuk alanındaki gelişmenin sektörü ve halkı zor durumda bıraktığını belirtti.

LİSANSLI DEPOCULUK GECİKTİ

Peker, “2005 yılında Bakanlık Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu çıkarttı. Bunu elektronik ürün senedi destekledi. Toprak Mahsülleri Ofisi ve Türkiye Odalar Borsalar Birliği işbirliğiyle Anadolu Selçuklu Tarım Ürünleri ve Lisanslı Depoculuk A.Ş. (ASLİDAŞ) kuruldu. Lisanslı depoculuğun yaygınlaşması gecikti. Lisanslı depoculukta ürün miktarı ve fiyatı kayıt altına alınır. Ürün tedarikinde sıkıntı yaşanmaz. En önemlisi de depoculuk çiftçi, yatırımcı ve sanayici arasında yeni bir dönem başlatıyor. Depoculuk geciktirildiği için ürün miktarı takip edilemiyor ve çiftçi, yatırımcı ve sanayici birbirinden habersiz. Tarımdaki bu dalgalanmanın önüne lisanslı depoculuk sistemiyle geçebiliriz. Kuru fasülye ve patatesin üretim alanında yaşanan düşüş önemli değil. Yeterli üretim oldu. Ayçiçeğinde neden para etmedi? Sanayici ve yatırımcı ayçiçeğinde ürüne değil, tohumuna önem verdi. Paydaşlar birbirinden habersiz. Bakanlık stokları kontrol edemiyor. Konya Ticaret Borsası ve Konya Şeker, bir an önce lisanslı depoculuğa ağırlık vermeli” ifadelerini kullandı.

ARZ TALEP DENGESİ BOZULDU

Tarımdaki fiyat dalgalanmalarının önüne geçmek amacıyla hazırlanan Havza Bazlı Ürün Destekleme Modeli'nin 2009 yılında Bakanlık tarafından gündeme alındığını belirten Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Celil Çalış da, ancak modelin 5 yıldır söylemde kaldığını, modelde bir ilerleme kaydedilmediğini söyledi. Tarım ürünlerinde arz talep dengesinin kontrol dışı olduğunu aktaran Çalış, “Arz talep dengesi kontrol altına alınmalı. Patates bir yıl 20 kuruşa düşüyor, bir yıl da 4 liraya çıkıyor. Bu diğer ürünler içinde öyle. Çiftçi o yıl hangi ürün para ediyorsa onu ekiyor. Bu da sıkıntıya neden oluyor. Havza Bazlı Ürün Destekleme Modeli hayata geçerse bu dalgalanma sona erer. Bu modelle herkes rahat eder. Çiftçi ne ekeceğini, devlet de çiftçinin hangi ürünü ektiğini bilir” açıklamasında bulundu. Hollanda'nın arazisi Konya'nın arazisinin 5'te 1'i kadar olduğunu söyleyen Çalış, “Hollanda sanayisi tarıma dayalı. Türkiye de sanayisini tarım üzerine kurmalı. Çiftçilik bir yaşam biçimi değil, bir meslek olmalı” açıklamasında bulundu.

KERİM ATICI merhabahaber.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri