Bilgi İletişim Kültür Araştırma Derneği her Salı günü Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi’nde söyleşi düzenliyor. Çok sayıda gencin katıldığı söyleşilere konusunda uzman akademisyenler katılıyor. Derneğin bu haftaki konusu “Ermeni Meselesinde gözden kaçanlar” oldu. Çok sayıda gencin katıldığı söyleşiye konuşmacı olarak Selçuk Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Feridun Ata katıldı. Söyleşinin başkanlığını ise aynı bölümden öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Demirci yaptı. Türkiye ve Osmanlı Devleti uzun bir süredir bu meseleyle karşı karşıya kalmıştır. Mesele halen devam etmektedir. 1915 yılında meydana gelen olayların arka perdesini bilmeden fikir yürütmek yanlış olacaktır” diyen Ata, “Osmanlı Devleti çok çeşitli bir etnik yapıya sahipti. Bunların arasında Ermeniler de vardı. Osmanlı-Rus Savaşına kadar Osmanlı’nın Ermenilerle arısı iyiydi. Ancak Ruslar fitne ve kışkırtmalarına kanan Ermeniler ayaklandı. Anadolu’da kanlı isyanlar başlattı. Birçok Anadolu insanını katletti” dedi. Bu isyandan sonra Osmanlı Devleti 1915 yılında aldığı bir kararla Anadolu da yaşayan 600 bin Ermeni’yi geçici olarak Suriye topraklarına sürdü. Bu sürgün sırasında kayıtlara göre 50 bin Ermeni hayatını kaybetti. Bunların birçoğu da yolculuk sırasında yakalandıkları salgın hastalıklar neticesinde öldü.” diye konuşan Ata, “Osmanlı hükümeti bu sevk sırasında her türlü önlemi almıştı. O kadar ki sevk süresince her konaklama noktasında sağlık ekipleri tahsis ederek hastalanan Ermenileri muayene ettirmişti. Sevk esnasında 9 bin Ermeni de öldürüldü. Ancak Osmanlı Hükümeti bu öldürmeler için mahkemeler kurarak zanlıları yargıladı. Hem soykırım niyeti olan bir devlet bu kadar önlemi almazdı. Ermenileri kendi kaderi ne terk ederdi” şeklinde konuştu. Soykırım ve Sevk sözcüklerinin bir birinden ayrı anlamları olduğunu ifade eden Ata, son olarak şunları kaydetti: “Bugün Ermeni soykırımı diyerek Türkiye zor durumda bırakılmaya çalışılıyor. 1915 yılında olanlar. Önlem amaçlı yapılmış sevklerdi. Çünkü savaş da olan Anadolu insanı bir de Ermeni çetecilerle uğraşmak zorunda kalıyordu. Bu yapılan sevk geçiciydi. Savaş bittikten sonra 1918 yılında 400 bin Ermeni yeniden Anadolu’ya döndü. Hâlbuki soykırıma uğrayan bir millet geriye dönmez. Bu mesele kasıtlı olarak çarpıtılmaktadır.” Katılımcı gençler, Ata’yı meraklı gözlerle dinledi.
‘Soykırım niyeti olan önlem almazdı’
Bilgi İletişim Kültür Araştırma Derneğinin düzenlediği söyleşide Selçuk Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Feridun Ata, Ermeni Meselesinde gözden kaçanları gençlere anlattı.
Bilgi İletişim Kültür Araştırma Derneği her Salı günü Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi’nde söyleşi düzenliyor. Çok sayıda gencin katıldığı söyleşilere konusunda uzman akademisyenler katılıyor. Derneğin bu haftaki konusu “Ermeni Meselesinde gözden kaçanlar” oldu. Çok sayıda gencin katıldığı söyleşiye konuşmacı olarak Selçuk Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Feridun Ata katıldı. Söyleşinin başkanlığını ise aynı bölümden öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Demirci yaptı. Türkiye ve Osmanlı Devleti uzun bir süredir bu meseleyle karşı karşıya kalmıştır. Mesele halen devam etmektedir. 1915 yılında meydana gelen olayların arka perdesini bilmeden fikir yürütmek yanlış olacaktır” diyen Ata, “Osmanlı Devleti çok çeşitli bir etnik yapıya sahipti. Bunların arasında Ermeniler de vardı. Osmanlı-Rus Savaşına kadar Osmanlı’nın Ermenilerle arısı iyiydi. Ancak Ruslar fitne ve kışkırtmalarına kanan Ermeniler ayaklandı. Anadolu’da kanlı isyanlar başlattı. Birçok Anadolu insanını katletti” dedi. Bu isyandan sonra Osmanlı Devleti 1915 yılında aldığı bir kararla Anadolu da yaşayan 600 bin Ermeni’yi geçici olarak Suriye topraklarına sürdü. Bu sürgün sırasında kayıtlara göre 50 bin Ermeni hayatını kaybetti. Bunların birçoğu da yolculuk sırasında yakalandıkları salgın hastalıklar neticesinde öldü.” diye konuşan Ata, “Osmanlı hükümeti bu sevk sırasında her türlü önlemi almıştı. O kadar ki sevk süresince her konaklama noktasında sağlık ekipleri tahsis ederek hastalanan Ermenileri muayene ettirmişti. Sevk esnasında 9 bin Ermeni de öldürüldü. Ancak Osmanlı Hükümeti bu öldürmeler için mahkemeler kurarak zanlıları yargıladı. Hem soykırım niyeti olan bir devlet bu kadar önlemi almazdı. Ermenileri kendi kaderi ne terk ederdi” şeklinde konuştu. Soykırım ve Sevk sözcüklerinin bir birinden ayrı anlamları olduğunu ifade eden Ata, son olarak şunları kaydetti: “Bugün Ermeni soykırımı diyerek Türkiye zor durumda bırakılmaya çalışılıyor. 1915 yılında olanlar. Önlem amaçlı yapılmış sevklerdi. Çünkü savaş da olan Anadolu insanı bir de Ermeni çetecilerle uğraşmak zorunda kalıyordu. Bu yapılan sevk geçiciydi. Savaş bittikten sonra 1918 yılında 400 bin Ermeni yeniden Anadolu’ya döndü. Hâlbuki soykırıma uğrayan bir millet geriye dönmez. Bu mesele kasıtlı olarak çarpıtılmaktadır.” Katılımcı gençler, Ata’yı meraklı gözlerle dinledi.
İlk yorum yazan siz olun