Hükümetin Demokratikleşe Paketi içinde yer alan nefret suçunun uluslararası bir mahiyet taşıdığını ve özünün siyonizm ve yahudiliği korumak olduğunu belirten Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, düzenleme ile “'katil İsrail” demenin suç sayılacağını söyledi
Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı, partilileri ve vatandaşları bayramlaşma programında biraraya getirdi. İl Başkanlığı'nda düzenlenen bayramlaşma programına Saadet Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Mustafa Özkafa, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Şen, Saadet Partisi İl Müfettişi İbrahim Erkan, Saadet Partisi Meram İlçe Başkanı Şuayip Koçak, Saadet Partisi Selçuklu İlçe Başkanı Mustafa Derbentli, Saadet Partisi Karatay İlçe Başkanı Ali Genç, Anadolu Gençlik Derneği Konya Şube Başkanı Mehmet Parlak, Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanı Recep Turan ve çok sayıda partili katıldı.
Bayramlaşma programında konuşan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Yalman, İslam coğrafyasında yaşanan acıların bayram sevincine yine gölge düşürdüğünü söyledi. Dünyada kan ve gözyaşanını olduğu coğrafyanın islam coğrafyası olduğunu ifade eden Yalman, şunları kaydetti: “Kan ve gözyaşı ancak fitne ve zulmün bitmesi ile mümkündür. Bu noktada çok çalışmalıyız. Saadet Partisi olarak her yıl onlarca ulusal ve Uluslar arası toplantılara katılarak, ziyaretler gerçekleştirerek kan ve gözyaşına yol açan fitnenin ortadan kalkması için elimizden geldiğ ikadar çalışıyoruz. Fakat nedense mücadelemize rağmen ismi İslam devleti olan ülkeler bu fitnenin içinde yer alıyor, kan ve gözyaşına ortak oluyor. İşte bu bizim yüreğimizi siyonistlerin, emperyalistlerin yaptıklarından daha fazla acıtıyor. Adeta savaşı, çatışmaları körüklemek için çaba sarfediyorlar. Bugün Irak'ta, Pakistan'da, Arakan'da, Doğu Türkistan'da, Mısır'da, Suriye'de yaşananlar fitnenin suçudur. İslam coğrafyası olarak fitnenin önüne geçerek, dünya yüzünden bu musibeti ortadan kaldırarak huzura erebiliriz. Bunun için çok dikkatli olmalı ve duruşumuzu daim kılarak, yolumuza devam etmeliyiz.”
Demorkatikleşme Paketi'nin içeriğine de sert tepki gösteren Yalman, paketin 3 temel ayağının olduğunu kaydetti. Paketin Avrupa Birliği'nin talepleri doğrultusunda hazırlandığını, BDP'nin talepleri doğrultusunda seçim barajının düşürülmesinin ve siyonistlerin isteği doğrultusunda nefret suçunun yer aldığını belirten Yalman, şu değerlendirmelerde bulundu: “Özellikle nefret suçu Uluslar arası mahiyette siyonizmi ve yahudileri eleştirmemek adına oluşturulmuş bir kanundur. Şimdi türkiye'de bu kanuna boyun eğdiriliyor. Nefret suçunun anlamı hiçbir şekilde siyonizme, yahudiliğe laf etmemek, eleştirmemektir. Mitinglerde ifade ettiğimiz gibi katil İsrail dediğimizde bu suç olarak kabul edilecek ve yargılanmanın önü açılacaktır. Böyle Bir şey kabul edilemez. Hiçbir müslümanda kabul etmez ancak ne yazıkki AB adı altında siyonistlerin dayatması ile nefret suçu paketin içine girmiştir. Seçim barajının düşürülmesi ise BDP'nen talebidir. İki partili bir sisteminin ayağıdır. Düzenleme ile Türkiye BDP ve AKP'ye teslim edilmektedir. Yeni sistemde baraj yüzde 50 bile olsa yine BDP ve AKP öne çıkmaktadır. Burada iyi niyet yoktur.”
Türkiye'nin menfaatlerini içermeyen paketin başörtüsü ile süslenmeye çalışıldığını ifade eden Yalman, “Kamuda başörtüsünün serbest bırakılması hakikaten güzel bir davranıştır. Ancak düzenlemede askeriyenin, emniyetin, hakim ve savcıların kapsam dışı tutulması iyi niyete gölge düşürmektedir. Düzenleme ile bir başörtülü bir hanim hekim olabilecek ama hakim olamayacak. Başörütülü avukatlık yapamayacak. Düzenlemeden cesaret alan ve geçmişte başörtülü avukatı duruşma salonuna almayan hakim, çıkıyor bakın hükümette benim gibi düşünüyor açıklaması yapıyor. Burada iyi niyet yoktur. Sadece paketi süslemek için başörütüsü kullanılmıştır. Başörütüsü artık tüm kurumlarda serbest olmalı ve isteyen memurların örtünmesine hiçbir birşekilde karışılmamalıdır. İnşallah Milli Görüş iktidarında tüm bu sorunlar ortadan kaldırılacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından bayramlaşma programına geçildi.