Konya cami sayısında İstanbul ile yarışıyor. Ancak, sivil toplum örgütü sayısında tartışmasız birinci il durumunda.
Büyük çoğunluğu hayır işleri ile uğraşan sivil toplum örgütlerimizin yanı sıra Serinofil Kanaryacılar Derneği’nden, Oftalmoji Derneği’ne kadar çoğumuzun aklına gelmeyecek, ilgi alanına girmeyecek konularla ilgili sivil toplum kuruluşuna sahibiz. Bu, Konya’nın kültürel zenginliğine işaret ediyor aynı zamanda.
Ortalama Konyalı’nın yaşama biçimi ve değerlerinden hareket eden sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu güçlü platformun yanı sıra sol tandanslı bir sivil toplum platformu daha kuruldu geçtiğimiz günlerde. Yine Konya zenginliği, farklılıkları bünyesinde kavga etmeden bulundurabilme ve yaşatabilme özelliği.
Her ne kadar Çiğköfte Grubu olarak adlandırılsa da tam bir kültür şöleni olan Çumra Grubu, belli başlı sanatsever, kültür adamının belli aralıklarla bir araya gelerek yaptıkları hat sohbetleri, meşkler de Konya’nın canlı kültür hayatının birer göstergesi.
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi, Aydınlar Ocağı, BİLKAD gibi ilk elde sayılacak sivil toplum kuruluşlarımız da nerede ise haftalık organizasyonlarında sohbetler, konferans, panel hatta sempozyumlar düzenliyor.
Ne var ki Yazarlar Birliği’nin dışında söz konusu kuruluşlarımızın yönetim merkezleri ya yok ya da emanet salon ve mekanlarda toplantılarını düzenliyor.
Geçtiğimiz haftalarda arkadaşlarımız ciddi bir çalışmaya imza attı. Konya’da onarılıp kültür hayatının hizmetine alınmayı bekleyen eserlerini inceledi. Bunlar arasında Hacıveyis Camii yanında yer alan Konyaevi’ni, Karatay Belediyesi Eski Binası’nın bulunduğu Konya Evleri’ni yine Hacıveyiszade Camii yakınındaki Konya Evi’ni hemen sayabiliriz. Konya’da bunların dışında restore edilen veya yeniden yapılan çok sayıda kültür varlığı olduğu gibi tamir ve bakım bekleyen eserler de mevcuttur.
Daha önce de örnek olarak İstanbul ve Bursa’daki uygulamaları vermiştik. Konya’da da mahalli idareler söz konusu eserlerin kullanılması konusunda çekingen davranmamalı, dünyayı anlama, kültürümüzü yaşatma ve üretme konusunda çaba içinde olan sivil toplum kuruluşlarımıza bu mekânları hizmetlileri ile birlikte tahsis etmelidir. Tamir edildiği halde boş tutulan, toplumun hizmetine verilmeyen eserler kısa süre sonra harap olacaktır.
* * *
Hafta başında Konya Şeker’in Altınekin Tohumculuk Tesisleri’ni gördük, Cihanbeyli’de kurulu Panplast Tesisleri’ni gezdik.
Bu yıl soğan çok para etti.
Bakınız ömrümüz olursa göreceğiz önümüzdeki sezon soğan para etmeyecek. Çürüyecek, çaylara, göllere dökülecek.
Sık yaşanılan bir kısır döngü. Adı soğan olmaz da patates olur, kavun-karpuz olur, domates olur.
Çiftçi çalışmıyor mu, terlemiyor mu?
Hayır. Aksine çok çalışıyor, çok emek sarf ediyor, çok umut bağlıyor. Ne var ki plansızlık sonucu hem çiftçinin emeği ve umudu heba oluyor hem de ülke kaynakları.
Anadolu Birlik Holding İcra Kurulu Üyesi Sefa Çağlayan, planlama konusunda adım atmak istediklerini anlattı gezimizde. Pancar ve takip eden yılda buğday ile yapılmakta olan 2 yıllık planlamanın 4 yıla çıkarılmasını hedeflediklerini belirtti. İyi bir nokta, başarıya ulaşmasını dileriz.
Sefa Çağlayan, Panplastla ilgili yaşadıkları zorlukları, Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk ile birlikte yürüttükleri mücadeleyi de aktardı.
Panplast yağmurlama boruları ile birlikte damla sulama sistemleri de üretiyor. Sektörün ihtiyaçları ile karşılaştırıldığı zaman mütevazi bir yatırım olarak algılanabilecek düzeydeki tesis asıl işi ithal ikamesi, piyasa üzerinde regüle edici fonksiyonu ile yapmış. Belki de en sevindirici taraflarından biri ileri teknoloji ve uzmanlık gerektiren kalıpların Konya Sanayisi’nde yapılmış olması.
Altınekin’in tohumculuk tesislerinin buğday, pancar ile birlikte başkaca ürünlerin de tohum üretiminin yapıldığı bir merkez haline gelmesi ve Konya Çiftçisine ciddi katkı sağlaması bekleniyor.
Her iki yatırım da önü açık olan tarım açısından stratejik alanlara hitap eden iki tesis.
Hedeflere ulaşılmasını temenni ediyoruz.
Kalın sağlıcakla…
Büyük çoğunluğu hayır işleri ile uğraşan sivil toplum örgütlerimizin yanı sıra Serinofil Kanaryacılar Derneği’nden, Oftalmoji Derneği’ne kadar çoğumuzun aklına gelmeyecek, ilgi alanına girmeyecek konularla ilgili sivil toplum kuruluşuna sahibiz. Bu, Konya’nın kültürel zenginliğine işaret ediyor aynı zamanda.
Ortalama Konyalı’nın yaşama biçimi ve değerlerinden hareket eden sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu güçlü platformun yanı sıra sol tandanslı bir sivil toplum platformu daha kuruldu geçtiğimiz günlerde. Yine Konya zenginliği, farklılıkları bünyesinde kavga etmeden bulundurabilme ve yaşatabilme özelliği.
Her ne kadar Çiğköfte Grubu olarak adlandırılsa da tam bir kültür şöleni olan Çumra Grubu, belli başlı sanatsever, kültür adamının belli aralıklarla bir araya gelerek yaptıkları hat sohbetleri, meşkler de Konya’nın canlı kültür hayatının birer göstergesi.
Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi, Aydınlar Ocağı, BİLKAD gibi ilk elde sayılacak sivil toplum kuruluşlarımız da nerede ise haftalık organizasyonlarında sohbetler, konferans, panel hatta sempozyumlar düzenliyor.
Ne var ki Yazarlar Birliği’nin dışında söz konusu kuruluşlarımızın yönetim merkezleri ya yok ya da emanet salon ve mekanlarda toplantılarını düzenliyor.
Geçtiğimiz haftalarda arkadaşlarımız ciddi bir çalışmaya imza attı. Konya’da onarılıp kültür hayatının hizmetine alınmayı bekleyen eserlerini inceledi. Bunlar arasında Hacıveyis Camii yanında yer alan Konyaevi’ni, Karatay Belediyesi Eski Binası’nın bulunduğu Konya Evleri’ni yine Hacıveyiszade Camii yakınındaki Konya Evi’ni hemen sayabiliriz. Konya’da bunların dışında restore edilen veya yeniden yapılan çok sayıda kültür varlığı olduğu gibi tamir ve bakım bekleyen eserler de mevcuttur.
Daha önce de örnek olarak İstanbul ve Bursa’daki uygulamaları vermiştik. Konya’da da mahalli idareler söz konusu eserlerin kullanılması konusunda çekingen davranmamalı, dünyayı anlama, kültürümüzü yaşatma ve üretme konusunda çaba içinde olan sivil toplum kuruluşlarımıza bu mekânları hizmetlileri ile birlikte tahsis etmelidir. Tamir edildiği halde boş tutulan, toplumun hizmetine verilmeyen eserler kısa süre sonra harap olacaktır.
* * *
Hafta başında Konya Şeker’in Altınekin Tohumculuk Tesisleri’ni gördük, Cihanbeyli’de kurulu Panplast Tesisleri’ni gezdik.
Bu yıl soğan çok para etti.
Bakınız ömrümüz olursa göreceğiz önümüzdeki sezon soğan para etmeyecek. Çürüyecek, çaylara, göllere dökülecek.
Sık yaşanılan bir kısır döngü. Adı soğan olmaz da patates olur, kavun-karpuz olur, domates olur.
Çiftçi çalışmıyor mu, terlemiyor mu?
Hayır. Aksine çok çalışıyor, çok emek sarf ediyor, çok umut bağlıyor. Ne var ki plansızlık sonucu hem çiftçinin emeği ve umudu heba oluyor hem de ülke kaynakları.
Anadolu Birlik Holding İcra Kurulu Üyesi Sefa Çağlayan, planlama konusunda adım atmak istediklerini anlattı gezimizde. Pancar ve takip eden yılda buğday ile yapılmakta olan 2 yıllık planlamanın 4 yıla çıkarılmasını hedeflediklerini belirtti. İyi bir nokta, başarıya ulaşmasını dileriz.
Sefa Çağlayan, Panplastla ilgili yaşadıkları zorlukları, Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk ile birlikte yürüttükleri mücadeleyi de aktardı.
Panplast yağmurlama boruları ile birlikte damla sulama sistemleri de üretiyor. Sektörün ihtiyaçları ile karşılaştırıldığı zaman mütevazi bir yatırım olarak algılanabilecek düzeydeki tesis asıl işi ithal ikamesi, piyasa üzerinde regüle edici fonksiyonu ile yapmış. Belki de en sevindirici taraflarından biri ileri teknoloji ve uzmanlık gerektiren kalıpların Konya Sanayisi’nde yapılmış olması.
Altınekin’in tohumculuk tesislerinin buğday, pancar ile birlikte başkaca ürünlerin de tohum üretiminin yapıldığı bir merkez haline gelmesi ve Konya Çiftçisine ciddi katkı sağlaması bekleniyor.
Her iki yatırım da önü açık olan tarım açısından stratejik alanlara hitap eden iki tesis.
Hedeflere ulaşılmasını temenni ediyoruz.
Kalın sağlıcakla…