Sıra Ziya Doğan'da

.
 Ligimizin sezon başı ve ortası çalışmaya başlayan teknik adam öğütme makinesinin son kurbanı bana kalırsa Ziya Doğan olacak.Önemle şunu belirteyim. Bunları yazmak inanın zor.Yaşını başını almış bir teknik adama satır aralarından çekip gitmeyi öğütlemek, cümle kurgularında 'burada olman takıma zarar veriyor' seslenişi ve uyarısı yapmak, kalem sahipleri için zaman zaman vicdan hesabına dönüşüveriyor. Kalemler şiirlerle ve şarkılarla anlatmak isterken Ziya Doğan'ı ve Konyaspor'u ve futbolu üstelik takımı birinci lige taşımışken, bunları yazabilmek kolay olmuyor. Söz konusu Giray Bulak ya da Raşit Çetiner değil çünkü...
Ama Doğan'la da olmadığı bir gerçek. Ziya Doğan ki, Trabzonspor'la şampiyonluğa yaklaştığı bir dönemde futbolumuzun Anadolu'su için parmakla gösterilen bir teknik adamdı. Hırsını teknik adamlığının kişiliği yapmış, saha kenarında kendisine çizgilerle ayrılmış  alana basmadık yer bırakmamıştı.
Fenerbahçe maçında izlediğim Doğan ve Bucaspor maçından sonra objektiflere mazhar olan o portrede hırsını ve teknik adamlık becerisini evde bırakmış, ruhunu ve kimliğini kaybetmiş, benden buraya kadar diyen bir futbol adamının yenilmiş görüntüsü vardı.
Zaten Konyaspor için her sezon sırtında bir yük diye gezdirdiği 90 dakikalık kupa mesailerinden birinden daha yenik ayrılmak sorun değil aslında.
Sorun teknik adamlık mesleğine zamanında heyecan katmış, Uygun'lara ve Sağlam'lara yol göstermiş bir antrenör hırsının daha sezon başında size  ihanet ediyor olmasıdır.(Trabzon maçının sonucuna bakılmaksızın acilen kan değişikliğine ihtiyaç vardır.)
Evet açıkça ve alenen yazmakta fayda var. Ziya Doğan kelimenin tam anlamıyla Konyaspor'a ve kendisine zarar vermiştir. Konyaspor kan değişikliğiyle kurtuluş bayrağına ulaşacaktır ama Doğan, teknik adamlık kariyerinde çoktan Güvenç Kurtar, Yılmaz Vural, Erdoğan Arıca, Raşit Çetiner, Samet Aybaba, Hikmet Karaman ve Giray Bulakların yok olduğu teknik direktör dehlizlerinde kaybolmaya mahkum olacaktır.
SERMAYE ER YA DA GEÇ İŞİN İÇİNE GİRECEK
Bir önceki yazımda şehrin ileri gelenlerini yani paranın adamlarını göreve çağırmıştık. Yazının etkili olduğu kadar vicdanlarda bir hesap kitap defteri açabildiysek  ne mutlu bize!
Ticaret ve Sanayi odalarının Bursa, Kayseri ve küllerinden yeniden doğmaya hazırlanan diğer Anadolu kulüplerini de göz önüne alarak Konyaspor'a daha fazla şaşı bakmayacaklarını düşünüyorum.
Bir Bursa her sezon şampiyonluğa oynuyorken, Bir Kayseri Şota ile futbolun Bizans'ına kafa tutarken, sermayenin adamları belki zorlama belki gönüllü bu işin içine girecek. Bankadaki ve yastık altındaki paralar Konyaspor'a bir kişilik ile kentiyle bütünleşmiş bir futbol takımını hediye edecektir, etmek zorundadır.
Çünkü, futbol sadece futbol değil artık. Ticarette ve siyasette şehir dışında lobi ve çevre oluşturmanıza yarayacak sihirli bir değnek. Sizin ve şehrin tanınmanızı sağlayacak önemli bir araç.
Futbol yeşil saha ve dışında bir bütün olarak oynandığında şehir için anlam kazanıyor. Şehrin kimliği ve kişiliğiyse futbol, sizin yeşil sahalara iki değil dört gözle bakmanız lazım.
Şehrin kanaat önderleri,  Konyaspor sizden laf değil icraat bekliyor.
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri