Sıra taban fiyatında

Çumra Ziraat Odası Başkanı Süleyman Akbaş, Yağışların yeterli olması yüzümüzü güldürdü. Ancak beş yılın sıkıntısı bir yılda gitmez. Bunun için taban fiyatı da beklenen seviyede olmalı dedi.


YAĞIŞLAR YÜZ GÜLDÜRDÜ AMA…
Çumra Ziraat Odası Başkanı Süleyman Akbaş, gazetemize yaptığı özel açıklamada bölgede yaşanan sorunları gündeme getirdi. Akbaş, çok sayıda çiftçi ile birlikte arazide yaptığı açıklamada,  çiftçiler her bölgede olduğu gibi burada da sıkıntı içerisinde olduğunu söyledi. Akbaş, bölgede yaşanan sıkıntıyı en aza indirmek için tüm kurumlar ile iş birliği içerisinde olduklarını ifade ederek, “Şu anda yağışlar çok güzel, yağışların yeterli olması ve sulama kanallarının yeterli seviyede dolması yüzümüzü güldürüyor. Ancak bu yağışlar yeterli olmayabilir. Şimdi gündemde taban fiyatının ne olacağı var. Yetkililer çiftçinin kanayan yarasının bir nebze de olsa sarılmasını istiyorsa mutlaka taban fiyatında beklenen fedakarlığı göstermeli. Bizler bunu bekliyoruz” dedi. Akbaş, Yağışların daha çok verimli olması için mutlaka Beyşehir Gölü’nden takviye yapılmasını da isterken, “Beyşehir’de kotasının üzerinde depolama yapılan suyun Çumra bölgesine aktarılmasını arzu ediyoruz. Beyşehir Gölü’ne zarar vermek, o bölgenin ihtiyacını almak gibi bir düşüncemiz olamaz. Biz sadece gereğinden fazla depolandığı için buharlaşan suyun bölgemizde değerlendirilmesini istiyoruz. Çumra çiftçisini ayakta tutacak su Beyşehir Gölü’nde mevcut. Bunun makul bir seviyede değerlendirilmesi Beyşehir’e zarar getirmez. Ama bize büyük fayda getirir” diye konuştu.
VEKİLLERİMİZ DESTEK OLMALI
Bu yıl yeterince yağan yağışlar yüzünden yüzlerinin gülmesinin geçici bir rahatlık olduğunu belirten Akbaş, “Bu yağışlar ve bu yıl beklenen rekolte bizim dertlerimizin bitmesine yeteri kadar çare olmaz. Çünkü yaklaşık 5 yıldır yaşanan kuraklık, tarım politikasındaki yanlış uygulamalar, milletvekillerimizin bizlerin sorunlarına sırt dönmeleri ve bölge çiftçisi için hiçbir girişimde bulunmamaları sorunlarımızın artmasına neden oldu. 5 yılda yaşanan borç batağı ve sıkıntı bir yılda gitmez. Bu mümkün değil. Bunun için umudumuzu sadece yağışlara bağlamak yetmiyor mutlaka bazı girişimlerde bulunmak gerekir. Örneğin bizler büyük bir çoğunlukla tarlalarını icra ile eken kişileriz. Ancak çiftçiye verilen destek primleri tarlayı gerçekten ekip biçene değil tarlanın sahibine veriliyor. Tarla sahibi ile sözleşme yapmak istediğimiz zaman tarla sahibi kira bedelinin vergisini ödeyecek o zaman destek primleri haklı olarak bizlere verilecek. Ama olmuyor. Bunun için vekillerimizden destek bekliyoruz. Bunun yanı sıra çiftçilerin bankalara olan borçları, MEDAŞ’a olan borçları, kooperatiflere olan borçlarına ödeme kolaylığı getirilmesinin yanı sıra faizlerinin iptal edilmesi konusunda ki girişimlerimize destek verilmesini istiyoruz” diyerek yaşadıkları sıkıntıyı dile getirdi.
FAİZİ ANAPARASININ İKİ KATI
MEDAŞ’a olan borçlar yüzünden çiftçilerin büyük bir bölümünün kuyularının kapalı olduğundan yakınan Akbaş, “Bu yağışlar şimdilik iyi ancak ilerde sulama konusunda sıkıntıya girersek o zaman ne yapacağız. Bunun için çiftçilere gereken destek bir an evvel verilmeli. Bu gün çiftçi arkadaşlarımızdan Arif Esen’in sulama birliğine borcunun aslı 2 bin 625,44 TL. Bu arkadaşımız borcuna ek olarak 3 bin 296,97 faiz ile birlikte toplam 5 bin 922,61 TL ödedi. Bu nasıl çiftçilik bu nasıl çiftçiyi koruma. Böyle bir şey olamaz. Bizden alacağını bu kadar yüksek faizle alan devlet harman zamanı ürünümüze istediğimiz taban fiyatını verebilecek mi? Bankaların borçları, gübre ve tohum borçları, çiftçinin 5 yıldır biriken el borçlarını vereceği taban fiyatı ile kapatabilecek mi? Hayır. Ama bizden alacağını alırken bizim ezilmemize izin veriyor. Biz bunun önüne geçilmesini istiyoruz” derken hükümetin bu konuda çiftçinin yanında olmadığını söyledi.
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri